En iyi miras organ bağışıdır

  • Giriş : 04.03.2007 / 00:00:00

Tam 40 bin hasta organ nakli için sıra bekliyor. Ve ne yazık ki her yıl 10 bini organ bulunamadığı için ölüyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sebep tıbbın yetersizliği değil, bizim duyarsızlığımız... Oysa kefenin cebi yok derler ya, vücudunuzun da hükmü yok aslında... Yanınızda götürseniz bile size ne nefes verecek ne de yeni bir hayat. Gelin miras olarak, organlarınızı bağışlayın! Unutmayın, yıllardan beri bir böbrek, bir kalp, bir akciğer bekleyen ve her gün ölüp ölüp dirilen insanlar var...

Üç gün önce feci bir şekilde hayata veda etti Aykut... Çalıştığı atölyedeki pres makinesine sıkışarak. Ailesinin acısı tarifsizdi, ama o acıyı başkalarına hayat vererek içlerine atmayı tercih ettiler... doktor ‘Maalesef oğlunuzun beyin ölümü gerçekleşti. Organlarını bağışlar mısınız?’ diye sorduğunda, birkaç hafta önce Malatya’da organ nakli sayesinde hayata dönen hastaları hatırladı Aykut’un babası... Yüzlerindeki umudu... Karısının da olurunu aldığında 4 kişi hayata yeniden döndü... ‘Daha 18’indeydi oğlum... Can verdiklerini, Aykutum diye sevebilmek için organlarını bağışladım’ diyor şimdi... Kolay mı, çocuğunun organlarını taşıyanlar onun da çocuğu artık. Rastlantı bu ya, o hayata dönenlerden biri de Aykut’un bir böbreğiyle yaşama devam edecek olan gazeteden arkadaşım Buket... O ve onun gibiler, bir başkasının ölümünü bekleyerek yaşama tutunmaya mahkum, organ yetmezliği çeken şanssız insanlar... Böyle tam 40 bin kişi organ nakli için sıra bekliyor. Bu hastalardan 36 bini böbrek yetmezliği çekiyor. Hadi onların bekleme şansı biraz daha fazla... Haftada 2-3 gün diyalize girerek... Ama 4 bin hasta var ki, onlar her an ölümün soğuk nefesini enselerinde hissediyor. Yaklaşık 3 bin hasta karaciğer, bin hasta da kalp nakli için bekliyor. Memorial Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, ’Ne yazık ki her yıl organ nakli için bekleyen hastaların dörtte biri ölüyor. Yani yaklaşık 10 bin kişi” diyor. Sebep tıbbın yetersizliği değil, bizim duyarsızlığımız. ’Benden sonrası tufan’ anlayışımız. Oysa ki ölüm kimi nerede bulur bilinmez. Sadece bir imza atarak o 10 bin kişiyi ölüme teslim etmektense hayat verebiliriz. Donör olmak, belki de 11 kişiye hayat vermek demek. Bu dünyadan giderken, hayata döndüreceğiniz insanları düşünün bir... Emin olun, gözünüz açık gitmeyeceksiniz!

Ölürken, 11 kişiye hayat verebilirsiniz

* Hocam siz Amerika’dan geleli 4 ay oldu... Bu dört ayda çalmadığınız kapı kalmadı. Her gün televizyonlarda, gazetelerde organ naklinin önemini anlatıyorsunuz. Ne dersiniz, Türkiye için umut var mı?
Benim umudum var. Ama Amerika’da, Avrupa’da 40 organ nakli yapılıyorsa Türkiye’de sadece 1 yapılabiliyor. Geldiğimden beri, Memorial’da 13 tane karaciğer nakli yapabildik. Bu çok kötü bir rakam. Biz istiyoruz ki her gün bir nakil yapalım.

* Peki geçen yıl bu rakam kaçmış?
Geçen sene Ocak ayı içinde İstanbul’da bir tane beyin ölümü gerçekleşti. Hiç donör çıkmadı. Bu sene ocak ayında 18 tane beyin ölümü tespiti oldu. 8 tane donör çıktı... Mesela bir karaciğeri CHP milletvekili Ali Dinçer’e yolladık. Geçen yıla oranla İstanbul harikalar yaratıyor. Organ nakli konusunda bir hareket var. Ama bu hareketi çok daha artırmamız gerek. Bu iş ekip işi. Biz o işi tamamladık. Çok iyi, çok kuvvetli bir ekibimiz var. Prof. Dr. Koray Acarlı, Çapa’dan emekli oldu. Doç. Dr. Turan Kanmaz, Kırıkkale Tıp Fakültesi’nden geldi. Dr. Burak Koçak 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden... Üç de operatör arkadaşımız var; Dr. Yücel Yankol, Dr. Barış Tüzün ve Dr. Ebru Şen Oran. Ameliyatlara tam 7 cerrah giriyoruz. 2007 içinde 100 karaciğer, 100 böbrek yapabilecek duruma geldik. Ayrıca pankreas ve ince bağırsak transplantasyonu programına başlayacağız. Prof. Bingür Sönmez kalp transplantasyonu için çalışmalara başlıyor. Memorial Hastanesi’ni bir transplantasyon merkezi haline getirmek için çok büyük çabalarımız var. Bu arada elimiz durmasın diye ameliyatlar yapıyoruz. Ama yeterli değil. Türkiye’de 40 bin hasta organ nakli için bekliyor. Bunlardan 36 bini böbrek, 3 bini karaciğer, bine yakını da kalp için sırada... Ve transplantansyon yapılamadığı için çok kötü durumdalar. Biz şu anda 100 karaciğer hastasından 7’sine nakil yapabiliyoruz. 93’ü ölüyor. Çok üzülüyoruz... Her gün yüzlerce mail alıyorum. ‘Ne olur çocuğumu kurtarın, anam ölüyor, babam gidiyor’ diye... Bu kadar vatandaşımız neden ölsün? Biz bunu tersine çevirebiliriz.

* Tek bir kişi organlarını bağışlayarak kaç kişiyi kurtarabilir hocam?
Tabii bu beyin ölümü gerçekleşen kişinin durumuna bağlı. Ama 10, hatta 11 kişiyi bile kurtarabilirsiniz. Kalp bir kişiye gider, akciğerler iki kişiye takılır. Böbrekler iki kişiye... Karaciğer ikiye bölünebilir, dolayısıyla iki kişi yararlanır... Kornea, bağırsaklar, pankreas, gırtlak hepsi kullanılabilir... Kısacası, tek bir imzayla 10-11 kişiye hayat verebilirsiniz. Eğer organlarınızı bağışlamazsanız toprak olup gidecek. Taksim İlkyardım’a, Şişli Etfal’e gittim. Konuşuyorum doktor arkadaşlarla, bu işin önemini anlatıyorum. Samatya Sosyal Sigortalar Hastanesi’ne, Marmara Tıp Fakültesi’ne, Çapa’ya, Cerrahpaşa’ya, Acıbadem Hastanesi’ne, Amerikan Hastanesi’ne gidip konferanslar verdim. Uğraşmak, koşmak lazım... Bu iş sen ben işi değil, ülke işi. Organ bağışını hızlandırmamız lazım. Yaşım 66, saçlarım beyazladı, halim kalmadı ama yine koşacağım. Torunumu 8 aydır görmedim. Umurumda değil. Bu iş ya olacak ya olacak!

PROF. MÜNCİ KALAYOĞLU KİMDİR?

Hayatını organ bağışına adadı
O, karaciğer dendiğinde dünya çapında akla gelen ilk isim. Bugüne kadar yaklaşık 45 bin ameliyat, 1500 karaciğer nakli gerçekleştirmiş bir bilim adamı... Ankara Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Uzmanlığını Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bölümü’nde yaptı. Ardından Amerika’da Mont Sınai Tıp Fakültesi’nde Genel Cerrahi ve Pittsburg Çocuk Hastanesi Çocuk Cerrahisi ana bilim dallarında çalışmalarını sürdürdü. 1983 yılında Wisconsin Üniversitesi’nde Karaciğer Transplantasyon Programı’nı başlattı. 30 yıl boyunca ABD’de çalışan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, dört aydan bu yana Türkiye’de... Memorial Hastanesi’nin Genel Cerrahi ve Organ Nakli Bölüm Başkanı... Ama sadece transplantasyon ameliyatlarına girmekle kalmıyor, o TV senin, bu gazete benim organ bağışının ne denli önemli olduğunu anlatmaya çalışıyor. Türk halkını donör olmaya ikna etmek için çabalıyor. Her bağışlanan organın, bir hayat olduğunun bilinciyle... Tek bir organın heba olmaması için hastaneler arasında koordinasyon kurmaya uğraşıyor... Donör olmaya ikna edeceği her insan, umutsuzluk içinde organ bekleyenlere umut ve belki de 11 insana can vermek demek. Sözün özü, Prof. Münci Kalayoğlu’nun can peşinde koşarken canı çıkıyor. Ama “Yeter ki bir hasta daha hayata dönsün” diyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious