Erçel, Başkanlık sisteminden yana

  • Giriş : 13.07.2006 / 00:00:00

MB eski Başkanı Gazi Erçel, ülkedeki istikrarın başkanlık sistemi ile daha faydalı olacağını savundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erçel, "Merkez Bankası (MB) eğer likiditeyi artırmasaydı, piyasaya fazla TL vermeseydi sözkonusu finansal türbülans bu ölçüde hissedilmeyecekti" dedi.

Gazi Erçel, piyasada etkili dalgalanmanın ortadan kalkması için ekonomik istikrar kadar politik istikrarın da çok önemli olduğunu, seçim söylentileri ile beraber ortaya çıkan cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili spekülasyonların bırakılması gerektiğini belirtti. Erçel, ülkede istikrar için ayrıca başkanlık sisteminin daha faydalı olacağı görüşünde olduğunu kaydetti.

Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD) Başkanı Pınar Eczacıbaşı da, uluslararası büyük bir fon yönetim aktörü olarak, Gazi Erçel'in Türkiye'de istikrarlı yönetim için başkanlık sistemi fikrine katıldığını, Amerika'daki gibi dört yıllk bir başkanlık sisteminin, piyasalardaki istikrarın geleceği adına daha verimli olacağını ifade etti.

Yenibosna'da bulunan Dış Ticaret Kompleksi'nde düzenlenen 'Para Piyasaları Nereye Gidiyor' konulu toplantıya katılan Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel, piyasalardaki dalgalanmada TL'nin döviz karşısında yaklaşık yüzde 20 değer kaybettiğini bildirdi. Ekonomik türbülansta en önemli etkenin sistemdeki fazla likidite olduğuna işaret eden Erçel, "Piyasadaki ve bankalarda olmak üzere iki tür likidite sözkonusu. MB likiditeyi artırmasaydı, piyasaya fazla TL vermeseydi, talep edenlere engel olurdu ve döviz bu kadar artmazdı" dedi.

Yıl sonunda gerçekleşmesi muhtemel temel ekonomik büyüklüklere de temas eden Gazi Erçel, dövizin yükselmesi ve bunun ihracatı artırması sebebiyle cari işlemler açığındaki yükselmenin duracağını kaydetti. Büyümede ise ihracat ağırlıklı olmak üzere yüzde 5-6 gibi bir rakam beklediğini ifade eden Erçel, enflasyonda ise iyimser olduğunu ve yüzde 10-12'den fazla bir rakam beklemediğini vurguladı. Erçel, enflasyonun tek haneye düşmesini hemen beklemediğini, ancak, fazla artmayan ücretler sebebiyle 'ücret baskısı olmayan' bir enflasyonist ortam olduğunu savunarak, bunun olumlu olduğunu belirtti.

Bu arada, Kıbrıs konusunda da anlaşmaya varılması halinde 'marjinal iyimserlik' olarak nitelendirdiği olumlu havanın yakalanabileceğine dikkat çeken Erçel, döviz kurunun ise yıl sonunda yine bu seviyelerde kalacağını tahmin ettiğini açıkladı. Erçel, istikrar için yönetimdeki istikrarıın da çok mühim olduğunu, bunun için bazen tartışılan başkanlık sisteminin düşünülebileceğine dikkat çekti.

"BAŞKANLIK SİSTEMİ İSTİKRAR İÇİN DAHA İYİ OLUR"

Programa katılan GYİAD Başkanı Pınar Eczacıbaşı da sunumunda, 2002-2005 döneminde küresel bazda gelişmekte olan ülkelere sermaye girişi artarken, bununla devlet borçlarının daha rahat ödendiğini, ancak özel sektörün ise uzun vadeli borçlarını artırdığına işaret etti. Küresel piyasalarda Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri, uluslararası fonların, likiditenin ve bu aktörlerin risk iştahı piyasalarını olumsuz etkilerken, ülkenin kandi iç dinamiklerinin olumlu yönde katkı yaptığını ifade ederek, "Gelişmekte olan ülkelerin cari açıkları son dalgalanmadan olumsuz etkilendi. Türkiye de etkilendi, ancak, hükümetin disiplinli mali politikaları ve doğrudan yabancı yatırımlar olumsuz etkileri azalttı" diye konuştu.

Pınar Eczacıbaşı, ayrıca, bir soru üzerine, cumhurbaşkanlığı seçimi için muhtemel ismin önceden açıklanmasının piyasaları rahatlatacağını, ayrıca sivil toplum kuruluşlarının da bu alandaki önerilere iştirak etmeleri gerektiğini dile getirdi. Eczacıbaşı, "Bir başkanlık sistemi makamı olursa istikrar için bu daha iyi olur. Fakat bunun da hemen olabileceğini zannetmiyorum" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious