Enerji savaşlarını nasıl durdurabiliriz?

  • Giriş : 20.05.2006 / 00:00:00

Rusya Federasyonu'nda 2000-2004 yılları arasında başbakanlık yapan Mikhail Kasyanov, "Kommersant Gazetesi" için kaleme aldığı makalesinde Rusya ve Avrupa Birliği'ni enerji konusunda işbirliği yapmaya çağırdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AB ve Rusya arasında devam eden enerji ilişkilerini bir arbade ve çatışmacı ortamda geliştiğini belirten Kasyanov, "AB tam liberal bir enerji piyasası ve istikrarlı bir talep garanti edemiyor. Kremlin'in demokratik gelişmelerden geri adım atıyor görüntüsü ve devletin ekonomide daha müdahaleci tavrı iki tarafın birbirini suçlamasına neden oluyor." dedi.

Rusya ve AB arasında ekonomik ilişkilerin önemli bir boyutunu Rusya'nın enerji arzının oluşturduğunu belirten eski başbakan makalesinde, bu durumun 2005 yılında en yüksek seviyeye ulaşarak 25 Avrupa ülkesinin toplam enerji talebinin üçte birinin Rusya tarafından karşılanması ile sonuçlandığını belirtti. Kasyanov, yıllar öncesine dayanan enerji konusundaki ilişkilerin AB ve Rusya arasındaki enerji dışı ilişkilerin de teminatı olduğunu savunduğu yazısında "Bundan sonrası için temel hedef, AB taleplerinin istikrarlı hale getirilmesi ve bu talebin karşılanabilmesi için de petrol ve doğal gaz sektöründe yapılacak yatırımlarla kapasite gelişiminin sağlanması olmalıdır." temennilerine yer verdi.

Rusya AB arasında kurulmaya çalışılan enerji ilişkilerinin çıkmaz yolda ilerlediğini iddia eden Kasyanov, "Soğuk savaş döneminden farklı olarak Rusya ve AB'nin ortak zirve yapma imkanı varken, neden bir uzun vadeli yol haritası çizilerek ortak proje haline dönüştürülemiyor?" sorusunu soruyor. Rus enerji sektörünün de Avrupa'da yapacağı enerji yatırımlarında aşılması zor bariyerlerle karşılaştığını anlatan eski başbakan, "Jeopolitik risklerle geliştirilen alternatif boru hattı projeleri ekonomik verimliliği azaltıyor." ifadelerine yer vererek, uzun vadeli projelerin geliştirilememesinde iki tarafı da suçladı.

AVRUPA ENERJİ KAYNAKLARININ ÇEŞİTLENMESİ İLE NEYİ KASTEDİYOR?

Avrupa'nın ortak bir enerji politikası geliştirememesini eleştiren Kasyanov, "Malesef herkes sadece kendi kısa vadeli çıkarları doğrultusunda adımlar atıyor. Avrupa'da enerji konusunda serbest piyasanın oluşturulması ve yabancı yatırımlara müsaade edilmesi gerekiyor. Avrupa tek bir politika geliştirmediği ve bunu Rus tarafı ile de paylaşamadığı için, Rusya tek tek tüm ülkelerle ikili enerji politikaları geliştirmeye çalışıyor. Bu durum enerji ilişkilerinin olumsuz etkilenmesine, geliştirilen projelere tek taraflı bakılmasına neden oluyor. Projelerin, örneğin Kuzey Avrupa Boru Hattı'nda diğer ülkeler için olumsuz taraflar varsa bunun tartışılmasını engelliyor." suçlamasında bulundu. AB hukukunun üye ülkeleri AB dışından sağlayacakları enerji konusunda ikili anlaşmalar yapma konusunda serbest bıraktığını belirten Kasyanov, bu durumun sonu gelmeyen anlaşmazlıkların tartışıldığı bir zemin hazırladığını iddia etti.

Kasyanov, makalesinde enerji kaynaklarının çeşitlenmesi mantığının Rusya'da olumsuz anlamalara neden olduğunu belirterek, "Günümüzde yaşanan sorunlar olmadan çok önce de Avrupa sürekli 'enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesini' konuşuyordu. Finlandiya gibi yüzde yüz Rus gazına bağımlı ülkelerin olduğu bir piyasada çeşitlenmeden bahsetmenin anlamı, 'Rusya'dan daha az gaz alacağız.' ifadesi ile aynı anlam taşıyor." uyarısında bulundu. Kasyanov makalesinde, AB'nin temel hedefinin uluslar arası enerji konusunda Rusya ile ilişkileri geliştirme, verimli hale getirme üzerine oturtulmasının gerektiğini savunuyor.

RUSYA'NIN GÜVEN SORUNUNU AŞMASI GEREKİYOR

Eski başbakan Rusya'ya bakan hataların da olduğunu, uygulanan yerel ve dış enerji politikalarının beraberinde yanlış açılımları getirdiği özeleştirisinde de bulunuyor. Rusya'da 2000 yılında başlatılan petrol ve doğal gaz sektörünün daha şeffaf hale getirilmesi, yerli ve yabancı yatırımlara sektörün açılması projelerinin sonunun getirilemediğini ifade eden Kasyanov, "Tabu haline gelen enerji sektöründe reform konusu zemin kaybına uğradı. En üstte duran enerji sektörü daha fazla devlet kontrollü ve daha fazla korumalı hale getirilerek diğer sektörlerin enerjinin altında yapılanmasına yönelindi. Avrupa'nın enerji sektöründe yeniden yapılanma çalışmalarına denk gelen bu süreç iki piyasanın birbirinden şüpheli adımlar atmasına neden oldu. Son dönemde stratejik sektörlerde yabancı yatırımı engelleyen sınırlamalar yabancı şirketleri Rusya'ya yatırım yapmaktan kaçırdı." açıklamasında bulundu.

Yukos ve Ukrayna gazının kesilmesi olaylarını doğru bulmadığını ifade eden eski Başbakan, "Yukos vb özel şirketlerin hukuka aykırı durumlarının cezalandırılması ve düzeltilmesinin sağlanması gerekirken tamamıyla yok edilmesi özel teşebbüs gücünün enerji sektöründe kırılmasına neden oldu." dedi. Kasyanov, bundan daha sıkıntılı olan konunun ise Ukrayna krizinde yaşanan Avrupalı müşterilerde Rusya'ya karşı oluşan güvensizlik sorununun olduğunu belirtti.

TÜRKİYE'NİN DE DAHİL OLDUĞU ORTAK ENERJİ PAKTI KURALIM

Tüm bu gelişmelere rağmen, iki tarafın teknik ve politik olarak işbirliğini geliştirici adımlar için hazırlık yapılmasını isteyen Kasyanov, makalesinde çözüm önerilerini de maddeler halinde sıraladı:

"İlk olarak, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesinin ne anlama geldiği iki taraf açısından da açık bir şekilde tartışılmalı ve neticelendirilmelidir. Özellikle Rusya açısından bu stratejinin tahmin edilebilir düzeyde olması çok önemlidir. Rusya'dan ne kadar enerji arzedeceğinin garanti edilmesini isteyenlerin, ne kadar enerji alacaklarını garanti etmeleri de gerekmektedir. Diğer türlü bu politika Rusya'nın suçlandığı tekel oluşturma ve şantaj yapma kelimeleri ile aynı anlama geldiği unutulmamalıdır.

İkinci olarak, Rusya ve AB iki tarafın da yararını düşünerek adil bir arz ve taşıma yollarını koordine edecek resmi yapı oluşturmalıdır. Bu sadece iki taraf arasında olmayan aynı zamanda Orta Asya ülkeleri, Kafkas ülkeleri, Türkiye, Ukrayna, Belarus ve Moldova'nın da dahil olduğu bir enerji paktına dönüştürülmelidir.

Üçüncü olarak, yanlış anlaşılmaları önlemek için AB pozisyonunu açık olarak ortaya koymalıdır. Eğer Rusya AB'nin genel enerji politikalarını öngörebilir bir netlikte algılayabilirse, bu karşılıklı güvenin gelişmesini sağlayacaktır.

Dördüncü olarak, Rusya radikal bir değişime giderek adaletsizlik oluşturan engelleri ortadan kaldırarak yabancı yatırımcının enerji sektörüne girmesine izin vermelidir. Bu temel üzerinde Rusya ve AB ortak projeler geliştirerek sadece enerji kaynakları üzerinde değil Avrupa topraklarında da Rusya'nın enerji yatırımlarının önü açılmış olur.

Tüm taraflar için menfaatten başka bir kazanç sağlamayacak bu adımların atılması için mümkün olan en kısa zamanda harekete geçilmelidir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious