En büyük görev bankalara düşüyor

En büyük görev bankalara düşüyor.23681
  • Giriş : 18.12.2008 / 11:06:00

Bugünlerde Türkiye'deki bankalar krizin korkusu ile para biriktiriyor. Bu durum kredi piyasasını kilitliyor. Sonra?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


2008 yılına ait üçüncü çeyrek büyüme rakamları gösterdi ki tüketim talep artışı nerede ise bitti. Toplam 266 milyar YTL'lik milli hâsılanın yüzde 67'sini oluşturan hane halkı harcamaları 177 milyar YTL düzeyinde kaldı. Bu sonuçla hane halkı harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak sadece binde 3 oranında arttı. Özel sektörün yatırım harcamalarının da yüzde 10 küçülmesi karşısında büyüme yılın üçüncü çeyreğinde sadece binde 5 oranında gerçekleşti.

ENFLASYON KORKUSU BİTTİ

Geçmiş yıllarda Merkez Bankası'nın faiz arttırımlarında iç tüketime vurgu yaparak talebi kısmaya çalışması, son verilere göre geçerliliğini kaybetti. Harcamayan ve yatırım yapmayan bir Türkiye artık büyümeyi de kaybediyor. Küresel kriz şiddetinin her geçen gün arttığı bu aylarda, birçok ülke çareyi faizleri düşürmekte buluyor. Enflasyon korkusunun gerilerde kalması ile piyasalara para enjekte eden Merkez Bankaları, büyüme ve tüketimin arttırılmasını hedefliyor. Aynı anda bankaların likidite problemini aşmak için yine mali kuruluşlara para yollarını açacak önlemler alınıyor.

KİLİT MERKEZ BANKASI'NDA

Merkez Bankası dün 2009 yılına ilişkin para ve kur politikası sunumunda önemli mesajlar verdi. Merkez Bankası küresel resesyon ve zayıf iç talebin enflasyonu düşürücü yönde desteklediğini açıkladı. Hatta kriz ile emtia fiyatlarında yaşanan büyük gerilemenin Merkez Bankası'na önemli hareket alanı da sağladığını ifade etti. Merkez Bankası geçen ayki Para Politikası Kurulu toplantısında borç verme faizini 1 tam puan aşağı çekerek sürpriz bir kararla piyasayı destekleyici adım atmıştı. Borç alma faizini de yarım puan düşüren Merkez Bankası böylece borç alma faizini yüzde 16,25'e ve borç verme faizini de yüzde 18,75'e indirmiş oldu. Merkez Bankası'nın bu adımı ile piyasada faizler hızla gerileyerek yüzde 25'lerden yüzde 18,50'lere düştü.

PİYASA FAİZİ DAHA AŞAĞIDA

Küresel likidite probleminin yaşandığı bir ortamda Merkez Bankası'nın borç verme faizinin daha öne çıkması Merkez Bankası'na ayrı bir görev yüklüyor. Bankaların ihtiyaç duyduğu sermayeyi temin edebilecekleri faiz şu anda Merkez Bankası'nın borç verme faizi olmaktadır. Yüzde 18,75 olan borç verme faizinin bileşiği ise yıllık yüzde 20'nin üzerinde olması ve gösterge tahvil faizinin üzerinde kalması yeni bir faiz indirim imkânının bulunduğunu gösteriyor.

Faiz düşüşü krediye yansıtılmıyor

Kriz esnasında bir ara yüzde 25'lere ulaşan tahvil faizleri hızla gerileyerek yüzde 18,5'ları gördü. Bu faiz düzeyi aslında kriz kelimesini dahi bir hayli hafifletecek bir oran olmasına rağmen bankalar kredi piyasasına bu faiz düşüşünü yansıtmaktan kaçınıyor. Hatta son hazine ihalesinde faizlerin bir önceki ihaleye göre 3 puan daha düşüş yaşadığı görüldü. Devletin borç alma faizi düşerken bankaların bu faiz düşüşünü artık müşterilerine de yansıtması bekleniyor. Tüketici kredileri olsun ticari ve sanayi kredileri olsun hem musluklar açılmalı hem de faizler düşürülmeli. Aksi halde aynı geminin yolcusu olan şirketler ve bankalar hep beraber zarar görecektir.

En büyük görev bankalarda

Merkez Bankası haftalık verilerinden de izlendiği gibi bankaların kriz korkusu karşısında davranışları piyasaları kilitleme noktasına getiriyor. Bankaların nakit tutmayı arttırması, kredi dönüşlerinde kredi yenilememeye yol açıyor. Bankaların tutucu davranışları aslında tüm ekonomik sistemi kilitleyerek bir adım sonra bankaları da vuracak düzene girmiş durumda. Bu yüzden yüksek faiz ve yenilenmeyen kredi tüm ekonomik aktörlerin sorunu haline gelmiş oldu.

YENİŞAFAK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*