Enerji taşınmasında Türkiye yeniden kilit ülke oldu

Enerji taşınmasında Türkiye yeniden kilit ülke oldu.74455
  • Giriş : 07.04.2008 / 08:31:00

Rusya'nın Nabucco'ya alternatif olarak geliştirdiği Güney Akım doğalgaz boru hattına Türkiye'nin de dahil.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Güzergâh üzerindeki çalışmalar, projede Türkiye ya da Ukrayna'nın bulunmasını zorunlu kılıyor. Moskova'nın ise sorun yaşadığı Ukrayna'dan ziyade Ankara'yı tercih edeceği ifade ediliyor.

Rusya'nın Türkiye ve Ukrayna'yı by-pass ederek hazırladığı Güney Akım doğalgaz boru hattının güzergâhı üzerine yapılan ilk etütler, süreci yeni bir boyuta taşıdı. Türkiye'den AB ülkelerine doğalgaz aktarmayı amaçlayan Nabucco'ya alternatif olarak Rusya ve İtalya tarafından geliştirilen hattın Türkiye dahil edilmeden gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı ifade ediliyor. Proje aşamasındaki hat Rusya-Beregova'dan başlayıp Bulgaristan'ın Varna şehrine ulaşıyor. Karadeniz'in tabanından geçecek boru hattı direkt döşenmesi durumunda Ukrayna'nın ekonomik sahasına giriyor. Karşı güzergah ise Türkiye'nin ekonomik sahası. Sorunu aşmak için hattın Türkiye-Ukrayna ekonomik bölge sınırlarından geçerek Bulgaristan ekonomik bölgesine ulaşması üzerinde duruluyor. Projenin gelişme aşamasında olduğunun altını çizen uzmanlar ise Rusya'nın geçen senelerde gazını kestiği Ukrayna'dan ziyade Türkiye ile ortak çalışmak isteyeceğine dikkat çekiyor. Bilindiği gibi Rus şirketi Gazprom ile İtalyan Eni şirketi, Kasım 2007'de Moskova'da Güney Akım doğalgaz boru hattı anlaşmasını imzaladı. İki şirketin yüzde 50-50 ortak olduğu projenin toplam maliyeti 10 milyar dolar olup uzunluğu 900 kilometreyi bulacak. Rusya'dan başlayıp Karadeniz'in altına döşenecek boru hattı Bulgaristan'a ulaşacak. Proje tamamlandığında yıllık 30 milyar metreküp gaz taşıyacak ve bu gaz Kuzey-Güney Avrupa'nın ihtiyacı için kullanılacak. Resmî açıklamalarda Avrupa'nın lgaz ihtiyacını karşılamak için geliştirilen projenin perde arkasında, Türkiye'nin Nabucco boru hattıyla İran ve Azerbaycan gazını Avrupa'ya taşıma projelerini geliştirmesinin yattığı belirtiliyor.

Karadeniz'de münhasır ekonomik bölge kullanımı, Türkiye ile dönemin Demirperde ülkesi Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) arasında Haziran 1978'de imzalanan bir anlaşmaya dayanıyor. Söz konusu 'Karadeniz'de Kıta Sahanlığı Sınırlandırması Hakkında Anlaşma'ya, Aralık 1986'da 'Karadeniz'de Kıta Sahanlığı Olarak Belirlenen Sınırın Ekonomik Bölgelerin de Sınırını Teşkil Etmesi Hakkında Teati Edilen Mektupların Onayına Dair Karar' eklendi. Ancak, 1990'lı yıllarda Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Karadeniz'e komşu ülkeler arasına Ukrayna ve Gürcistan da eklendi. Dolayısıyla Karadeniz'in ekonomik sahası değişti. Karadeniz'i çevreleyen ülkeler olarak Türkiye, Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan olarak gerek ekonomik gerekse karasuları sınırları yeniden belirlendi.

Avrupa'nın en büyük gaz tedarikçisi pozisyonundan taviz vermek istemeyen Rusya, Güney Akım'ı güçlendirmek ve hattı devreye alma konusundaki kararlılığını göstermek amacıyla son olarak Macaristan'ı da projeye dahil etti. Projeye göre Rus gazı Karadeniz'in altından Bulgaristan'a, oradan da Yunanistan üzerinden Sırbistan'a taşınacak ve Avrupa'ya açılacak. Ancak uzmanlar, bugüne kadar gündeme gelmeyen Karadeniz'in ekonomik bölge sınırları ve kullanımı nedeniyle Güney Akım güzergâhında sorun yaşanacağında hemfikir. Söz konusu durumun, Türkiye'nin enerji köprüsü olma yolundaki en önemli projelerinden Nabucco'yu devre dışı bırakacak Rusya'nın Güney Akımı'nın güzergâhının da tartışmalı hale geldiğini vurguluyorlar. Rusya, benzer bir problemi Almanya ile birlikte inşa ettiği Kuzey Akım projesinde de yaşıyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), uluslararası anlaşmaları dikkate alarak Eylül 2007'de Karadeniz'de sahip olduğu petrol-gaz sahası lisansları için resmi haritayı yayımladı. Bu harita aynı zamanda daha önceki iki anlaşmaya göre Karadeniz'de kıta sahanlığı ve ekonomik bölge sınırı kabul edilen ortay hattı da oluşturuyor. İngiliz petrol devi BP, bu haritaya göre Gürcistan sınıra yakın bölgede petrol araması yapmıştı. Öte yandan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nde Münhasır Ekonomik Bölge 'Deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yataklarında ve bunların toprak altında canlı ve cansız doğal kaynaklarının araştırılması, işletilmesi muhafazası ve yönetimi konuları ile; aynı şekilde sudan, akıntılardan ve rüzgârlardan enerji üretimi gibi, bölgenin ekonomik amaçlarla araştırılmasına ve işletilmesine yönelik diğer faaliyetlere ilişkin egemen haklar' olarak tanımlanıyor. Bu alanı da karasularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz mili (yaklaşık 370 kilometre) olarak belirliyor. Karadeniz'in genişliğinin 615, uzunluğunun bin 148 kilometre olduğu dikkate alınırsa, ekonomik bölgelerin tartışma konusu olduğu ileri sürülüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious