Erdoğan, canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı

Erdoğan, canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı.8691
  • Giriş : 17.02.2008 / 15:52:00
  • Güncelleme : 01.09.2016 / 15:18:13

Başbakan: "Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara tabii ki bizim de saygılı olma durumumuz var"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılmasını öngören Anayasa değişikliğini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onaylaması halinde CHP'nin alacağı destekle düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gidebileceğini ifade ederek, ''Anayasa Mahkemesi'nin ondan sonra vereceği karar, şekil noktasındadır, şekil noktasından vermesi gerekir'' dedi.

''Tersini verirse ne olacak?'' sorusu üzerine de Erdoğan, ''Bilemem. Çünkü biz bu ülkede 367 olayı yaşadığımız için söyleyecek bir şey yok. Ama Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara tabii ki bizim de saygılı olma durumumuz var. Orada söyleyecek hiçbir şeyim yok'' yanıtını verdi.

ATV'de canlı yayınlanan programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, ''Üzerinizde mahalle baskısı hissediyor musunuz?'' sorusu üzerine, ''Mahalle baskısını hissediyoruz tabii'' dedi. ''Asıl mahalle baskısı işini iyi tahlil edecek olursak, medya haberlerinde bu mahalle baskısını hissediyorum'' diyen Erdoğan, bu haberlerde son zamanlarda ''bazı provokatif yaklaşımların ülkede adeta egemenmiş gibi gösterilmesinin, geçmişteki senaryolardan olduğunu'' söyledi.

Dolmabahçe'den çıkıp Balmumcu'ya, oradan Büyükdere'den İstinye'ye doğru gidildiğinde Türkiye'nin nereye gittiğinin gayet güzel anlaşılacağını dile getiren Erdoğan, yeni alışveriş merkezlerine bakıldığında Türkiye'nin nereye gittiğinin çok açık ve net anlaşılacağını söyledi. Erdoğan, ''Çağdaş bir Türkiye kuruluyor ve sadece İstanbul'da değil, Türkiye'nin bütün büyük kentlerinde yoğun yapılanma. Bu sosyolojik bir analize tabi tutulduğunda, Türkiye çağdaş, modern batılı anlamda bir planlamanın, yapılanmanın içinde. Tabii insanımız da buna göre geleceğini tanzim ediyor, geleceğini planlıyor. Bu geleceğin acaba neresinde yer alır, nasıl bir aktörü olurum, bunun hesabı içinde'' diye konuştu. Erdoğan, şöyle konuştu:

''Şu anda önünde engeli olanlar var, olmayanlar var. Tabii ki kızlarımızın önlerindeki en önemli engel birinci derecede, 'ben ülkemde üniversiteye gidemiyorum'. Neden? 'Başörtüm olduğu için gidemiyorum.' İşte bunu aşabilmenin gayreti içinde, bundan sonraki beklentilere yönelik olarak Türkiye'de yasalar zaten belli. Fakat bizim yasalarımız içinde çelişkiler var. Anayasa ortaya farklı yaklaşımlar koymuş, yasada bunu açan yaklaşımlar var. İşte YÖK'ün ortaya koyduğu... Daha sonra Anayasa Mahkemesi'nin bir yorumu oldu. Burada ne yazık ki, eğitim ve öğretim özgürlüğünü kaybeden, temel hak ve özgürlükler noktasında bu hakkını kaybedenlerin geleceğe yönelik olarak ve bunu kazanma noktasındaki bir gayret...''

Erdoğan, gazetecilerin, ''Başörtüsünün yasak olmaktan çıkması konusunda farklı tartışmalar var. Bir bölümü olumlu bakarken, 'arkası gelecek' diye de kaygılar var'' sözleri üzerine, ''Ben diyorum ki, bunu zaten yasalar düzenlemiş. Şu anda yasalarda bunların nereye oturduğu belli. Ben olayı sadece kamu olarak görmüyorum, kamu olarak görüyorum, özel sektör olarak görüyorum'' dedi.

İşe geldiğinde, ''Batı, Batı'' denildiğini ifade eden Erdoğan, Batı'da acaba bu tür ayrımların nereye kadar var olduğunu sordu. Erdoğan, şöyle konuştu:

''Kadın-erkek eşittir diyoruz. Bunu derken acaba kadın-erkek eşitliğini nereye oturtuyoruz? Bunun tabii analizlerini 1. derecede bizim bütün siyasiler, akademisyenler ve sivil toplum örgütleriyle hep birlikte yapmak suretiyle baştan beri söylediğim, toplumsal mutabakatın yanında kurumsal mutabakatla çözmemiz gereğini söyledim.

Ama kurumsal mutabakatı yüzde 100 bekleyenler bir defa bir yanlışın içindeler. Yani hiç bir zaman 'mutabakat yüzde yüz olur' diye söyleyemezsiniz...''

-''GERİLİM''-

Kurumsal mutabakat da olsa toplumun bir kısmında bazı endişelerin bulunduğu ifade edilerek, ''Sinirlendiniz, yıldırımlar yağdırmaya başladınız. Bir anda gerilim oldu'' sözleri üzerine Erdoğan, ''Bu geçen haftanın gerilimi filan değil'' dedi. Ülkede bulunduğu makam itibariyle kendisinden çok fazla şeyin beklenebileceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Ama ben de her şeyden önce sessiz duran yığınların bir temsilcisiyim. Kimsesiz yığınların bir temsilcisiyim. Bakın alanlara, belli insanlar gelip toplanıyor. Onlar da benim vatandaşım. Ve oralarda bazı senaryolar da düzenleniyor. Ben onları da sabırla izliyorum. Bulunduğum makam içinde. Ama şu anda böyle bir şeyin karşında eğer gerilim taraftarı olsam, o meydanlara 10 katını biz toplarız. Örgütüm buna müsaittir. İnanıyorum ki, sivil toplum örgütleri olarak bunun karşısında toplanacak çok daha büyük kalabalıklar da olabilir. Ama biz hep sabır telkin ediyoruz. Niye? Çünkü burada bir parlamento var, 'egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyor.

Fakat bir şeyi özellikle değerlendirmenizi istiyorum. Eğer milletin temsilcisi, milletvekilleri, '411 milletvekilinin eli kaosa kalkıyor' nitelemesini görürsem, ben milletin vekili olarak bu ifadeye katlanamam. Çünkü bu ifade yenilir, yutulur bir ifade değildir. Bu ifade, parlamentonun onuruyla oynamaktır. Bu ifade, milletvekillerinin onuruyla oynamaktır. Çünkü, milletin temsilcileri olarak orada olacağız, 411 el bu işe 'kabul' diyecek, siz o ele 'kaos' diyeceksiniz.''

-''ATILAN ADIM VAR''-

''Bu tansiyonu düşürmenin yolu nedir?'' sorusuna da Erdoğan, ''Şu anda atılan bir adım var. Bu atılan adımla birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın bunu nasıl değerlendireceği, değerlendirdikten sonra eğer onaylarsa Anayasa Mahkemesi'ne CHP'nin gidebilme şansı kendi oylarıyla yok ama destek oylar bulursa var. Anayasa Mahkemesi'ne gidebilir. Anayasa Mahkemesi'nin ondan sonra vereceği karar, şekil noktasındadır, şekil noktasından vermesi gerekir'' yanıtını verdi.

Erdoğan, ''Tersini verirse ne olacak?'' sözleri üzerine de ''Bilemem. Çünkü biz bu ülkede 367 olayı yaşadığımız için söyleyecek bir şey yok. Ama Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara tabii ki bizim de saygılı olma durumumuz var. Orada söyleyecek hiçbir şeyim yok'' dedi.

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious