Erdoğan duygu yüklü bir konuşma yaptı

  • Giriş : 01.07.2006 / 00:00:00

Başbakan Erdoğan, "Bazı ülkelerde acılar yaşanırken, diğer ülkelerdeki insanların huzurunda bir şeyler eksilecektir" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Glokalizasyon Konferansı'nda konuşan Başbakan Erdoğan, ''Addis Ababa'da milyonlarca çocuk ölümü beklerken, Telafer, Kerkük acı çekerken, Gazze alev alev yanarken Ankara'da, Londra'da, Paris'te Washington'da insanların huzurundan mutlaka bir şeyler eksilecektir'' dedi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde ''The Glocal Forum'' tarafından düzenlenen 5. Glokalizasyon Konferansı'nda söz alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bu toplantıda insanlığın ortak meselelerinin ele alınacağını belirterek artık dünyada hiç kimsenin sorunlara sadece kendi şehri ve ülkesini düşünerek bakamayacağını söyledi

Haritada sadece kendi şehrini görmenin, kendi ülkesinin imkan ve kaynaklarını düşünmenin artık yeni dünya anlayışında mümkün olamayacağına işaret eden Erdoğan, evrensel sorumluluğun da bunu gerektirdiğini ifade ederek şunları söyledi: "Türkiye olarak medeniyetlerin çatışmasının değil, barışın egemen olduğu, farklı kültürlerin özellikle birbirini desteklediği ve birbirleriyle zenginleşerek bir arada yaşadığı bir dünya için var gücümüzle çalışıyoruz. Son yıllarda, özellikle 11 Eylül'den sonra yaşadığımız gelişmeler, medeniyetler ittifakına olan ihtiyacı her geçen gün biraz daha ortaya koymaktadır. Addis Ababa'da milyonlarca çocuk ölümü beklerken, Telafer, Kerkük acı çekerken, Gazze alev alev yanarken Ankara'da, Londra'da, Paris'te Washington'da insanların huzurundan mutlaka bir şeyler eksilecektir " dedi.

Bunun görmezlikten gelinemeceğini ve küreselleşen bir dünyada yaşadığımızı söyleyen Erdoğan " Öyleyse adaleti, refahı, mutluluğu, barışı insan hak ve hürriyetlerini, insanca yaşamayı talep ederken, bunu bireysel, lokal olarak asla düşünmemeliyiz. Tüm insanlık için talep etmeliyiz. Bu konuda ne dil ayrımı yapabiliriz, ne din ayrımı yapabiliriz, ne kültür ayrımı yapabiliriz, ne insanların zenginliği, fakirliği noktasında ayrım yapabiliriz, ne de insanları siyah-beyaz diye bir ayrıma tabi tutabiliriz " şeklinde konuştu.

"BİR ŞEHRİN İÇİNDE YAŞAYANLAR O KENTİN RUHUNU OLUŞTUR"

Konuşmasında yerel yönetimlerin önemine değinen ve Türkiye'nin özeti olarak görülebilecek İstanbul'un belediye başkanlığını yürüttüğünü ve tecrübelerini paylaşmak istediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, bir şehrin içinde yaşayanların o kentin ruhunu oluşturduğunu kaydetti.

Demokrasinin beşiğinin ve medeniyetin kaynağının şehirler olduğuna dikkat çeken Erdoğan, şehir yönetiminin demokrasi ve medeniyetle eş anlamlı olduğunu söyledi. Şehir yönetiminde demokrasi anlayışının en iyi şekilde oturtulması gerektiğine ve tepeden inme bir şehircilik anlayışının yanlış olduğuna dikkati çeken Erdoğan, hükümet olarak gözlerini tek tek noktalar olarak şehirlerden asla ayırmadıklarını belirtti.

Erdoğan, mahalli idarelerin öneminin her geçen gün arttığına işaret ederek, daha etkin ve verimli bir yönetimin nasıl gerçekleştirileceği konusunun yerel yönetim anlayışında önem kazandığını belirtti. Demokrasisi gelişen bütün ülkelerde merkeziyetçilik ile yerel yönetimler arasında gerilimli bir alan olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, merkeziyetçi devlet geleneği ve bunun ürettiği zihni yapıyı değiştirmenin, hiç de kolay olmadığını söyledi. Erdoğan, yerel yönetimlerin sistem içindeki ağırlığının artırılması yönündeki gayretlerin bugüne kadar neticeye ulaşmasını, bu zihniyetin engellediğini belirterek, şunları kaydetti: "Merkeziyetçi gelenekten kaynaklanan bu zihni yapı içinde yerel yönetimlere, dolayısıyla halka hep şüpheyle bakılmıştır. Zaten demokrasiye geçiş sürecinin sıkıntısı da buradadır. Halka güven duygusunun zayıf olmasındadır. Yerel yönetimler, uzun yıllar merkezi idarenin taşradaki uzantıları olarak algılanmıştır. Bu yanlıştır. Bu yanlış yüzünden yerel yönetimler asli vasıfları olan mahalli ve idari özerklik bakımından sınırlı birimler olarak kalmışlardır."

Kamu hizmeti kavramının da artık ciddi bir değişim geçirdiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, ''Kalitesi ve sunum şekli tek taraflı olarak kamu otoriteleri tarafından belirlenen, vatandaş tercihlerini dışlayan kamu hizmeti anlayışının'' artık geçerliliğini yitirdiğini belirtti.

Demokratik belediyecilik anlayışı yanında bir şehre ait olmanın bilincini geliştirmek, şehri bütün unsurlarıyla yaşayan canlı bir organizma gibi görmek gerektiğini kaydeden Erdoğan, ''Canlı bir organizma olarak şehrin sahiplerini, yani şehir halkını yönetim ve karar sürecinin en önemli unsuru olarak görmediğiniz müddetçe demokratik bir belediyeciliği hayata geçirmeniz mümkün değildir'' diye konuştu.

Geçen yüzyılın anlayışlarıyla büyüyen ve karmaşıklaşan şehirleri yönetmenin, problemlerini çözmenin artık mümkün olmadığını kaydeden Erdoğan, şehircilik birikiminden yararlanılması gerektiğini, ancak artık yeni atılımlara ve projelere ihtiyaç bulunduğunu belirterek; toplantının yeni projeler üretme ve sorunları çözme noktasında yararlı sonuçlar vereceğine inandığını sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious