Emniyet'te köstebek mi var?

  • Giriş : 28.07.2006 / 00:00:00

Emniyet Sözcüsü İsmail Çalışkan, bir polis memuru tarafından bilgi sızdırıldığı yönünde kendilerine ulaşmış bir bilginin bulunmadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çalışkan, düzenlediği haftalık basın toplantısında, Atabeyler operasyonu ile ilgili olarak basına bilgi sızdıran kişinin polis olduğu kanaatine varıldığı yönünde basında yer alan haberlerin hatırlatılması üzerine, kendilerinin konuyla ilgili yaptığı çalışmanın şu ana kadar bir sonuca ulaşamadığını ifade etti. Bilgiyi sızdıran kişinin emniyet mensubu olduğuna dair kendilerine ulaşmış bir bilginin olmadığını vurgulayan Çalışkan, kişinin emniyet mensubu olduğunu öğrenilmesi durumunda, gerekli soruşturmaların yapılarak, gerekli cezanının verileceğini vurguladı.

Çalışkan, Genelkurmay Başkanlığı çevresinde polis tarafından önlem alınmasıyla ilgili bir soruya ise Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün güvenlik zaafiyeti görmesi durumunda önlem alabileceğini ifade etti.

Anayasa Mahkemesi tarafından alınan bir kararda mahkeme kararı olmadan araçların aranamayacağı yönündeki kararın hatırlatılması üzerine Çalışkan, Avrupa Birliği'ne uyum kapsamında yapılan düzenlemeler arasında mahkeme kararı olmadan araçların aranmadığını belirtti. Çalışkan, mahkemenin aldığı kararın aynısını kendilerinin uyguladığını belirtti. Çalışkan, ancak şüpheli durumlarda aramanın yapıldığını ve 24 saat içinde de arama için mahkeme kararının çıkartıldığına dikkat çekti.

El Kadı'nın yasak olmasına rağmen 2001 yılından sonra Türkiye'ye giriş yaptığı yönündeki belgelerin bir siyasi parti tarafından açıklandığının hatırlatılması üzerine Çalışkan, parti tarafından gönderilen belgelerin kendilerine dün ulaştığını belirtti. Çalışkan, konuyla ilgili gerekli araştırmayı yaptıktan sonra açıklama yapacaklarına işaret etti.

Çalışkan, düzenlediği basın toplantısında, son zamanlarda düğünlerde, şenliklerde, çeşitli spor müsabakalarından sonra yapılan kutlamalarda, asker uğurlamalarında, kurtuluş günleri ve bayramlar gibi özel günlerde yapılan çeşitli etkinliklerde zaman zaman silahla ateş edilmesi sonucunda; bazı kişilerin yaralanması, sakatlanması ve hatta hayatlarını kaybetmeleri nedeniyle, anılan olayların önlenmesine ilişkin tedbirlerin yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacı doğduğunu ifade etti.

Çalışkan, zaman zaman meydana gelen bu tür olayların kamuoyu nezdinde kötü bir sosyal olgu haline dönüşmesi ulusal ve uluslararası arenada Türkiye hakkında olumsuz bir imajın oluşmasına sebep olduğu gibi, ülke kaynaklarının gereksiz yere sarf edildiğinin de bilinen bir gerçek olduğunu ifade etti. Çalışkan, yürürlükten kalkan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 551. maddesinde silahla ateş etme fiili kabahat nevinden kabul edilmekte olduğunu, Türk Ceza Kanunu'nda "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" başlıklı 170'nci maddesinde caydırıcı nitelikte suça dönüştürüldüğüne işaret etti.

Çalışkan, silah kullanımıyla ilgili olarak bakanlık tarafından önlem alınması amacıyla genelge yayınlandığını hatırlatarak açıklamasına şöyle devam etti: "2006 yılı Haziran ayı itibari ile polis sorumluluk bölgesinde 286 bin 985 taşıma, 299 bin 980 bulundurma olmak üzere toplam 586 bin 965 ruhsatlı silah bulunmaktadır. Türkiye genelinde ateşli silahlarla işlenen suçlarla ilgili istatistiklere baktığımızda; 2005 yılında toplam 526 bin 335 suç işlenmiş olup, bu suçların 15 bin 582 adedi (yüzde 3) ateşli silahlarla işlenmiştir. Ateşli silahlarla işlenen bu suçların 12 bin 978'i (yüzde 83) ruhsatsız, 2 bin 604'ü (yüzde 17) ruhsatlı siahlarla, 2006 yılı ilk altı ayında ise toplam 425 bin 120 suç işlenmiş, bu suçların 10 bin 323 adedi (yüzde 2,4) ateşli silahlarla işlenmiştir. Ateşli silahlarla işlenen bu suçların 8 bin 963'ü (yüzde 87) ruhsatsız, bin 360'ı (yüzde 13) ruhsatlı silahlarla işlenmiştir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious