En büyük zalimliği ben yaptım

  • Giriş : 13.09.2006 / 00:00:00

Spordan Sorumlu eski devlet bakanlarından Mehmet Ali Yılmaz, Türk futboluyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Futbol Federasyonu ile Fenerbahçe Kulübü arasında yaşanan gerginlikte her iki tarafın da hatalarının bulunduğunu kaydeden Mehmet Ali Yılmaz, Futbol Federasyonu Başkanı ve üyelerinin kulüpler hakkında açıklama yapmalarını doğru bulmadığını söyledi. Kulüp başkanlarının ve yöneticilerinin de federasyonu hedef alan açıklamalarını tasvip etmediğini kaydeden Yılmaz," Bu tür açıklama yapmaları doğru değildir. Her ikisi de sportmenlik dışıdır, herşeyin bir üslubu bir güzelliği vardır. O şekilde yapılırsa çok daha güzel olur. Ne bizim TFF yöneticisi hemşehrimizin açıklamaları olmalı ne de ona verilen yanıtlar olmalı. İkiside olmamalı. Yanlıştır.Gerçi ligin ilk 4 haftası hakemler açısından da bu tür kargaşalar açısından da çok berbat geçti. Buna pek 'dur' diyen olmadı ama sanıyorum hakem komitesi 5. hafta atadığı yeni taze hakemlerle cevap verdi. Niyetleri iyi olduğuna göre düzelme olacaktır ama dedikodularda hep devam edecektir. Futboldur bu. Doğru olmayan asılzısz senaryolar hep yazılacaktır. Yazılan senaryo doğru çıkarsa 'işte bak ben demiştim' denecektir. Bazen tahminler doğru çıkabilir veya sonuç doğru olmuş olabilir. Ben demiştim diye bunları insanlar hep kullanır."şeklinde konuştu.

"TÜRK FUTBOLUNA EN BÜYÜK ZALİMLiĞİ, KÖTÜLÜĞÜ BEN YAPTIM"

Kulüp başkanları arasındaki tartışmaları da değerlendiren Mehmet Ali Yılmaz, söz konusu tartışmaların temelinde puan çatışması olduğunu kaydetti. "Şimdi Türk futboluna en büyük zalimliği, en büyük kötülüğü sanıyorum ben yaptım." diyen Yılmaz, şöyle devam etti:" Eğer ben 1991 yılında reformist bir düşünceye sahip olmayıp, normal rutin bir siyasetçi olabilmiş olsaydım, kulüp başkanlığından ve işadamlığından gelmiş yani eli taşın altında gelmemiş olmuş olsaydım, bende burda beni herkes sevsin biraz daha zamanı uzatalım diye kalmak istemiş olsaydım, bu özerk Futbol yasasını çıkartıp, milletin başına bela etmezdim. 'Bana ne ya. Genel kurul bile olmuyor. Alın nereye giderseniz gidin' deyiverirdim demedim." şeklinde konuştu.

Eski bakan Yılmaz, "Özerklik neden milletin başına bela oldu?" şeklindeki soruya ise şu cevabı veriyor:"Çünkü içinde bir sürü kurumlar oldu. Önce seçim, seçimde birbirini yeme başladı. Hükümetler gösterdi göstermedi, kulüplerle oyu paylaşması, 'oy verirsen sana ben işte şunu veririm bunu veririm' demeleri başladı. Bu çirkin oldu. Birde havuz sistemini koyunca federasyonun yetki sisteminin içerisine o zaman kulüplerin para kaynakları da artmaya başlayınca, bu sefer federasyonla bütünleşmeleri kaçınılmaz oldu. O zaman herkes federasyona nasıl bağlanırız, nasıl tutunuruz çalışması yapmaya başladı. Seçilmek isteyenlerde bunun tersini yaptı, nitekim 10 yıldır böyle devam ediyor."

Özerk Futbol yasasını çıkarttığı için pişman olduğunu kaydeden Yılmaz, pişmanlığının gerekçesi olarak da şunları söylüyor:"Gelişmediği için pişmanım, içtihatları oluşmadığı için pişmanım, yani benim aday çıkmamın nedeni buydu. Bu bir devrimdi. Bu devrimi tutuculuğa dönüştürdüler. Herkes üzerine yattı. Sadece gelen siyatsetçilerle menfaatleri kesişenlerin zaman zaman kanunun bazı maddelerin de değişiklik yapmak istekleri hakim oldu. Yoksa bunu alıpta daha nasıl büyütürüz, eksiklerini daha nasıl tamamlarız, daha büyük bir şemsiye nasıl olur, nasıl bütün Türk gençliğini kapsar olmadı. Nasıl memlekitinde yıldız takıma bile seçilmemiş tesadüfen Türkiye'ye gelmiş birini Türk yapıp hemen milli takımda forma giydiririz, ay yıldızlı bayrağı veririz. Karısı ve çocukları halen Türk olmamışken, Futbol hayatı bitince gideceğini bile bile. Herşeyi çok ucuzlatan bir ülke haline geldik. İçime sinmedi. Amerika nasıl vatandaş yapıyorsa, Almanya nasıl yapıyorsa bende öyle yaparım. Yani nedir eksikliğimiz biz koca bir ülkeyiz, bir orta saha oyuncusuna ihtiyacımız yoktur. Onunla Dünya Şampiyonu'da olmaz. Bizde bir yığın genç var. Koyarsanız oda oynar. Bu şekilde madem gidiyor. İlk on biri yabancı yapmakta fayda var bence."

"YABANCI SAYISINI TÜRKLEŞTİREREK ARTIRMAK KÜLÜBÜN ALEYHİNE OLUR"

Yabancı futbolcuların Türk statüsüne geçerek, Milli Takım formasını giymesini de değerlendiren Yılmaz," Kulüpler kendi yabancı sayılarını arttırmak istedi. İşte aldıkları sonuçlar ortada. Birini Sakarya yendi. Birini Trabzon yendi, gitti. Yani yabancı sayısını Türkleştirerek arttırmak kulübün aleyhinde olur. Çünkü Türkler küser iyi bakmaz. Gariban bir takım oluyor. Ona Türk takımı mı diyoruz şimdi biz? O yüzden bunların yeniden gözden geçirilmesi şarttır. Yeniden bir düzenlemeye tabi tutulmalı. Çağdaşız, moderniz ama önce temel tedbirlerde anlaşmalıyız.

"ULUSOY'UN GERİ GELMESİ KONUSUNDA KIYAK YAPILDI"

Haluk Ulusoy'un 2. kez Futbol Federasyonu Başkanlığı'na seçilmesini,"Ulusoy'a kıyak yaptılar"diye değerlendiren Mehmet Ali Yılmaz, şöyle devam etti: " Geri dönmesi konusunda bence baskı yaşamadı. Geri gelmesi yolunda kıyak yapıldı. Yani nizami kongreydi. Yapılan kanuni değişikliklerle iki dönem yapanlar yeniden aday olamaz denildi. İki dönem yaptığı için bunun üstüne aday olamadı ve gitti. Levent Bıçakçı kazandı. Benimle beraber yarıştı, yedi oy farkla kazandı. Sonra Levent Bıçakçı gitsin diye baskılar yapıldı. Yapamadı, olaylar Haluk'un zamanından daha çok tırmanmaya başladı. O günde herşey süt liman değildi. Çok kötü bir kaos ortamı vardı, hep bunlar konuşuluyordu. Herkes şikayetçiydi, herkes sorunluydu. Sonra Levent daha da bir berbat etti. O zaman bir kanun daha değişti. Arada dediler ki 'Lise mezunları federasyon başkanı olamaz' çünkü, akademik kurullar var, kurumun içerisinde. Bu kurulların başında olacak insanın da biraz akademik olması gerekir diye Levent Bıçakçı döneminde çıkan bir kanun değişiklik kanunu. Bu kanunu daha sonra Haluk Ulusoy veya herhangi bir kimse lise mezunları olabilir diye, Cumhuriyet Halk Partisiyle ki; CHP'de daha evvel lise mezunlarının başkan olmasına karşıydı. Buna rağmen siyaset olsun diye doksan kişi Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Bu öyle gündemin bilmem neresinde beklerken, seçim olacağı zaman birden gündeme alındı ve çıktı. Kime kıyak yapıldı? Olsun diye Haluk'a kıyak yapıldı. Demek ki gündeme almasaydı bir ay sonra alsaydı olmuyordu."

"ŞİKE VAR DENİYORSA VARDIR"

Futboldaki şike iddialarıyla ilgili olarak ortaya atılan görüşlerin dikkate alınması gerektiğini kaydeden Yılmaz,"Şike var deniyorsa vardır. Yok olan şeye var denmez. Bir takım maçların sonuçları, futbolcuların konuşmaları hakemlerin zaman zaman anlattıkları öyle birçok kişinin söylediklerini bir araya getirdiğin zaman böyle bir hadisenin olduğunu görüyorsun. Ama bunun bir kanıtı yoktur. Bazende puştluk olsun diye çıkar böyle söylemler ortaya. Ama bazenda vardır. Yani Levent Bıçakcı'nın gidişi budur işte. Cafer'in çıkıp anlattıklarının iyi araştırılmamış olması, idare edilmiş olması. Ha, acaba İtalya'da olduğu gibi vardır deyip ceza vermek mi lazım, yoksa yoktur deyip de kapatmak mı lazım? Bizde kapatılıyor ama milletin beyninde var kalıyor. O zaman skor tabelasına inanç azalıyor. Burada artık çok para dönüyor, paradan kaynaklandığı söyleniyor." değerlindirmesinde bulunuyor.

"ŞİMDİKİ BAŞKANLAR HALKIN ARASINDA YÜKSEK İTİBARA SAHİP DEĞİL"

Kulüp başkanlığı döneminde halktan büyük bir itibar gördüğünü ifade eden Yılmaz,"Şimdiki başkanları siz nasıl görüyorsunuz? Şimdiki başkanların işte kamuoyunda halkın arasında yüksek bir itibara sahip olduklarını sanmıyorum. Biz yürürken hala omuzlarda geziyoruz. Ama onların aynı saygınlığı yaşadıklarını görmedim. Tartışılıyorlarsa görmüyorlardır çünkü? "diyor.

Mehmet Ali Yılmaz,"Ama Fenerbahçe taraftarı Aziz Yıldırım'ı seviyor" şeklindeki bir hatırlatmaya ise,"Hayır, hayır.. Sevdiğini zannetmiyorum. Fener taraftarının sevdiğini sanmıyorum." diye cevap veriyor.

Türk futbolu ile ilgili kaygılarını da dile getiren Yılmaz,"Türk futbolu nereye gidiyor?" şeklindeki bir soruya,"Bu eyyamdan, kayırmacılıktan kurtulmadığı müddetçe, gençliğe güvenmediği müddetçe çok fazla bir yere gidemez. Kendimize güvenimizi tam kazandıktan sonra, ihracımız arttıktan sonra ithalimizi yapabiliriz." şeklinde cevap veriyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious