Erdoğan ağır konuştu

  • Giriş : 27.12.2006 / 00:00:00

Erdoğan, önceki gece yarısı Baykal'a, "Bu çatının altında cumhuriyet tarihinin en seviyesiz, provokatif olayına şahit olduk. Terbiye dahilinde konuşun. Cahilsiniz" diyerek yüklendi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki gece yarısı bütçe görüşmelerinin kapanışı sırasında olası Cumhurbaşkanı adaylığı ve başörtüsü konularındaki açıklamaları nedeniyle CHP lideri Deniz Baykal'a sert ifadelerle yüklendi.
Başbakan, "Erdoğan Cumhurbaşkanı olamaz", "Başörtüsü eşlerin ayıplarını örtmez" diyen Baykal'ı şu sert sözlerle eleştirdi:

SEVİYESİZ: Biraz önce bu kutlu ve şerefli çatının altında cumhuriyet tarihinin en seviyesiz provokatif olayına şahit olduk. Ve adeta bir hayal dünyasında dolaşmak suretiyle, kendilerine göre bir Cumhurbaşkanı profili çizmek suretiyle bir şeyler konuşuyorlar.
(Başbakan olmadan önce laiklik karşıtı söylemleri olduğu iddiası konusunda) Şimdi ben böyle sözlerin söylendiğini falan kabul etmiyorum. Kaldı ki, ben o zaman dokunulmaz değildim. Bu dedikleriniz bu ülkenin bağımsız yargısınca değerlendirilebilirdi. Kendinizde değilsiniz siz.

EL KADI'YA PARAM KADAR KEFİLİM: (Hikmetyar'ın önünde diz çöken Cumhurbaşkanı olmamalıdır, sözünü yanıtlarken): Bu ülkeye Hikmetyar geldiği zaman buraya bir başbakan olarak geldi ve devlet davetiyle geldi. Bilmeden konuşma. O zaman bildiğiniz gibi SSCB'ye karşı verilen o mücadele için takdir ediliyordu.
Ben Kaide'ye destek vermişim. (Kaide değil El Kadı sesleri). Sayın Baykal o zaman El Kadı deseydi, niye Kaide diyor? Ben Yasin El Kadı'yı tanıyorum. Kendisine inanıyorum, güveniyorum, param kadar da kefilim. Tamam mı, bu kadar.
TERBİYE DAHİLİNDE KONUŞUN: Bakın terbiye dahilinde konuşun. Tanımadığımız, bilmediğiniz bir insan (El Kadı) için terörist ifadesini kullanamazsın o kadar. Ben tanıdığım, bildiğim Türkiye ve Türk sevdalısı olan bir insan için bunu söylerim. Çünkü tanıyorum, kendisine inanıyorum. Belki BM'nin her gönderdiği o tür listede olan isimler terörist mi? Çok ayıp.
CAHİL BAYKAL: Sayın Baykal, siz bir imar planı nasıl hazırlanır, bunu bilmeyecek kadar da cahilsiniz. Plan başka bir şeydir, proje başka bir şeydir.
TEESSÜF EDERİM: "Başörtüsü sadece saçları örten bir örtüdür, başörtüsü eşlerin ayıplarını örtmeye yetmez" ifadesini kullandınız. Ben merak ediyorum, acaba şu son zamanlarda grubunuza davet ettiğiniz başörtülü sevgili vatandaşlarımızı x-ray cihazından geçirmek suretiyle mi içeri alıyorsunuz, hangisinin ayıbı var, hangisinin ayıbı yok, bunları bu şekilde mi içeri alıyorsunuz, teessüf ederim size.
KRİZ TÜCCARI: Demokrasiden, laiklikten, sosyal ve hukuk devletinden kim rahatsız olabilir? Onlar kriz tüccarıdır.
BENİM YANIMDA MIYDIN YAHU: Sayın Baykal Kıbrıs görüşmelerini yaparken yanımda mıydın yahu? Ne konuştuğumu nereden biliyorsun? Benim altında imzam olan bir tane belge yok. İletişim kanallarınızı doğrultun, yanlış konuşuyorsunuz.

Atatürk'ten 'anasır-ı İslamiye' alıntısı

Erdoğan, bütçenin tümü üzerindeki kapanış konuşmasını Atatürk'ten yaptığını vurguladığı alıntılarla noktaladı. Atatürk'ün 1 Mayıs 1920'de Meclis'te ortak paydanın "İslam" olduğu mesajını verdiğini belirten Erdoğan, şu alıntıyı okudu:
"... Meclis-i âlinizi teşkil eden zevat yalnız Türk değildir, yalnız Çerkes değildir, yalnız Kürt değildir, yalnız Laz değildir. Fakat hepsinden mürekkep (oluşan) anasır-ı İslamiye'dir (İslam unsurlarıdır), samimi bir mecmuadır (toplanmadır)."
Erdoğan, bu alıntılardan sonra Baykal'a dönüp "Sen niye alkışlayamıyorsun?" diye seslendi. CHP'liler ise sıralara vurarak Erdoğan'ı protesto ettiler.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious