Erdoğan, Sezer'i mumla arar hale gelirse şaşmayın!

Erdoğan, Sezer'i mumla arar hale gelirse şaşmayın!.8575
  • Giriş : 04.09.2007 / 11:32:00

Radikal Gazetesi köşe yazarı Türker Alkan, bugünkü köşe yazısında ilginç iddialara yer verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gül'ün dış politikada Sezer gibi pasif kalmayacağını belirten Alkan, "Başbakan Erdoğan, Sezer'i mumla arar hale gelirse ve işler arapsaçına dönerse hiç şaşmayın!" yorumunu yaptı.
İşte Türker Alkan'ın bugünkü yazısı:
"Şu AKP'nin propaganda başarısına bir diyeceğim yok doğrusu. Nasıl ediyorlar bilmiyorum, ama başarıyorlar işte.
Birinci Erdoğan hükümetinde türbanlı eşler yan yana dizilip manşet atılmıştı: 'AKP şıklığı!' Gerçi bazıları şıktı ama çoğu da pek şık gözükmüyordu. Ve türbanın neyi simgelediği unutulmuş gibiydi.
Şimdi Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasıyla ve yeni kabinenin açıklanmasıyla birlikte yeni bir reklam kampanyası başladı. Gül'ün, eşinin ve diğer önemli AKP'lilerin ne kadar değerli insanlar olduğunu, adeta bu makamları doldurmak için doğduklarını öğreniyoruz.
Hepsi de sizin ve benim gibi sıradan insanların çektiği sıkıntıları çekmişler (babası fabrikatör ve milletvekili olan sayın Gül bile!) Doğrusu onları seçmekle isabet etmişiz. Fakat, sıradan insanlardan farklı yanları var: Hepsi de çelik gibi irade sahibi. Zeki, çalışkan, fedakâr, vatanı milleti uğruna ölmeye hazır, yüksek ruhlu, faziletli insanlar.
Bu AKP erkânının yaşamöykülerini okurken 1950'lerin Türk filmlerindeki tipler canlanıyor gözümün önünde. Kadınların birer azize, erkeklerin de aziz olduğu, gökten zembille indiği bir topluluk. Yaşamları boyunca hiç yanlışları olmamış, hep ilahi bir dürtüyle en doğru yolu bulmuşlar. Yanıldıkları zaman bile 'Her işte bir hayır vardır' demişler ve sonları hayır olmuş.
ABD'nin eski Dışişleri Bakan Yardımcısı "Dünyada iki ılımlı İslam'a dayalı demokrasi var" diyordu, "Malezya ve Türkiye!" Malezya'dan kötü kokular gelmeye başladı: 'Şeriat isteriz!' Olabilir, kendi bilecekleri iştir. Benim anlamakta zorlandığım şey, ABD'li yetkilinin neden bizi de 'ılımlı İslam' sınıfına koyduğudur. AKP'den şimdiye kadar 'Biz ılımlı İslamız' diye bir söz çıkmadı. Acaba ABD, bizim bilmediğimiz bazı şeyler mi biliyor?
AKP, içeride ve dışarıda farklı şeyler mi söylüyor? (Bkz. Cüneyt Zapsu'nun maceraları.)
Önümüzdeki dönemde AKP'nin başını ağrıtacak gelişmelerin büyük kısmı dış politika alanında yer alabilir. Bir Dışişleri Bakanı var. AKP'de Dışişleri'nden sorumlu bir başkan yardımcısı var. Dışişleri'ne pek meraklı, dünya çapında bir lider olmaya, dünya liderlerinden 'dostum falanca' diye söz etmeye pek hevesli, Dışişleri Bakanlığı bürokrasisini ayak bağı olarak gören (arada bir masa altından tekme yiyen) bir başbakanımız var.
Ve eski bir Dışişleri Bakanı olan Cumhurbaşkanı dış politika hedeflerini açıkladı bile: "AB'ye girmek ve komşularla ilişkileri geliştirmek!" Bunlar elbette yeni şeyler değil. Bunca zaman Dışişleri Bakanlığı yapmış bir kişiden daha somut hedefler beklenirdi.
Ama şurası açık ki, Gül, dış politikada Sezer gibi pasif kalmayacak.
Başbakan Erdoğan, Sezer'i mumla arar hale gelirse ve işler arapsaçına dönerse hiç şaşmayın!"

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious