Erdoğan: AK Parti hiçbir gerilimin tarafı olmadı

Erdoğan: AK Parti hiçbir gerilimin tarafı olmadı.8935
  • Giriş : 21.03.2008 / 12:02:00
  • Güncelleme : 21.03.2008 / 12:13:24

Erdoğan: 'AK Parti bugüne kadar hiçbir aşırılığın ve gerilimin tarafı olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır'

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, demokrasilerde meşruiyetin kaynağının millet olduğunu ve temel erklerin millet adına yetki kullandığını da söyledi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, memleket sevdalıları olarak sabırla, sağduyuyla, metanetle yollarına devam ettiklerini belirtti.

Türk milletinin çağdaşlaşma hedeflerini gerçekleştirmek için, milletle el ele, gönül gönüle medeniyet yoluna çıktıklarını kaydeden Erdoğan, bu yolda güçlüklerle, zorluklarla karşılaşabileceklerini dile getirdi.

Uzun ince bu yolun sonunun aydınlığa çıkacak olmasına dair inançlarının tam olduğunu vurgulayan Erdoğan, azim ve kararlılıklarının ilk günkü kadar güçlü, hizmet aşklarının da ilk günkü kadar canlı olduğunu ifade etti.

Gönüllerinde millete hizmet dışında bir murat, bir gaye taşımadıklarını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Çünkü biz bütün zorlukların sonunda bir kolaylığın, bütün darlıkların sonunda bir genişliğin olduğuna inanıyoruz. AK Parti kendi siyasetini daima ülkemize hizmetleriyle, ülke için ürettiği katma değerle tamamlayan bir partidir. AK Parti bugüne kadar hiçbir aşırılığın, hiçbir gerilimin tarafı olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır.

AK Parti kurulduğu günden beri toplumsal merkezin partisidir. 70 milyon insanımızı aynı samimiyetle kucaklayan bir Türkiye partisidir. Demokrasiye mesafeli olanlar, halka mesafeli olanlar bizi anlamakta güçlük çekebilirler. Onlar hesaplarını yaparken Türkiye'nin kazanımlarını, Türkiye'nin birikimlerini hesaba katmayabilirler. Onlar hesap yaparken Türkiye'nin dününü, bugününü, yarınlarını düşünmeyebilirler. Değiştiremeyeceğimiz kadar kemikleşmiş önyargılara sahip olabilirler. Ama biz ülkemize, bu millete, bu topluma, hizmete kendini adamış siyasi kadroyuz.

HUKUK DEVLETİNİN ÇETELERDEN ARINMASI

Birileri, ülkenin itibarının yükselmesini, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini, hukuk reformlarıyla hem vatandaşın hem devletin güçlenmesini siyasetin normalleşmesini, krizlerin bitmesini, milli gelirin, ihracatın, üretimin artmasını, enflasyon ve yüksek faiz ateşinin sönmesini önemsiz bulabilir.

Adaletin sağlanmasını, şehirlerimizin köylerimizin mamur hale gelmesini, cumhuriyetimizin muasır medeniyet hedeflerine yaklaşmasını, dünyadaki rekabet gücünün artmasını, Türk lirasının değerinin, Türk milletinin saygınlığının, toplumsal dayanışmanın güçlenmesini, hukuk devletinin çetelerden arınmasını önemsemeyebilir. Bazılarının cumhuriyetimizin yüzüncü yılına güçlü bir demokrasi, güçlü bir ekonomi ile hazırlanmak gibi bir derdi olmayabilir. Ama biz Türk milletinin hukukunu korumak için bu hedefimizden geri doğru bir tek adım atmayacağız.

Biz, sorumlu siyaset diyerek yola çıktık. Sorumluluk duygusundan hiçbir zaman uzaklaşmayacağız.''

''SİYASİ VE HUKUKİ MEŞRUİYETİ HER ŞEYİN ÜSTÜNDE TUTTUK''

Parti ve hükümet programlarının açık ve şeffaf olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, neler yapıldığının hesabının millete her gün verildiğini ifade etti. Hükümetin yaptıklarını da yapamadıklarını da ''halkın gün be gün değerlendirdiğini'' kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''Bizim odaklandığımız şey şudur: Ülkemize hizmettir. Halkımıza hizmettir. Bizim odaklandığımız tek yer, ülkemizin itibarını, demokrasimizin saygınlığını yükseltmek, halkımızın ekmeğini, aşını büyütmektir.

Bizi oy veren, oy vermeyen 70 milyon insanımız da aynı amaca kilitlenmiş, aynı hedefe gönül vermiştir. AK Parti kurulduğu günden bu yana siyasi ve hukuki meşruiyeti her şeyin üstünde tutmuştur. Demokrasilerde meşruiyetin kaynağı millettir. Temel erkler millet adına yetki kullanır. Siyasi partiler, milleti, doğrudan milletten aldığı yetkiyle temsil ederler. AK Parti olarak biz milletimiz adına siyaset yapıyoruz. Her konuşmamızın özü, özeti 70 milyona hizmettir. Bu yola böyle çıktık.

5 yıllık hükümet icraatları da göstermiştir ki bizim siyasi anlayışımızda 'öteki' yoktur. Hiç kimse, AK Parti'nin zümre siyaseti yaptığını, bölge siyaseti yaptığını, mezhep ve meşrep siyaseti güttüğünü söyleyemez.

Keza, siyasetimizin temel belirleyeni hiçbir zaman sayısal gücümüz olmadı, olmayacaktır. Ancak, dün (yüzde 34'ün siyasal meşruiyeti nedir?) diye soranlar, yüzde 47'yi görünce şimdi de (çoğunluğun dediği mi olacak?) diyorlar. Tek bir ferdin bile iradesi, tercihi, kanaati bizim için önemlidir. Onun için Türkiye'nin 81 ili bizi kucaklamıştır. Sivas'tan öteye geçemeyenler şimdi kalkıp bunu iddia ediyorlar. Önce siz 780 bin kilometrekarelik Türkiye'nin partisi olun ondan sonra konuşun. 70 milyonun, çeşitli toplum katmanlarının partisi olun ondan sonra konuşun.

Bizim demokrasi anlayışımızda bu var. Bütünü kucaklamak var. 780 bin kilometrekarenin her birimine hizmet götürmek var. Bu anlayışla biz bu yola çıktık. Ne batı dedik, ne doğu dedik, ne kuzey dedik, ne güney dedik. Ne zaman ki Türkiye'nin 780 bin kilometrekaresi çağdaş, modern bir Türkiye'nin tüm imkanlarını yakalar, işte o zaman biz 'evet hedefimize ulaştık' deriz.

''SİYASETİMİZİN ESASI MİLLETİMİZİN HUKUKUNU KORUMAKTIR''

Başbakan Erdoğan, konuşmasında, bazı hukuk fakültelerinin dekanlarının yayınladığı bildiriye de değinerek, ''Ne kadar güzel. Demek iş size de düştü. Şimdi içinizdekileri ortaya koyuyorsunuz'' dedi.

AK Parti'nin, hukukun üstünlüğünü kabullenmiş bir parti olduğunu ve bugüne kadar da böyle geldiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''AK Parti, 2003'den bu yana bu mücadelesini iktidarda bu şekilde sürdürmüştür ve şekilde sürdürmeye de devam edecektir. Bunda kimsenin tereddütü olmasın. Biz gerginliklerin hiç bir zaman ülkemizde tarafı olmadık. Bir şiddet eyleminin içinde AK Parti'yi göremezsiniz, göremeyeceksiniz.

En geniş anlamıyla demokratik mücadele neyse AK Parti bunu yapmanın özlemi, gayreti içerisindedir ve en geniş anlamıyla demokrasi evrensel anlamıyla özgürlükçü bir hukuk bu ülkenin insanlarından, bu halktan esirgenemez. Bunun için siyasetimizin esası milletimizin hukukunu korumaktır. 16 milyon 500 bin seçmen ifadesini kullanırken bunun için kullanıyoruz, kullanmaya da devam edeceğiz. Zira ne bu millet, ne bu devlet sahipsizdir.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious