Erdoğan Başbakan mı Padişah mı?

  • Giriş : 19.12.2006 / 00:00:00

CHP Ahmet Ersin, bütçe görüşmelerinin yapıldığı Meclis Genel Kurulu'da Başbakan Erdoğan'ın "Haremimize girdiler" sözünü eleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Haremimize girdiler'' sözünü eleştirerek, ''Cumhuriyet Türkiyesinde 'haremlik' diye bir kavram yok. Başbakan bu söylemiyle 100 yıl geride kaldığını ortaya koyuyor. Başbakanın, Atatürk Cumhuriyetinin Başbakanı mı yoksa Türkiye'nin padişahı mı olduğu konusunda kafasının karışık olduğunu düşünüyorum'' diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Özürlüler İdaresi, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçelerinin görüşülmesine devam ediliyor. CHP Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Türkan Miçooğulları, bütçeden Özürlüler İdaresi Başkanlığına ayrılan payın artırılması gerektiğini söyledi. Bu kurum için bütçeden ayrılan payın 2006'da 2005 yılına göre azalma gösterdiğini ifade eden Miçooğulları, ''2006 bütçesinde ayrılan pay geçen yıla göre 111 bin YTL daha düşüktür'' dedi.

Miçooğulları, Hükümetin özürlüler İdaresi Başkanlığının bütçesinde tasarruf yaptığını ileri sürerek, ayrılan kaynakların kullanılmadığını, mal ve hizmet alımı yapılmadığını öne sürdü. ''Sosyal devlet ilkesi ne yazık ki AKP'de büyük zaafa, erozyona uğratılmıştır'' diyen CHP'li Miçooğulları, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'ya, ''Bu bütçe özürlüler için yeterli midir?'' diye sordu. Türkan Miçooğulları, Türkiye'de, 30-35 özürlüye bir bakıcı düştüğünü, bunun da Avrupa ortalamasının üzerinde olduğunu kaydederek, ''Zeytinciliğin sorunlarını araştırmak için yaptığımız gezide bir vatandaşın, 'zeytinin karası, ekmeğimizin parası, AKP'ye verdiğimiz oy yüreğimizin yarası' pankartı açtığını gördüm. Özürlüler merak etmesin, bir yıl sonra CHP'nin yapacağı bütçe, özürlülerin sorunlarını çözecektir'' diye konuştu.

''344 MİLLETVEKİLİ NEREDE?''

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin de Genel Kurul salonunda, 18 bürokrat bulunmasına rağmen, sadece 11 milletvekilinin bulunmasının AK Parti'nin bütçeye verdiği önemi gösterdiğini ifade etti. Ersin, ''Salonda 11 milletvekili var. 344 milletvekiliniz nerede?' diye sordu. 20 milyondan fazla kişinin yoksul, milyonlarca insanın işsiz olduğu ülkede aile bütünlüğünü korumanın zorluğuna işaret eden Ersin, ekonomik zorlukların aile içindeki sevgi ve saygıyı da azalttığını kaydetti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Haremimize girdiler, asıl siz kendi hareminize bakın'' dediğini anımsatan Ersin, şöyle konuştu:

''Cumhuriyet Türkiyesinde 'harem' yok. Anne, baba ve çocuklardan oluşan aileler var. Sayın Başbakan bu söylemiyle 100 yıl geride kaldığını ortaya koyuyor. Padişahların eşler ve cariyelerinden oluşan haremleri vardı. Ama onlar padişahlık dönemindeydi. Cumhuriyet Türkiyesinde 'haremlik', 'harem' diye bir kavram yoktur. Maalesef Sayın Başbakanın, Atatürk Cumhuriyeti'nin Başbakanı mı yoksa Türkiye'nin padişahı mı olduğu konusunda kafasının karışık olduğunu düşünüyorum. Bu konuda asıl tepkiyi kadın ve aileden sorumlu devlet bakanından beklerdik.''

TARTIŞMA

CHP'li Ersin, sözünü tamamlayamadan konuşma süresinin dolması nedeniyle mikrofonu otomatikmen kapandı. Ersin, mikrofon kapalı iken, Başbakan Erdoğan'a yönelik, ''Bu mantıkla, anlayışla Atatürk Cumhuriyeti'nin Başbakanı olamazsın'' sözlerini sarfetti. AK Parti'li milletvekilleri, ''Ne biçim konuşuyorsun?'', ''Sözünü geri al'' şeklinde laf atarak, Ersin'e tepki gösterdiler. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un da sözünü geri almasını istemesi üzerine, Ersin, ''Hangi sözümü geri alayım'' dedi. Ahmet Ersin, Yakut'un, ''Son söylediğiniz sözleri geri alın'' sözlerine, ''Mikrofonu açın bir daha söyleyeyim'' karşılığını verdi, ancak Başkanvekili Yakut mikrofonu tekrar açmadı ve konuşması için CHP İstanbul Milletvekili Zeynep Damla Gürel'e söz verdi.

CHP'li Gürel, ''2 milyon YTL'lik bütçeyi kadına karşı yapılmış bir ayıp olarak görüyorum'' dedi. Töre cinayetlerine maruz kalan kadınların sorunlarının bu parayla çözülebileceğine inanmadığını ifade eden Gürel, Bakan Çubukçu'ya, ''Pozitif ayrımcılığı destekliyor musunuz, desteklemiyor musunuz?'' diye sordu. Temsilde cinsiyet eşitliği sağlanmadan kadın-erkek eşitliğinin sağlanamayacağını savunan Gürel, ''Kadına ayrı parkların açılmasını durdurun. Partinizde eşine şiddet uygulayanları cezalandırın'' diye konuştu.

''YASA, HİLKAT GARİBESİ HALİNE GELDİ''

CHP Kocaeli Milletvekili İzzet Çetin de grubunun görüşlerini dile getirirken, sosyal haklar konusunda çalışma yaşamının, belirsizlik ve kaos ortamı içinde olduğunu öne sürdü. Çetin, Anayasa Mahkemesinin bazı maddelerini iptal ettiği sosyal güvenlik reformuna ilişkin yasada, başta sivil toplum örgütleri olmak üzere herkesin görüşlerinin alındığı söylenmesine rağmen, bunun yapılmadığını iddia etti. ''Yasa bir ucube olarak çıkmıştı, mahkemenin iptal kararından sonra hilkat garibesi haline geldi'' diyen Çetin, sendikaların kurumlarda örgütlenmelerine engel olunduğunu kaydetti.

CHP Ankara Milletvekili Bayram Meral ise şu anda işsizliğin yüksek, esnafın perişan, emeklinin ucuz ekmek kuyruğunda olduğunu bildirdi. 731 bin esnafın işyerini kapattığını, 2005'te 3 bin 900 vatandaşın intihar ettiğini, 2006 yılının ilk 9 ayında bin 610 cinayet işlendiğini, 112 bin hırsızlık olayının olduğunu ifade eden Meral, devlet için önemli olan bazı kamu kuruluşlarının da özelleştirilmek istendiğini söyledi.

''Yabancı sermayeye bel bağladınız. O sermaye ülkenin neresinde yatırım yaptı bugüne kadar?'' diye soran CHP'li Meral, yıllık karı 3.5 milyar dolar olan Türk Telekomun 5 yıl taksitle, 6.5 milyar dolara satıldığını ileri sürdü. ''Halk Bank, Ziraat Bankası ve THY'nin de birilerine yağma ettirileceğini'' savunan Meral, ''Belki adamları da hazırdır'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious