En yoğun DNA mutasyonu Konya'da

  • Giriş : 10.12.2006 / 00:00:00

ABD Maine Üniversitesi sosyologlarından Profesör Jon T. Oplinger, Çatalhöyük'te, Avrupa'nın kökenine ışık tutacak nitelikte birçok veriye rastlayabildiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Oplinger, bir konferans için geldiği Konya'da yaptığı açıklamada, toplumlar arasındaki iletişim ve etkileşimi doğru şekilde ortaya koymak için, bir başka ABD'li Profesör Waleck Dalpour ile bilimsel bir makale hazırladıklarını belirtti.

Henüz bilimsel dergilerde yayınlanmayan bu makalenin kendisini ilgilendiren kısmının merkezinde, 9 bin yıllık medeniyet izleri taşıyan Çatalhöyük'ün bulunduğu Konya'nın yer aldığını ifade eden Oplinger, kendi açısından Konya'nın, Çatalhöyük nedeniyle çok özel bir yere sahip olduğunu bildirdi.

Konya şehrinin bütün dünya tarihinin, toplumsal etkileşimler açısından ele alınması durumunda, Konya'nın en önemli merkezlerden birini oluşturduğunu vurgulayan Oplinger, ''Konya'nın 3 farklı medeniyet tarafından 3 ayrı isimle anılması, benim için çok etkileyici... Konya'da 9 bin yıl öncesine ait, insanoğlunun yerleşik hayata geçtiği ilk dönemden izler taşıyan Çatalhöyük yer alıyor. Aynı zamanda uzunca bir ovaya yayılmış bir medeniyet olması açısından da Konya önemlidir'' dedi.

Yerleşik hayata geçiş döneminde, 32 kilometre karelik yaşam alanında binlerce kişiyi barındıran, insanların buğday üretip keçi otlattıkları Çatalhöyük'ün, dini ve sanatsal açısından da bir yoğunluğa sahip olduğunu belirten Oplinger, bu yerleşim biriminin, çanak çömlek bakımından zengin sanatsal kalıntılara sahip olduğunu ifade etti.

Arkeologları en fazla heyecanlandıran şey olan topraktan yapılmış kap kacakların ve üzerinde yer alan figürlerin, tarihi açıdan pek çok şeye ışık tutacak nitelikte olduğuna dikkat çeken Oplinger, şunları kaydetti:

''Burada bulunan çanak çömlekler, Avrupa açısında da önemlidir. Burada genetik arkeoloji açısından üzerinde durmamız gereken bir şey var. Çatalhöyükte Avrupa'nın kökenine ışık tutacak nitelikte birçok veriye rastlayabiliyoruz. Çatalhöyük'teki buluntularla Güney Avrupa'daki buluntular birbirinin aynı. O dönemde Avrupa'da yaşayan insanlarla Çatalhöyük insanının, mitokontriyal DNA ve y kromozomal DNA'ları açısından, bu bağlantıyı kurabiliyoruz. DNA mutasyonlarındaki benzerliklerin coğrafi dağılımı, arkeolojik buluntular olan çanak çömleklerin coğrafi dağılımıyla aşağı yukarı aynıdır.''

Oplinger, bu verilen, Avrupa'nın temelini oluşturan insanların, güneyden geldikleri tezini kuvvetlendirdiğini, yani Avrupa insanının Anadolu üzerinden kuzeye doğru çıktığını düşündürdüğünü vurguladı.

EN YOĞUN MUTASYON KONYA'DA GÖRÜLÜYOR

DNA'lardaki mutasyon benzerliklerinin, geçmişle günümüz insanın arasında en fazla yoğunlaştığı yerin ise Konya olduğunu, bu sonuca yaptığı araştırmalar sonucu vardığını ifade eden Prof. Jon T. Oplinger, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çatalhöyük ile günümüz insanı arasındaki DNA mutasyonundaki uyum, Konya'da halen yaşayan erkek nüfusun yüzde 40'ında görülüyor. 'Neden kadın değil de erkek?' diye soracaksınız. Çünkü mutasyon y kromozomlarında görülür, y kromozomunu ise erkekler taşır. Yani bugünkü Konya ile Çatalhöyük arasındaki bu bağlantı, sadece coğrafi olarak değil, nüfus itibariyle de vardır. Bu durum, benim Konya ile ilgilenmemdeki en önemli sebeptir. Çünkü 9 bin yıllık tarihi olan bir şehrin bugünle kurulacak iletişimi açısından önemlidir.''


Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious