Elektrikde doğal gaza bağımlılık sürecek

  • Giriş : 23.04.2007 / 00:00:00

2007'de planlanan 207 bin 875 Gigawattsaat (GWh) elektrik üretiminin yüzde 47,4'ünün doğal gaz ile gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketinin (TEİAŞ) hazırladığı 2007-2016 dönemi 10 yıllık elektrik arz-talep projeksiyonuna göre, 2007'de planlanan 207 bin 875 Gigawattsaat (GWh) elektrik üretiminin yüzde 47,4'ünün doğal gaz ile gerçekleştirilmesi planlanıyor.

TEİAŞ, mevcut, inşası devam eden ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 31 Aralık 2006 tarihi itibarıyla lisans verilmiş tüzel kişilere ait 2007-2012 yılları arasında tamamlanacağı öngörülen inşa halindeki projelerin bu periyottaki üretim kapasiteleri ve güçleri dikkate alınarak 2 talep serine göre arz-talep dengelerini, güç ve enerji olarak hesapladı.

Projeksiyona göre, bu sene üretilmesi planlanan 207 bin 875 GWh'lik elektriğin yüzde 17,20'sinin linyit, yüzde 1,28'inin taş kömürü, yüzde 5,60'ının ithal kömür, yüzde 47,38'inin doğal gaz, yüzde 0,18'inin jeotermal, yüzde 5,76'sının fuel oil, yüzde 0,57'sinin motorin, yüzde 0,11'inin biogaz+atık, yüzde 19,58'inin hidrolik, yüzde 0,79'unun rüzgar, yüzde 1,45'inin de diğer enerji kaynakları ile üretilmesi planlanıyor.

HİDROLİĞİN PAYI ARTACAK

2016 yılında ise mevcut, inşası biten ve 31 Aralık 2006 tarihi itibarıyla lisan verilmiş santrallarda üretilmesi planlanan 228 bin 160 GWh'lik (2016 üretimi bunun çok üzerinde olacak) elektriğin yüzde 19,5'inin linyit, yüzde 1,27'sinin taş kömürü, yüzde 5,62'sinin ithal kömür, yüzde 45,11'inin doğal gaz, yüzde 0,19'unun jeotermal, yüzde 4,51'inin fuel oil, yüzde 0,50'sinin motorin, yüzde 0,10'unun biogaz+atık, yüzde 20,77'sinin hidrolik, yüzde 1'inin rüzgar, yüzde 1,29'unun da diğer enerji kaynakları ile üretilmesi planlanıyor.

Tabii bu üretim miktarı mevcut, inşası biten ve 31 Aralık 2006 tarihi itibarıyla lisan verilmiş santrallarda üretilmesi planlanan elektriği kapsıyor. Önümüzdeki yıllarda alınacak yeni izinlerle üretim bu miktarın çok daha üzerinde olacak. Türkiye'de büyüme hızına bağlı olarak elektrik üretimi ve tüketimi yıllık ortalama yüzde 6,5 düzeyinde artış gösteriyor. Bu durumda 2016 yılında üretim miktarının 366 bin GWh'yi geçeceği tahmin edilebilir.

YÜKSEK SENARYO

TEİAŞ'ın “yüksek” senaryosuna göre, yalnızca işletmede olan santraller göz önüne alındığında güvenilir üretim yedeği 2007 yılında yüzde 9,5'den başlayarak sürekli azalacak.

2008 yılında toplam güvenilir üretim kapasitesi enerji talebinin altında kalacak, yedek yüzde olarak -1,4 ile negatif değerlere ulaşacak, 2016 yılında bu değer yüzde -45,9'a kadar düşecek.

İşletmede, inşa halinde ve lisans almış ve öngörülen tarihlerde devreye girmesi beklenen santrallar birlikte incelendiğinde güvenilir üretim yedeği 2007 yılında yüzde 12,2'den başlayıp 2009 yılında negatif değerlere (yüzde -0,7) inecek ve 2016 yılında yüzde -40,4'e kadar düşecek.

Üretim planlama çalışması ile hesaplanan ilave kapasite dikkate alındığında, 2007 yılından itibaren yeni ünitelerin devreye girmesiyle bu sene yüzde 12,3 olan güvenilir üretim yedeğinin, işletmede, inşa halinde ve lisans almış ve öngörülen tarihlerde devreye girmesi beklenen santrallar ile birlikte 2010 yılı ve sonrasında yüzde 0,4 ile yüzde 6 arasında olacağı hesaplandı.

Sonuç olarak, mevcut sistem, 2 bin 621 Megawatt (MW) inşa halinde ve 5 bin 94 MW lisans almış ve öngörülen tarihlerde devreye girmesi beklenen üretim tesislerinin güvenilir üretimleri ile “yüksek senaryoda” enerji talebi 2009 yılından itibaren karşılanamayacak.

DÜŞÜK SENARYO

TEİAŞ'ın “düşük senaryosunda” ise yalnızca işletmede olan santraller göz önüne alındığı güvenilir üretim yedeği 2007 yılında yüzde 9,5'den başlayarak azalacak. 2008 yılında enerji talebi yedeksiz baş başa karşılanacak, 2009 yılında toplam güvenilir üretim kapasitesi enerji talebinin altında kalacak, yedek ise yüzde -2,7 ile negatif değerlere ulaşacak ve 2016 yılında yüzde -35,4'e kadar düşecek.

İşletmede ve inşa halinde olan santrallar göz önüne alındığında güvenilir üretim yedeği 2007 yılında yüzde 9,8'den başlayıp 2009 yılında negatif değerlere inecek ve düşüşüne devam ederek 2016 yılında yüzde -33,8'e ulaşacak.
İşletmede, inşa halinde ve lisans almış ve öngörülen tarihlerde devreye girmesi beklenen santraller birlikte incelendiğinde güvenilir üretim yedeği, 2007 yılında yüzde 12,2'den başlayıp 2011 yılında negatif değerlere yüzde -3,5'e inecek, 2016 yılında yüzde -28,9'a kadar düşecek.

Üretim planlama çalışması ile hesaplanan ilave kapasite dikkate alındığında, 2007 yılından itibaren yeni ünitelerin devreye girmesiyle yüzde 12,3 olan güvenilir üretim yedeğinin işletmede, inşa halinde ve lisans almış ve öngörülen tarihlerde devreye girmesi beklenen santrallar ile birlikte 2010 yılı ve sonrasında yüzde 0,3 ile yüzde 2 arasında olacağı hesaplandı.

Sonuç olarak, mevcut sistem, 2 bin 621 MW inşa halinde ve 5 bin 94 MW lisans almış ve öngörülen tarihlerde devreye girmesi beklenen üretim tesislerinin güvenilir üretimleri ile “düşük senaryoda” enerji üretim talebi 2011 yılından itibaren karşılanamıyor.

ÖNLEM ALINMALI

TEİAŞ'ın projeksiyonunda, elektrik sistem işletmeciliğinde “talebin tahmin edildiği gibi gerçekleşmemesi, hidroelektrik santrallara gelen su miktarının tahmin edildiği gibi olmaması, yakıt arzında ve kalitesinde kısıtlarla karşılaşılabileceği, santrallarda uzun süreli arızaların olabileceği, tesis halindeki ve lisans almış santralların öngörülen tarihlerde işletmeye giremeyeceği” dikkate alındığında, güvenilir enerji sistemlerinde birincil kaynak türlerine göre belirli oranlarda güç ve enerji yedeği bulundurulmasının bir zaruret olduğu vurgulandı.

Projeksiyonda, “Bu nedenle arz ve talep baş başa olmadan önce üretim sisteminin yedekli olarak işletilmesi için yatırım tesislerinin inşaat süreleri de göz önüne alınarak gerekli önlemlerin alınması sağlanmalıdır” denildi.

RİSK FAKTÖRLERİ

Projeksiyonda, açığı öne çekebilecek risk faktörleri şöyle açıklandı:
“Otoprodüktör ve üretim şirketi santralları kendi ihtiyaçları ve piyasa koşullarında kendi müşterileri için çalışarak üretim yaptıklarından üretim miktarları yıllara göre değişkenlik gösterebilecektir. Bu nedenle otoprodüktör ve üretim şirketi santrallarının çalışmada öngörülen üretimi gerçekleştirememesi durumunda toplam üretim kapasitesi azalabilecek ve her iki talep serisinin karşılanmasında açık olan yıl daha öne gelebilecektir. Mevcut otoprodüktör ve üretim şirketi santrallarının birincil kaynağının ağırlıklı olarak doğal gaz ve sıvı yakıt olması nedeniyle piyasa koşullarında rekabet edemeyebilirler.

-Doğal gaz yakıtlı mevcut santrallar için öngörülen yaklaşık 100 milyar kilowatsaatlik (kWh) üretim kapasite miktarı, doğal gaz arzında yaşanan kısıtlar dikkate alındığında, 2006 yılında 77,4 milyar kWh olarak gerçekleşmiş 2007 yılı üretim programında ise 87 milyar kWh olarak öngörülmüştür. Doğal gaz arzı artırılmadığı ve 2008 yılı ve sonrası için de aynen devam ettiği takdirde bu durum toplam üretim kapasitesini çok önemli miktarda aşağıya çekecek ve her iki talep serisinin karşılanmasında açık olan yıllar süratle öne gelebilecek.

-DSİ tarafından yapılmakta olan ve inşa halindeki 2 bin 621 MW kurulu gücündeki hidroelektrik santralların ve Aralık 2006 itibariyle EPDK'dan lisans almış ve öngörülen tarihlerde devreye girmesi beklenen bulunan toplam 5 bin 94 MW kurulu gücündeki santralların DSİ ve EPDK tarafından öngörülen tarihlerde işletmeye girmemesi veya gecikme olması durumunda toplam üretim kapasitesi miktarında yine azalma olacağı ve her iki talep serisinin karşılanmasında açık olan yılların süratle daha öne gelebilecek.

-Bu projeksiyon çalışmasında enerji ithalatı ve ihracatı dikkate alınmamıştır. Mevcut hatlarla ithal edilebilecek enerji bu hatların tamamı kullandığı ve ithal edilecek ülkelerde enerji fazlası olduğu takdirde bile alınabilecek maksimum enerji bugünkü tüketimin yaklaşık yüzde 4-5'i kadar olan 7-8 milyar kWh mertebesindedir. Ancak bütün enterkoneksiyon hatlarının aynı anda kullanılamaz ve bu ülkelerde de enerji fazlası olmayabilir.”

AÇIK BEKLENENDEN YAKIN OLABİLİR

Puant talebin karşılanmasında kurulu güç miktarlarının dikkate alındığının belirtildiği projeksiyonda, ancak, barajların göl seviyelerinde, termik santralların yakıt kalitesine, doğal gaz santrallarının ISO şartlarına uygun olarak çalışmaları, bazı otoprodüktör santrallarının mevsimlik olarak çalışmaları, kanal tipi santralların ise su gelirlerine bağlı olarak mevsimlere göre çalıştıklarından çıkış güçlerinin değiştiğinin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious