En büyük engel Türkler

En büyük engel Türkler.11980
  • Giriş : 22.11.2007 / 18:41:00

Ünlü teknik direktör Lucescu, Euro 2008 elemelerinin neden zorlu geçtiğini analiz etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yazısına 'Türkiye, bugüne kadar çalıştığım en enteresan ülkelerden biri, bunu itiraf etmeliyim..' diyerek başlayan Lucescu, Fatih Terim'in alkışlanmayı hak ettiğini yazdı.

Türk medyası Terim'e karşı olunca...

Türkiye, bugüne kadar çalıştığım en enteresan ülkelerden biri, bunu itiraf etmeliyim.. 2008 finallerine kalmayı büyük ölçüde garantilemiş şekilde Bosna'yı konuk ediyorsunuz ama maçtan önce herkesin konuştuğu konu teknik direktörün istifa edip etmeyeceği... Terim'in üstünde öylesine büyük bir baskı var ki, bu baskıyı sahaya çıkardığı 11'den hemen anlayabiliyorsunuz..

Norveç ile Bosna Futbol anlayışı açısından birbirine taban tabana zıt iki takım.. Ama topu hiç yere indiremeyen, uzun oynayan, tekniği neredeyse sıfır Norveç'ten 4 gün sonra havadan oynamayan, teknik, yerden etkili, eski Yugoslav ekolünden Bosna'ya karşı aynı 11'le oynamanın psikolojik açıklaması şu olabilir: Fatih Terim o kadar sıkıntılı ki, Norveç galibiyetinin rastlantı olmadığını göstermek, 2 maça da kendi imzasını atmak için böyle bir riski göze aldı. Nitekim istediğini de aldı. Ama bu kadar zor olmasının sebebi kesinlikle Terim değil, Türkiye'deki Futbol anlayışı.. Şunu unutmayın, Türkiye içerde oynaması gereken ilk 3 maçı dışarda seyircisiz oynamasına rağmen 2008 vizesini aldı. Böylesine zorlukların üstesinden geldiği için Terim'i alkışlamak lazımdı aslında.. Ama orası Türkiye.. Milli Takım'ın önündeki en büyük engel yine Türkler oldu..

YORGUN TAKIM

Felsefeyi bir kenara bırakıp futbolun gerçeklerine gelelim.. Türkiye'nin, Bosna gibi futbolcularının kendilerini kanıtlama çabasında olduğu bir takıma karşı daha değişik ve daha az yorgun bir 11 yapması gerekirdi.. Orta sahadaki Emre-Aurelio ikilisi oyunu o kadar iyi kilitledi ki, Türkiye zaten maçı yarı sahada oynadı. Ama sağda Hamit topu sıfıra indirip oyunu açacak bir oyuncu değil.. Gökhan veya Hamit'ten birini seçip sağ tarafta sıfıra inebilecek, defansı yıpratacak bir Gökdeniz'le oynamak daha akılcıydı. Sol tarafta Hakan Balta yerine Hayrettin oynatılabilirdi. Forvette Semih'i kullanmak benim aklıma gelmezdi, çünkü kanatları çok iyi kullanamazsan o da fazla etkili olmayabilirdi. Çok kötü görünmesine rağmen aslında büyük iş yaptı. Maçın büyük bölümünü 2 Bosnalı stoperin kucağında oynadı, rakip defansı meşgul etti ve gezgin oynayan Nihat'a büyük alan açtı.. Nihat da bu sayede benim sayabildiğim kadarıyla 5 tane tehlikeli gol girişimine imza attı. Bunlardan biri de finalin kapısını aralayan gol oldu zaten.. Yani Nihat-Semih seçimi galibiyetin anahtarıydı.

TÜRK MANTALİTESİ

Türkiye, Norveç galibiyetiyle 2008'i hakeden takım olduğunu zaten ispat etmişti. Bosna sınavı formalite maçıydı. O da Türk mantalitesi yüzünden, olması gerekenden daha zorlu geçti..

Geçen yazımda "Bosna'yı ciddiye alın" demiştim.. Bir dost uyarısı daha yapmak istiyorum: Bu kendini kemiren Futbol anlayışını artık bırakmanız gerek.. 2008'e sakın bu şekilde gitmeyin, kendinizi bu kadar acımasızca eleştirmeyin.. O takdirde Türkiye finallerde beklenmedik işler başarabilir.. Çünkü Türkiye'nin elindeki Futbol malzemesi, Avrupa'nın pek çok ülkesinde yok..

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious