Fethullah Gülen röportajı son dakika haberler oku - Üçüncü Fethullah Gülen açıklaması - Hocaefendi röportaj

Fethullah Gülen röportajı son dakika haberler oku - Üçüncü Fethullah Gülen açıklaması - Hocaefendi röportaj.9810
20.03.2014 / 07:19:22

Muhammed Fethullah Gülen Hocaefendi'nin röportajı haberaktuel.com aracılığıyla bütün Türkiye ile paylaşılıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Muhammed Fethullah Gülen röportajı, hizmet hareketinin yakından takip ettiği haberaktuel.com sayfalarından da yayınlanıyor. Yukarıdaki "Takip et" ve "Tavsiye et" butonlarına tıklayarak röportajı Twitter'da ve Facebook'ta yayabilirsiniz.

RÖPORTAJIN BİRİNCİSİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN

RÖPORTAJIN İKİNCİSİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN

RÖPORTAJIN ÜÇÜNCÜSÜ İÇİN BURAYA TIKLAYIN

RÖPORTAJIN DÖRDÜNCÜSÜ İÇİN BURAYA TIKLAYIN

haberaktuel.com'dan ayrılmayın!

Bu arada Haber Aktüel yazarı Ali Ünal'ın Hocaefendi'yi anlattığı köşe yazısını okuyabilirsiniz:
Hayatını insanlığa "yitirilmiş cennet"inin yeniden kazandırılması idealine adamış bulunan Fethullah Gülen'i anlamak ve tanımak, bir bakıma, onun özellikle kendi ülkesinde ve bilhassa ülkesinin Müslümanları arasındaki yalnızlığını ve anlaşılamaz olmasını tespitte yatmaktadır. İslâm dünyası, 20'nci asra büyük ölçüde sömürgeler diyarı olarak girdi. Müslümanlar, bu diyarda işgallere ve sömürgecilere karşı "kurtuluş" savaşları verdiler ve bu savaşlarda İslâm, motor rolü oynadı. Diğer yandan, dağılan İslâm hinterlandında çok sayıda millî devletler ortaya çıktı. Bu devletler, en azından bazıları, bir yandan içeride İslâm karşıtı bir politika takip eder ve dolayısıyla kendi halklarıyla karşı karşıya gelirken, diğer yandan, özellikle içeride halk kitleleri tarafından kabul görmek ve onlar nazarında meşruiyetlerini sağlamak için haricî düşmanlar üretme yoluna gittiler. Bunun yanı sıra, millî ideolojiler üretmekten de geri durmadılar. Sözgelimi, Türkiye Cumhuriyeti, hem Batılılaşmayı, "çağdaş Batı medeniyet seviyesine yükselme"yi temel hedef olarak benimserken, özellikle resmî retorikte ve resmî günlerde sürekli Batı düşmanlığı yaptı ve İslâm yerine yeni bir millî ideoloji üretti. Dolayısıyla, Türkiye ve Türkiye gibi devletler, bir yandan yeni ideolojileri ve hedefledikleri çağdaş uygarlık adına İslâm'ı hedefe koyarken, diğer yandan, hem dışarıya dönük olarak ürettikleri düşmanlığa, hem de ideolojilerinin temeli olan milliyetçiliğe İslâm'ı destek ve payanda yapmak yoluna gittiler. Dolayısıyla İslâm, hem haricî işgalcilere ve sömürgecilere karşı verilen savaşlar, hem de içeride millî ideolojileri güçlendirme adına âdeta millî ve kavgacı bir ideolojiye, bir tepki ideolojisine, ayrıca, ekonomik ve siyasî bir sisteme dönüştürüldü; en azından, böyle algılandı.
 
DİNÎ VE İNSANÎ MİSYON
 
Oysa İslâm, her şeyden önce bir dindir. Din, öncelikle ferdin zihnine ve kalbine hitap eder ve onları tatmini hedef alır. Dolayısıyla o, bir din olarak her şeyden evvel ilim, iman ve ibadettir. Kur'ân-ı Kerim'de peygamberlerin misyonlarının veya vazifelerinin anlatıldığı âyetlere (ör. Bakara Sûresi/2: 151) ve peygamberlerin kıssalarına baktığımızda, Din'in üç aslî temelinin olduğunu okuruz: (1) Bütün kâinatı ve hadiseleri Allah'ı tanıtan âyetler (işaretler, deliller) ve İlâhî Kitab'ı kâinat kitabının tercümesi olarak okumak ve böylece objektif ilmî ve imanî gerçeklerle zihni tatmin etmek ve bir Müslüman zihin inşa etmek; (2) kalbi günahlardan arındırmak; bir diğer ifadeyle, nefsin tezkiyesi, kalbin tasfiyesi ve ruhun inkişafını sağlamak; (3) insanlara İlâhî Kitab'ı, hikmeti (Din'in hayata tatbikini ve hayatta temsilini, eşya ve hadiselerin manâsını, Kaderî boyutunu) ve dünya ve Âhiret saadetleri adına ihtiyaçları olan bilgileri öğretmek. Bütün peygamberler, bu üç esas etrafında durmuş, İslâm tarihinde ise bu vazifelerden ilkini (b)ilim adamları, ikincisini Sûfîler, üçüncüsünü, dinî ilimlerin ilk iki vazifenin ifasında da elbette katkıları bulunan âlimleri yerine getirmişlerdir. İşte, yukarıda arzetmeye çalıştığımız ve özellikle günümüzde İslâm adına onun en uzak bulunduğu –ki, Kur'ân'da Allah katında en menfur ve insan varlığıyla asla bağdaşmayacak iki fiilin kan dökme ve bozgunculuk olduğunu okuyoruz (Bakara Sûresi/2: 30)– teröre varıncaya pek çok menfî davranışa sebep ve zemin teşkil eden İslâm anlayışına karşılık Fethullah Gülen, Türkiye'de tanınmaya başladığı ilk günden beri daima "aklın fenlerle, kâinatı ve insanı inceleyen ilimlerle, kalbin dinî ilimlerle ve imanla aydınlanması" ve insanın "öğrenerek ve ibadetle terakkîsi" üzerinde durmuş, bütün söylemini bu temele oturtmuştur. O'nun nerdeyse yarım asırdır resmî vaiz olarak cami kürsülerinden konferans salonlarına, bazı dergilere yazdığı yazılardan sayısı elliyi aşmış kitaplarına baktığımızda, temel olarak hep bu hususların vurgulanageldiğini dinleriz ve okuruz. ...devamı için buraya tıklayın!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*