Erdoğan: Çarçur edilmesine izin vermedik

Erdoğan: Çarçur edilmesine izin vermedik.39940
  • Giriş : 29.05.2007 / 14:39:00

Erdoğan, devletin imkanlarının çarçur edilmesine izin vermediklerini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, Bilkent Otel'de Sayıştay'ın kuruluşunun 145. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen toplantıda bir konuşma yaptı.

Göreve geldiklerinde Türkiye'nin IMF'ye borcunun 23.5 milyar dolar olduğunu, şu anda bunu 9 milyar dolara düşürdüklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Göreve geldiğimizde Merkez Bankası'nın döviz rezervi 26 milyar dolardı. Ama şu anda Merkez Bankası'nın döviz rezervi, altın hariç, 65 milyar dolar olmuştur. Eğer bu imkana kavuşmamış olsaydık şu Mayıs-Haziran krizinde çok büyük bir darbeyi, 90 krizlerinde veyahutta 2000-2001 krizlerinde yaşadığımız gibi yine yaşardık. Fakat şimdi ayak yere sağlam basıyor. Ekonomide şimdi ayak yere sağlam bastığı içindir ki ciddi rahatsızlık yaşamadık. Kaldı ki petrolün varili 22 dolar civarındaydı, şimdi 70 dolara ulaştı.''

Tüm kamu kuruluşlarının nakit hareketlerini, borçlanma isteğini izleme gibi tedbirleri olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, sözlerinde durduklarını ve devletin imkanlarının çarçur edilmesine izin vermediklerini söyledi. Erdoğan, ''(Devletin malı deniz) demedik. Hassasiyetle işin üzerine gittik. Çok şükür bu programımızdan azami ölçüde de verim aldık'' diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'de onlarca yıl sonra ilk kez kendi dönemlerinde bütçenin fazla verdiğini belirterek, mücadelelerinin temelini yolsuzluk, yasaklar ve yoksullukla mücadelenin teşkil ettiğini ifade etti.

Demokratikleşme ve şeffaflaşma konusunda attıkları adımların da ekonomik gelişmeye, sinerjiye çok ciddi katkılar sağladığını belirten Erdoğan, hükümetlerinden önce kamu kaynaklarının kullanımı konusunda çok ciddi sıkıntılar yaşandığını, merkezi bütçenin her ay, her yıl açık verdiğini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, kamu ve özel sektördeki yolsuzlukların hem Türkiye'nin kaynaklarını heba ettiğini, hem de yatırımı, üretimi adeta baltaladığını ifade etti.

1998-2002 yılları arasında 21 bankanın battığını anlatan Erdoğan, bunun faturasını milletçe herkesin ödediğini söyledi.

Ziraat ve Halk bankaları ile Vakıfbank'ın geçmişte görev zararı yaşadıklarını anlatan Erdoğan, ancak şu anda Ziraat Bankası'nın Avrupa'nın en güçlü bankalarından birisi haline geldiğini, Halk Bankası'nın durumunun da iyi olduğunu söyledi.

''Göreve geldiklerinde Halk Bankası'nın değerinin 500-600 milyon dolar olduğunu'' belirten Erdoğan, ancak geçenlerde bu bankanın yüzde 25'inin 1.8 milyar dolara satıldığını anlattı.

-''MALİ DİSİPLİNE DİKKAT EDİLDİ''-

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bu, bir gerçeği ortaya koyuyor. Buralara durup dururken gelinmedi. Bütün bu ekonomik programa, bu mali disipline dikkat edilerek gelindi. Ve bu söz konusu o batık bankaların borçları yani onlarca milyar dolar tümüyle devletin sırtına yüklendi. Ancak biz hükümet olarak geçmişteki o kötü yönetimlerin vatandaşın sırtına yüklediği yükleri bir bir ortadan kaldırdık, tasfiye ettik. Batık bankaların ülkemizi zarara uğratmasına fırsat vermedik. Batık bankaların da yakasına yapıştık. Görev zararı diye adlandırılan zararın tazmin edilmesi için gereken tüm girişimleri başlattık. Tabii ortada ne bulursak onlara yüklendik. Onları sürekli olarak tahsil etmenin gayreti içinde olduk. Bu sayede milyarlarca doların tahsilini gerçekleştirdik.''

Göreve geldiklerinde öncelikli hedeflerinden birinin de kamu kaynaklarının idareli ve verimli kullanımı için gerekli adımları atmak olduğunu anlatan Erdoğan, bu amaçla yaptıkları ilk icraatlardan birinin milletvekili lojmanlarının boşaltılarak satışa sunulması olduğunu kaydetti.

Erdoğan, devlette şeffaflaşmak esasına dayalı bir düzenleme yaptıklarını ve bu dönemde tasarruf tedbirlerinin ağırlık kazandığını anlatarak, ''Ama bu arada çok daha önemli bir adım attık. O da neydi? Türkiye adeta bir bakanlıklar silsilesi haline gelmişti. Biz 13 bakanlığı lağvederek bakanlık sayısını 35'ten 22'ye indirdik. Devletin kasasına bir kalemde katrilyonlar kazandırdık. Kamu idarelerinin zorunlu olmayan harcamalarına son verdik. Bürokratik işlemleri azalattık. Şirket kurma süreleri kısaldı. İşlem sayısı azaltıldı'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, kendilerinden önce Türk lirasının sıfırlarla dolu bir banknot haline getirildiğini, değerinin korunmadığını kaydetti.

-''ENFLASYON ÇATLADI''-

Liradan 6 sıfırın atılması sürecinde bazı kesimlerin ''enflasyon patlar'' dediğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

''Biz 6 sıfır attık. Enflasyon patlamadı, tam aksine çatladı. Ve enflasyonu 30'lu rakamlardan tek haneye indirdik. Bunlar ülkemizin gözleri önünde cereyan eden hadiseler. İş bilenin kılıç kuşananındır. Enflasyon faizle ters orantılı mı, doğru orantılı mı? Bizim tezimiz, doğru orantılı. Ve şu anda bunun neticelerini alıyoruz. İnanıyoruz ki enflasyonda bu tek haneli rakamlardan bir daha çift haneli rakamlara çıkmayı düşünmüyoruz.''

Erdoğan, Türkiye'de ilk defa ilaçta yüzde 80'lere varan indirimler yaptıklarını ve kamu ilaç harcamalarında yıllık 900 milyon dolarlık tasarruf sağladıklarını bildirdi. Erdoğan, 59. hükümetten önce yüzde 90 olan kamu net borç stokunun milli gelire oranının Maastrich kriterlerini yakalayacak düzeye geldiğini ve Türkiye'nin borç yükünün azaldığını kaydetti.

Erdoğan, borç ödemelerine ayrılan kaynak oranının azalmasıyla da hizmet imkanlarının arttığını belirtti.

Türkiye'nin faiz ödemelerinde de yeni bir döneme girdiğini ifade eden Erdoğan, ''Güçlü devlet olması sebebiyle de artık dünya faiz oranlarına doğru yönelen bir Türkiye... Türkiye'nin inşallah kaynakları faizlere eskisi gibi gitmeyecek. Ve Türkiye demokratikleşme yolunda, adalet yolunda, kalkınma yolunda hızla sorunlarını çözerken, hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Adaletin tecellisi için çalışan bütün kurumlarımıza ve Sayıştay Başkanlığımıza teşekkür ediyorum'' diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious