Emlak sektöründe durgunluk sürüyor! Seesizlik korkutuyor

  • Giriş : 07.08.2007 / 14:25:00

Dönemsel hareketlilik bekleyen emlak sektöründe, sunulanın aksine durgunluk sürüyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


2006 yılının ikinci yarısında başlayan statik ortam henüz kriz aşamasında değil. Buna karşın sıkıntının artmasına ilişkin risk oranı yüksek.

Basında bir süre önce çıkan ‘Emlak piyasası eylül ayında patlayacak’ haberlerinin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası 2. Başkanı Nizamettin Aşa, söylemlerinin de farklı yorumlandığını belirtti. “Eylül ayında patlama olmayacak” diyerek net görüşünü ortaya koyan Aşa, kamuoyunda çarpıtılan düşüncesini de şu sözlerle ortaya koydu: “Ben seçim sonrasında, bilhassa cumhurbaşkanlığı seçiminde problem olmazsa, ağırlıklı olarak İstanbul piyasasında canlılık olacağını söyledim. Ama bu hareketlilik patlama düzeyinde değil. Sadece mevsimsel özellikten kaynaklanacak. Kimse emlak piyasasında 2005’in patlamasını beklemesin.” Piyasada 2006 yılının ikinci yarısından bu yana ciddi bir durgunluk olduğunu vurgulayan Nizamettin Aşa, “Hatta bir ara sıfırın altında satışlardan dahi bahsettik” dedi. Durgunluğun halen devam ettiğinin altını çizen İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası 2. Başkanı genel görünümü şu sözlerle ortaya koydu: “Kriz boyutunda olmasa da, ciddi oranda sıkıntı olduğu açık. Ekonominin yüzde 35’ine hitap eden emlak ve inşaat sektörü, sanılanın aksine sorunlu bir dönem yaşıyor. Daha da önemlisi, sıkıntının krize dönüşme riski de varlığını koruyor.”

“ABD’deki mortgage krizi farklı”
Türkiye’de emlak sektörüne yönelik yaşanan en büyük endişeyi, ABD’de başlayan sıkıntı oluşturuyor. American Home Mortgage Investment'ın konut kredilerini finanse edemediğini ve varlıklarını tasfiye edeceğini açıklaması, mortgage sistemine yeni geçen Türk emlak piyasasında da tedirginlik yarattı. Nizamettin Aşa’ya göre ise reel piyasa anlamında korkulacak bir şey yok. Aşa’nın yargısının temeli ise aradaki farklılığa dayanıyor. İşte Aşa’nın görüşünü dayandırdığı gerekçe: “İki ülke arasında uygulanan Mortgage sistemi arasında büyük farklar var. ABD’de kişinin ödeme kabiliyetine bakılmadan yüzde 100 oranda kredi tahsis ediliyor. Bizde ise tüketicinin mal varlığından kefiline kadar her detay araştırılıyor ve en fazla yüzde 75 tahsis sunuluyor. Türkiye’de mortgage sisteminin uygulandığını söylemek zor. Kanunu çıkartmakla iş bitmiyor. Kanunun tam şekliyle hayata geçirilmesi gerekiyor. Bundan gelecek nakit fonlar var. Acilen özel mortgage kredisi verilecek düzenlemeler yapılması lazım. Bugün piyasa faizi kriter alınarak yanlış yapılıyor. Bankaların ortama 3 aylık mevduatıyla 15-20 yıla varan krediler sunamazsınız. Ayrıca yurtdışından kullandığınız 5 yıl vadeli finansmanla da sistemi yaşatamazsınız.”

TOKİ nasıl bir Türk halkı görüyor?
Ülkede son dönemde patlayan residence furyasının perde arkasını da değerlendiren İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası 2. Başkanı Aşa, bakış açısında ciddi bir hata olduğunu vurguladı. TÜİK’in rakamlarına göre İstanbul’da 180 bin konut arz fazlası olduğuna dikkat çeken Aşa “Ama bunlar mal alacak veya kiralayacak kişi bekliyor” dedi. Yine aynı kuruluşun rakamlarına göre konut açığının da 300 bin olmasıyla ortaya çıkan çelişkiye değinen Nizamettin Aşa, tabloyu şöyle özetledi: “Residence yapımına soyunan müteahhitler, TOKİ veya Kiptaş gözüyle olaya bakarsanız, halkımız yüzme havuzu olmayan, jakuzisiz evde yaşayamayan bir yapıya sahip. Oysa vatandaş sadece başını sokacak bir sosyal konut istiyor. Yaklaşım farklılığı ise arz ile ilgili bu çelişkili rakamları doğuruyor.”

Müteahhitlerin residence yapma yarışıyor
İhtiyaçları doğru okuyamayan müteahhitlerin residence inşaatları konusunda birbirleriyle yarıştığını belirten Aşa, “Piyasa artık doyum noktasına geldi. Şişli, Taksim, Beşiktaş gibi bölgelerde satılan bu yapılar, Ümraniye’de boş bekliyor” dedi. İnşaat yapacak kişinin değerleme şirketleri ve şehir plancılarıyla irtibat halinde olmasını salık veren Nizamettin Aşa, benzer bir riskin alışveriş merkezlerinde de yaşandığına dikkat çekti.

Emlak almanın tam zamanı
Vatandaşın bugün için emlak stratejisini de yorumlayan İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası 2. Başkanı 2007 yılını fırsat dönemi olarak nitelendirip şöyle konuştu: “İmkanı olan şu an evini alsın. 2008 yılının 6. ayından sonra, mortgage’nin ek dinamikleriyle hayata geçmesiyle durum değişecek. O zaman bugünkü fırsatlar ortada olmayacak.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious