Erdoğan, hem Yargıtay'a hem rektöre cevap verdi

Erdoğan, hem Yargıtay'a hem rektöre cevap verdi.63327
  • Giriş : 19.01.2008 / 16:30:00
  • Güncelleme : 19.01.2008 / 16:35:56

Başbakan: "Bu vatandaşın bireysel tercihidir. Sen ne karışıyorsun? İsteyen istediği gibi giyinir"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'nin ekonomi alanındaki gelişmeleri yer vermediğini söylediği medyaya eleştiriler yönelten Erdoğan, "Onların meşgaleleri farklı. Onların işi gücü başörtüsü, şu, bu...Bunu yazıyorlar, bunu çiziyorlar. Başka işleri güçleri yok." dedi. "Bu ülkede milletin kılığıyla kıyafetiyle kimsenin uğraşma hakkı yok, olmamalıdır." diyen Erdoğan, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk'ü isim vermeden darbe çığırtkanlığı yapmakla suçladı.

AK Parti Ümraniye İlçe Kadın Kolları 2. Olağan Kongresi'ne katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde Türkiye gündeminde tartışılan başörtüsü konusuyla ilgili sert açıklamalar yaptı. İktidarları döneminde ekonomideki gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, bu dönemde Türkiye'nin ihracatına 100 milyar Dolar ilave ettiklerini, şu anda ihracatın 106 milyar dolar olduğunu söyledi. Ekonomideki gelişmelerin medyada fazla yer almamasına değinen Erdoğan, "Hani şimdi bazıları zaman zaman çıkıp konuşyor ya; ama medya bunları yazmaz ha! niye? yazarsa ne olacağını biliyorlar. Onların meşgaleleri farklı. Onların işi gücü başörtüsü, şu, bu...Bunu yazıyorlar, bunu çiziyorlar. Başka işleri güçleri yok. Türkiye nereden nereye geliyor, bunu yazsana kardeşim! Kendileriyle otur konuş ne derler biliyor musunuz? şunu söylerler; 'şirketlerimizin değeri 1'e 10 katladı.' Bunu, bu medyanın patronları söylüyor. 'Bankamı 1'e 20, 1'e 30 fiyatla sattım. İnsaf! Bu imkanları bu iktidarla birlikte yakalıyorsun da bu ülkede kalkıp da bu milletin başörtüsüyle niye bu kadar uğraşıyorsun. Bu ülkede milletin kılığıyla kıyafetiyle kimsenin uğraşma hakkı yok, olmamalıdır. Bırak! bu, insanların bireysel tercihidir. Vatandaşın bireysel tercihidir. Bireysel tercih olarak nasıl istiyorsa öyle giyinsin, sen ne karışıyorsun buna? Efendim! bu din ve vicdan özgürlüğüne girmezmiş. Ne özgürlüğüne girer? Bizim önümüze ikide bir Anayasa'yı çıkarmasınlar. Biz de Anayasa'yı en az onlar kadar biliyoruz." diye konuştu.

Türkiye'de kuvvetler ayrılığı prensibinin olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Ama birşeyi hatırlatmak istiyorum; bu ülkede eğer kuvvetler ayrılığı prensibi varsa, bu ülkede; yasama, yürütme, yargı erki birbirine müdahale etmeyecekse, herkes yerini, konumunu gayet iyi bilmelidir. Kimse yasama organının veya yürütme organının üstünde kendini göremez, bulamaz, bilemez. Bunu böyle bilmeli. Özellikle de kimse ihsas-ı rey'de bulunamaz yargı makamında ise. Yargı makamı ihsas-ı rey makamı değildir. Onlar da yine makamlarının gereğini gerekli olan zamanda, Anayasa'nın tayin ettiği şartlar içerisinde yapmaya mecburdur. Ve bu noktada demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partileri baskı altına almaya da kimse gayret etmesin. Biz ne dediğimizi gayet iyi biliyoruz. Bizim bu ülkede tek derdimiz var; Atatürk'ün ifade ettiği -Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne Türkiye'yi çıkartmaktır- Ama bunların böyle bir derdi yok. Bunlar işte; bu şekilde bu ülkede milletin bugüne kadar hep bireysel tercihleriyle uğraşarak bu ülkeye patinaj yaptırdılar. Bu ülkeyi gerdiler. Dertleri, güçleri bu."

"Ordu'YA AKIL VERME! ORDU NE YAPACAĞIN SENDAN ÇOK DAHA İYİ BİLİR"

Başbakan Erdoğan, isim vermeden Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Metin Öztürk'ü isim vermeden darbe çığırtkanlığı yapmakla suçladı. Erdoğan, "Bakıyorsun bir tane rektör çıkıyor; darbe çağrısı yapıyor. Kimsin sen ya! Sen önce yerini bil! Otur oturduğun yerde! Sen, rektörü olduğun üniversitede yavrularımızı en iyi şekilde yetiştirmekle mükellefsin. Onlara ne vereceksen ver. Orduya akıl verme! Ordu ne yapacağını senden çok daha iyi bilir. Ve bu tür atılımlar, bu tür adımlar ülkemizde maalesef arzu etmediğimiz bir havayı, bir atmosferi oluşturuyor. Bunlar yanlış. Bunlara millet olarak zaten 22 Temmuz'da gerekli cevabı benim halkım, benim vatandaşım verdi." şeklinde konuştu.

Bazı köşe yazarlarının AK Parti'yi şımarmakla suçladığını ifade eden Erdoğan, "Fakat, bazı köşe yazarları yüzde 47 ile AK Parti şımardı' diyor. Hayır! biz yerimizi gayet iyi biliriz. Bizim gösterdiğimiz tevazuyu siz gösterebilseniz...-eyy kalemşörler!- bu ülke bu noktaya gelmezdi. Siz de yoksa sermayeniz, elinizdeki değerler 1'e 10 katladı, 1'e 20 katladı diye mi bu şekilde yazmaya başladınız? Adama bunu da sorarlar. Daha önce çırpınıyordunuz; 'battık, batıyoruz, gittik, gidiyoruz' diyordunuz. Şimdi sermayeniz bu kadar katladı diye mi bu rahatlık sebebiyle böyle yazmaya başladınız? Kalkıp da AK Parti'nin yüzde 47 oyunu bu tür adımları atmanın gerekçesi olarak göstermeyin. Biz, bu yüzde 47'nin gerekli olan tevazuunu 22 Temmuz'u akşamı yaptığımız konuşmada açıkladık. 'Bu yüzde 47 bizi şımartmasın' dedik. Biz yine, onun sorumluluğu, onun mesuliyeti içerisinde yolumuza devam ediyoruz." dedi.

Özgürlükler noktasında hükümet olarak gerekli adımları atacaklarını belirten Erdoğan konuşmasında, "Burda bir sıkıntı yok. Ama bu ülkede özgürlükler noktasında almamız gereken mesafeleri de hep birlikte almaya devam edeceğiz. Bugün Amerika'da, Avrupa'da, dünyanın değişik yerlerinde özgürlükler noktasında insanlık neyi yakaladıysa; benim ülkemin insanı da bunları yakalamalıdır, yakalamak durumundadır. Siyasi iktidarların da görevi zaten bu değil mi? Biz şu anda bunu gerçekleştiriyoruz, bunun adımlarını atıyoruz. Ama unutmayalım; demokrasi ekonomi ile atbaşı gidecek ve o zaman başarı gelecek. İşte onun için de bugün demokrasiye sadakat göstermeyen veyahut da orada sanal davrananlar bilsinler ki; bu birgün onlara çok ama çok fazlasıyla gerekli olabilir." ifadelerine yer verdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious