Erdoğan; 'AK Parti'nin 2 hesabı bulunuyor'

  • Giriş : 18.02.2006 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin biri halka diğeri de hakka olmak üzere 2 hesabının bulunduğunu belirterek, sürekli bu hesabı vermenin muhasebesi içinde olduklarını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, AK Parti Orhangazi ilçe kongresinde yaptığı konuşmada, fona devredilen 22 bankanın Türkiye'ye maliyetinin 50 milyar dolar olduğunu belirterek, "Şu 3 yıl içinde fona devredilen banka duydunuz mu? Duydunuz mu? Duyduysanız evet deyin, duymadıysanız hayır deyin. Türkiye duysun. 22 banka fona devredildi. Bunun Türkiye maliyeti 50 milyar dolar. Bu yaklaşık 70 katrilyon demek. Sevgili kardeşim bu para kimin cebinden çıktı? Bu para fakir fukara, garip gurebanın cebinden çıkmadı mı? Merkez Bankasından karşılıksız para basmıyorlar mıydı? Zamlar bunun için vardı. Bu iktidarda kim vardı? ANAP, MHP, DSP vardı. Bu dönemde oldu bunlar. Bir gecede faizlerin yüzde 8 binlere, yüzde 5 binlere çıktığı günleri unutmayın." dedi.

AK Parti iktidarının bu pislikleri temizlediğini kaydeden Erdoğan, "Şu anda bu partilerin bazılarının başında olanlar var. Genel başkan vekilliği hatta bakanlık yaptılar. O dönemde bu işin ortağıydılar, şimdi temizlik hesabı yapıyorlar, önce siz geçmişinizi temizleyin. Biz Türkiye'yi temizliyoruz. Bugün fona devredilen banka var mı? Yok. Geçmişte zarar eden; Ziraat, Halk Bankası kâr ediyor mu? Ne değişti de kâr ediyor? Dürüst ellere verirsen kâr eder. Unutmayın, iş bilenin kılıç kuşananındır. Eğer gerçekten dürüst olursanız bu işi başarırsınız. Dürüst olmazsanız bu işi başarmanız da mümkün değil. Dürüstlük ağır bastığında bu işi başardık. Yüzde 100'üne hakim olduğumuz da bu iş daha iyi noktalara gelecek. Yine biz geldiğimizde bu ülkede toplanan vergi neredeyse ödenmesi gereken faizlere yetmiyordu. Şu anda toplanan vergilerin yüzde 38'i faiz ödemelerine gidiyor, kalanıyla da yatırımları yapıyoruz. Biz göreve geldiğimizde iç borçlanma faizi yüzde 69'du şimdi yüzde 13.5. Aradaki fark yüzde 56. Bununla birlikte biz yüzde 80 civarında kazanım elde ettik. Deniyordu ki efendim fakir fukaradan alıyorsunuz vergiyi zenginden almıyorsunuz? Devlet tahvili satışlarında stopaj olarak yüzde 15 vergi almaya başladık. Bu iç borçlanmada da yüzde 13 buçuk luk faizin yüzde 11'e inmesi demek. Bunu artık görelim." şeklinde konuştu.


"SAĞLIK KENTLERİ KURACAĞIZ"


Eğitim ve sağlıktaki yeni atılımları anlatan Erdoğan, derslik ihtiyacını karşılamak için bina kiralama yoluna gideceklerini belirterek şunları kaydetti: "Eğitimde hızlı adımlar atıyoruz. Aramızda müteahhit arkadaşım varsa dinlesin. Orhangazi'de herhangi bir ihtiyaç olan yere kalkar bize okul yapar, dayar döşer. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, o okulu kiralarız. Yer vereceğiz, proje verceğiz, o yapacak. Biz yatırım yapmayız, kiracı oluruz. 20 yıllığına, 10 yıllığına anlaşırız. Mesele ne biliyor musunuz, işe hız kazandırmak. Türkiye genelinde istiyoruz ki derslik açığımız kalmasın, sınıflarda 60 -70 kişi okumasın. Hatta iki değil tekli tedrisada geçelim. Yani yavrularımızı sabahın erken saatinde okula göndermeyelim. Gecenin geç saatinde ne oldu diye endişe içinde beklemeyelim. Talepler var, bu yaygınlaşacak. Türkiye genelinde büyükşehirlerden başlamak üzere öncelikle sağlık kentleri kuracağız. Bunun yatırımını devlet olarak biz yapmayacağız. Bunun için ulusal ya da uluslararası yatırımcı bulacağız. Biz araziyi vereceğiz. 1 buçuk, 2 milyon metrekarelik bir alan büyük birkonsepti oturt diyeceğiz. Vatandaşımız girdiği zaman A'dan Z'ye herşey yapılabilecek. Belli yasaların tanzimi gerekiyor. Yabancı doktoru mevcut kanunlarla istihdam edemiyoruz. Türkiye'de yabancı doktor da istihdam edilebilmelidir. Türk doktoru başka ülkelerde istihdam edilebiliyor mu? Binlerce, onbinlerce hastamız yurtdışına gidiyor mu? Gidiyor. Biz gideceğimize, o buraya gelsin. Yani hizmeti biz ayağa götürelim. Kurumları biz insanımızın ayağına götürelim. Bu bir bakıştır, bu bir anlayıştır. Sağlık da bu süreç hızla devam ediyor. Yüksek maliyetler var farkındayız. Genel sağlık sigortasını başarabilirsez her doğan 18 yaşına kadar sigortalı olacak. Babası ister sigortalı olsun, olmasın sigortalı olacak. Komisyonlarda bazı engellemeler yapılıyor. Engellemeleri inşaallah aşarız. Aşamazsak size şikayet ederiz."

Türkiye genelinde, 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası başlattıklarını, okula gönderilmeyen 700 bin çocuğun 175 binini okula başlattıklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, yoksulluk bahanesini yaptıkları yardımlarla ortadan kaldırdıklarını kaydederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yoksulluk bahane mi değil, bu bahaneyi ortadan kaldırdık. İlköğretimde erkek öğrencilere 17, kızlara 22, lise de erkeklere 28, kız öğrencilere 39 milyon Türk Lirası vereceğiz dedik. Parayı kime vereceğiz? Pozitif ayrımcılık yaptık bu paraları annelere vereceğiz dedik. Kaç çocuğu olursa olsun, bu para hepsinin hakkıdır. Bu para nereden? Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfından. Aynı zamanda lise öğrencilerine 45 milyon lira da burs veriyoruz. Bununla da kalmadık. Üniversiteli gençliğe sesleniyorum. Biz göreve geldiğimiz de 45 milyon lira burs alıyorlardı. Şimdi 130 milyon lira veriyoruz. Kredi Yurtlar Kurumu'nda kalan öğrencilere bedava sabah kahvaltısı ve akşma yemeği de veriyoruz. Bitmedi. İlköğretimde kimi zaman kitap bulunamıyordu. Şimdi çocuklarımız kitaplarını okullar açıldığında sırasının üzerinde buluyor. Bu uygulamayı liseler içinde önümüzdeki yıldan itibaren uyguluyoruz. Demokratik laik sosyal hukuk devleti olmanın gereği budur. Biz teksir kağıtları ile basılmış notlarla öğrenim yaptık. Üst sınıftaki abilere gider yalvarırdık, teksir notlarını parayla bize vermeleri için. Yine de vermezlerdi. Biz öyle geldik öyle yetiştik istiyoruz ki bu olmasın bizim yaşadıklarımızı onlar yaşamasın."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious