Erdal İnönü'den Köşk yorumu

  • Giriş : 09.04.2007 / 00:00:00

Erdal İnönü, "Beklentimiz topluma rahatlık getirecek, huzursuzluk yaratmayacak bir insan seçilmesi" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Eski Başbakan Yardımcısı, fizikçi Prof. Dr. Erdal İnönü, “Seçilecek yeni Cumhurbaşkanı, Atatürk ilke ve inkılaplarına, laik Türkiye Cumhuriyeti esaslarına bağlı kalacağına dair yemin ediyor. Yapılan tartışmalar da böyle bir insanın bulunup bulunamayacağına ilişkin. Umudum böyle bir insanın bulunması ve o yemine bağlı kalması” diye konuştu.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Fen- Edebiyat Fakültesi'nin konuğu olarak İzmir'e gelen Prof. Dr. Erdal İnönü, ‘Osmanlı'dan Günümüze Bilim: Üç Yıllık Gecikme’ başlığı altında konferans verdi. Konferansta, Osmanlı tarihindeki araştırmacıları anlatan Prof. Dr. İnönü, soruları da cevaplandırdı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde sürecin değerlendirilmesine yönelik gelen soruya cevap veren Prof. Dr. İnönü, “Beklentimiz topluma rahatlık getirecek, huzursuzluk yaratmayacak bir insan seçilmesi. Cumhurbaşkanını meclis seçiyor. Seçilecek yeni Cumhurbaşkanı, Atatürk ilke ve inkılaplarına, laik Türkiye Cumhuriyeti esaslarına bağlı kalacağına dair yemin ediyor. Yapılan tartışmalar da böyle bir insanın bulunup bulunamayacağına ilişkin. Umudum böyle bir insanın bulunması ve o yemine bağlı kalması” diye konuştu.

‘SİYASETÇİLER ALINMASIN’

Siyasetin de mantıksız tartışmalarla vakit geçirdiğini ileri süren Prof. Dr. İnönü, “Kimse alınmasın. İnsanlar üzerinde tartışma yapılıyor. Sürerek gidiyor bu. Çok geç konunun içine giriliyor” dedi. Bir öğrencinin de köy enstitülerine ilişkin sorusunu cevaplayan Prof. Dr. İnönü, “Köy enstitülerinin amacı her okula bir öğretmen bulmaktı. Bugün artık öğretmensiz okuldan bahsetmiyoruz. Köy enstitülerinin amacı çağdaş bir ülke yapmak değildi. Bunun sadece köy enstitülerinden beklemek yanlış. Bu zamanla olacak birşey” dedi.

‘KABAHATİ ORTAMDA BULMAYIN’

Bir öğrencinin “Genç araştırmacılara yeterince imkan tanınıyor mu?” sorusuna da Prof. Dr. İnönü şöyle cevap verdi:
“Önemli olan araştırmacının kendi varlığı. Bir araştırmacı ‘İmkan tanınmıyor’ diyorsa, bu bahanedir. Gerçek araştırmacılar ne yapar ne eder imkanını bulur. Bulunduğu ülkede, üniversitede imkan verilmiyorsa başka bir ülkeye, üniversiteye gider. Tavsiyem, ortamınıza kabahat bulmayın. Rektörünüze, öğretmenlerinize eksiklerinizi söyleyin. ‘Fırsat verilmiyor’ sözlerini bırakın. Yapmak istiyorsanız yolunu bulun ve o şekilde kendinizi seferber edin.”

‘KAÇIŞI ÖNLEMEK İÇİN OLANAKLAR ARTMALI’

Bir öğretim üyesi de devlet imkanlarıyla yurtdışına gidip eğitim alan öğrencilerin zorunlu olduğu halde yaklaşık yüzde 40'ının Türkiye'ye dönmediğini iddia ederek, “Devlet ne gibi önlem alabilir?” diye bir soru yöneltti. Prof. Dr. İnönü, bu soruyu, “Söyledikleriniz doğru. Söyleyecek birşey yok.İdeal olanı, buraya gelip araştırma yapmaları. Dışarıda daha iyi olanaklar buluyorlar. Yasaklasanız da o zaman kaçıp kalıyorlar. İnandığınız ölçüde o olanakları burada yaratmak gerekiyor. Her üniversitenin hiç olmazsa bir konuda dünya çapında araştırma yapılacak bir laboratuvarı olmalı. Yapılacak şey onalakları artırmak” diye cevapladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious