Erdoğan: Ekrana çık ve şerefsizim de

Erdoğan: Ekrana çık ve şerefsizim de.11269
  • Giriş : 22.09.2008 / 18:20:00
  • Güncelleme : 22.09.2008 / 18:20:59

Partisinin Kağıthane kongresinde konuşan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin tüm insanlarına çağrı yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Zamanın emanet olduğunu bilen, zamanın en büyük nimetlerden, imkanlardan biri olduğunu bilen, seçildiği mevkilere sınırlı bir süre için seçildiğinin şuurunda olan, halka hesap veren kadroların adresidir AK Parti. Burası çok önemli'' dedi.

Erdoğan, partisinin Kağıthane İlçe Teşkilatı'nın Kağıthane Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 3. Olağan Kongresi'nde yapacağı konuşma öncesinde kürsüye, partililerin ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' sloganlarıyla çıktı.

Kongrenin AK Parti ve Türkiye'ye hayırlı olması dileğinde bulunan Erdoğan, ülkenin her yerinde katıldıkları kongrelerde, açılışlarda bu coşkuyu doya doya yaşadıklarını ve bu heyecanı yüreklerinde hissettiklerini dile getirdi.

''Bu coşkunun kaynağı sizlerin vatan, millet sevgisiyle çarpan kalplerinizdir. Bu coşku ve heyecanın mevkisi sizin tertemiz yüreklerinizdir'' diyen Erdoğan, AK Parti'nin de o temiz yüreklerden çıktığını, kendilerinin de o temiz yüreklere layık olmaya gayret ettiklerini ve 6 yıldır gece gündüz çalıştıklarını anlattı.

Erdoğan, ''Biliyorum ki AK Parti Türkiye'yi sahiplendiği için sizler de AK Parti'yi sahipleniyorsunuz. Biliyorum ki AK Parti Türkiye'nin hukukunu koruduğu için sizler de AK Parti'nin hukukunu koruyorsunuz. AK Parti, Türkiye'yi, AK Parti İstanbul'u, AK Parti Kağıthane'yi mamur hale getirdiği için sizler de bu çatının altındasınız'' dedi.

-''BU KİMLİK TÜRKİYE'NİN KİMLİĞİ''-

Salonda bulunan partililere Türkiye, İstanbul ve Kağıthane adına siyasete yaptıkları katkılar için kendisi ve millet adına teşekkür ettiğini söyleyen Erdoğan, ''Siz sevgili gençler, siz saygı değer hanımlar, beyler, kardeşlerim, bu hareket, sizin hareketiniz. Bu misyon sizin misyonunuz. Bu kimlik sizin kimliğiniz. Bu kimlik Türkiye'nin kimliği'' diye konuştu.

Erdoğan, bu mücadelenin bin yıldır muhabbetle, inançla, sevdayla, akılla, bilimle yoğurulan bu toprakların ruhuna sahip çıkmanın, bu toprağın insanlarına hizmet etmenin mücadelesi olduğunu kaydetti.

Kağıthane Belediyesinin ''Zamanı hizmete dönüştürmek'' şeklindeki sloganını hatırlatan Erdoğan, bu sloganın kendilerinin hizmet felsefesine uygun bir slogan olduğunu vurguladı.

''Bizim üzerimize düşen durmadan, duraksamadan hizmet üreterek ülkemizi kalkındırmak, milletimizin refah seviyesini yükseltmektir'' diyen Erdoğan, tek tek bütün şehirleri kalkındırarak Türkiye'yi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği muasır medeniyetler seviyesine taşımak görevleri bulunduğunu, bu yüzden ''Durmak yok yola devam'' dediklerini söyledi.

-AK PARTİ DÖNEMİ-

Ülkeler, milletler, şehirler arasında kıyasıya bir rekabet yaşanan günümüzde geriye düşmemek için hiç vakit kaybetmeden, imkanları boşa harcamadan ülkeye hizmet etmek zorunluluğu bulunduğunu belirten Erdoğan, Ak Parti'nin kurulduğundan beri Türkiye'nin kaynaklarını Türkiye'ye kazandırma bilinciyle hareket ettiğini kaydetti. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''AK Parti, siyasete bu yeniliği getirmiştir. Zamanın emanet olduğunu bilen, zamanın en büyük nimetlerden, imkanlardan biri olduğunu bilen, seçildiği mevkilere sınırlı bir süre için seçildiğinin şuurunda olan, halka hesap veren kadroların adresidir AK Parti. Burası çok önemli. Yani kendi kendine hesaba çekilmeden hesaba çekmektir. Mesele bu. Ve bizim hesaba çekileceğimiz zamanlar demokrasi uygulamasının da neresidir? İşte sandıklardır. Her sandıklar kurulduğunda hesaba çekiliriz. Ama siyasetçi eğer kendisini sandığa gitmeden önce hesaba çekemiyorsa, çekmiyorsa, evet o zaman siyasette de mezar aynen sandığa gömülürüz. Bunun acı faturaları var mı? Var. Öyleyse bunu bilerek çalışacağız. Bunu bilerek gayret edeceğiz. Ve milletle el ele olacağız. Milletle karşı karşıya olmayacağız. Ha bazen olur ya birileri çıkabilir ama biz ne dedik, 'Sessiz yığınların sesiyiz. Biz kimsesizlerin kimsesiyiz'. Bu dönem açılıp kapanacak olan bir dönem değil, milletimizin makus talihini çevirecek, insanlarımızın yüzünü güldürecek bir dönemdir. AK Parti'nin iktidar dönemi Türk siyasi tarihinde altın bir sayfa, çığır açan bir dönem olarak anılacaktır. Bir değişim, dönüşüm dönemi olarak anılacaktır. AK Parti dönemi bir reformlar, yenilikler, bir ilkler ve rekorlar dönemidir. AK Parti söyledikleriyle yaptıkları uyumlu olan bir siyasi iradeyi Türkiye'ye hakim kılmıştır.''

Erdoğan, kendilerinin bugüne kadar ne aldatan, ne de aldanan olduklarını ve ne söyledilerse bunların tamamına yakınını yaptıklarını söyledi.

Hiçbir zaman yalan ve yanlışla halkı oyalamadıklarını ifade eden Erdoğan, ''Hayallerimiz büyüktü. Biz bu hayallerimizi gerçekleştirme gayreti içinde olduk. İyi yöneltildiği, kaynaklar istismar edilmediği takdirde bu ülkenin büyük potansiyelinin ortaya çıkaracağı, çok büyük işler başarılacağı artık anlaşılmıştır. Gelinen noktadan geriye gidiş olmayacaktır. Türkiye hiçbir kazanımından vazgeçmeyecektir'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, nereden nereye gelindiğini çok iyi bildiklerini ifade ederek, ''Bir bataklıktan ülkeyi çıkarıyoruz. Bir karanlık tünelden ülkeyi çıkarıyoruz. Şimdi gelinen noktada hala karamsarlık tohumları ekmek isteyenler, umutların yeşermesinden rahatsız olanlar var, ama emin olunuz, hariçten okunan gazeller bu gülistanı, bu gül bahçesini harap hale getiremeyecek'' dedi.

-EKONOMİK VERİLER-

AK Parti iktidarı ile birlikte Türkiye'nin büyüme konusunda çok önemli bir istikrar çizgisi yakaladığını ve gayri safi milli hasılanın 5 yılda 3 kat artarak, 230 milyar dolardan 659 milyar dolara ulaştığını dile getiren Erdoğan, ülkenin kalkınmasının bununla ölçüldüğünü, göreve geldiklerinde 79 yıl içinde 36 milyar dolar olan ihracatın geçen ay itibariyle 130 milyar yükseldiğini belirtti.

Erdoğan, ''Türkiye ekonomisini o kırılgan yapıdan kurtarıyoruz. Yel esince bütün dalları kırılan o eski ekonominin yerinde şimdi istikrar ve güven temelinde yükselen bir ekonomi var'' diye konuştu.

Göreve geldiklerinde hazine iç borçlanma vadesinin 9 ay olduğunu, 2007 yılında ise bunun 33,5 aya tırmandığını dile getiren Erdoğan, bunun iç piyasalardaki güvenilirlikten kaynaklandığını söyledi.

Bütün bu rakamların ülkede taşların yerine oturduğunu ve binanın temelinin sağlam bir şekilde atıldığını ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, ''Şimdi bize düşen, binayı bu sağlam temeller üzerine yükseltmektir. Türkiye, dünyanın 17'nci, Avrupa'nın da 6'ncı büyük ekonomisi. İnşallah ülkemizi Cumhuriyet'in 100'üncü yıl kutlamalarında dünyanın 10'uncu büyük ekonomisi haline getireceğiz'' dedi.

-''YILBAŞINDAN İTİBAREN TEKRAR TL'YE GEÇİYORUZ''-

''Türkiye'ye inanmayanlar, milletimize güvenmeyenler bu hedefimizi boş hayalle karıştırıyorlar. Hayır, bu boş bir hayal değil'' diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bu ülkemizin potansiyellerini göz önüne alarak yapılmış bir gelecek planlamasıdır. Türkiye'ye karşı hiçbir rüyası olmayanların, aşkı, sevdası olmayanların, bizim hedeflerimizi gerçek dışı olarak değerlendirmeleri normaldir. 'Enflasyonu tek rakamlı hanelere çekeceğiz. Paranın sonundan 6 sıfırı atacağız, bütün köylerimize yol ve su götüreceğiz, 15 bin kilometre duble yol yapacağız' dediğimizde de bizi hayal kurmakla itham ediyorlardı. Ne oldu? Şimdi duble yollarda neredeyse 10 bin kilometreyi yakaladık. Paradan 6 sıfırı attık mı? Attık. Yılbaşından itibaren tekrar TL'ye geçiyoruz. Enflasyonda tek haneli rakamı yakaladık mı? Yakaladık. Son krizler sebebiyle şöyle bir dalgalanma oldu, ama yine aslına dönecek. Hiç endişeniz olmasın. Ben buradan bir davet yapmak istiyorum.

Ülkemin tüm insanlarına bir davet, bir çağrı yapmak istiyorum. Çünkü bu sorun sadece Tayyip Erdoğan'ın sorunu değil, 70 milyonun sorunu. Hep beraber yapacağız. Mutluluğunu beraber yaşayacağız. Bu başarının altındaki sır nedir derseniz, diyorum ki milletimizin geleceğini kazanma yolundaki azim ve kararlılığıdır. Birlik ve beraberlik içinde ülke sevgisiyle çalışıp çabalamasıdır. Burada iki tane sihirli kelime var. Biri güven, biri istikrardır. Ne olur bu güveni gölgelemeyin, zedelemeyin. Bu istikrara gölge düşürmeyin. 'Biz bu güveni zedelersek, bu istikrarı zedelersek AK Parti'yi seçim sandıklarında mağlup ederiz' derseniz, bundan biz kaybetmeyiz ülke kaybeder, milletimiz kaybeder. Biz ne diyoruz? Milletimiz yeter ki kazansın biz kaybetmeye hazırız. Bunun için de bir ana muhalefete de yavru muhalefete de bir çağrı yapıyorum. Diyorum ki, Allah aşkına Türkiye'ye bizim yapmamız gereken bir proje varsa bize tavsiye edin yapalım. Eğer onu yapmıyorsak bizi o zaman halka şikayet edin. O zaman halkım ne yapar, AK Parti'ye gereken tokadı atar. Ama bugüne kadar bir tane 'Şurası yanlış, bunun doğrusu budur' dediniz mi Allah aşkına? Bir tane gelin, söyleyin. Yok, yok... İşte biz buna üzülüyoruz. Sadece iftira kampanyası.''

-FIRAT'IN DAVETİ-

Erdoğan, salonda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'a yönelik ''iftiralar bulunduğunu'', Fırat'ın, kendisine ''iftira atanları'' televizyona çıkmaya davet ettiğini belirtti. Erdoğan, "Genel Başkan Yardımcım, 'Gel televizyona çıkalım. İspatlarsan siyasetten çekileceğim. İspatlayamazsan istifa etmeni istemiyorum. Çık televizyona de ki, Ben şerefsizim, namerdim, müfteriyim' çağrısı yaptı." Ardından salonda bulunan Fırat'a, "Cevap geldi mi?" diye soran Erdoğan, "Hayır" yanıtı üzerine, "Çünkü CHP'nin karakteri bu. İftira at, tutmazsa iz bırakır. Onlar iftira, biz hizmet ile meşgulüz. Farkımız bu" dedi.

Salonda bulunan Fırat'a, bu davetine yanıt gelip gelmediğini soran ve ''Hayır'' yanıtını alan Erdoğan, ''Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin karakteri budur. Gelemezler. Bunlar sadece 'iftira at, tutmazsa iz kalır' mantığıyla hareket ederler. Ben diyorum ki, AK Parti bünyesinde siyaset yapanlar olarak bu azim ve kararlılığın, birlik ve beraberliğin temsilcisi oldunuz. Türkiye, kalkınma kararını milletimizin bütün fertlerinin ortak iradesiyle vermiştir. Bu karardan dönüş yoktur. Biz iftira ile değil, hizmet ile meşgulüz. Farkımız budur'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın diğer açıklamaları şöyleydi:

Kağıthane çöplükü. Biz Kağıthane'nin çehresini değiştirdik. Paralar millete hizmete akınca yolsuzluğun hortumları kesilince sonuç bu oluyor.

Bunlar iktidara gelince bir tane şehir tiyatrosu açmadılar diyor. Eline gözüne dursun. Haldun Alagaş Spor tesisinin altına en büyük tiyatro sahnesini açtık. Kağıthane'ye şehir tiyatosu açtık.

Korkuları ellerinen bazı şeyler kaçıyor diye korkuyorlar. Korkmayın ya, her şey Türkiye için. AK Parti mi aman haa.. Yok böyle bir anlayış. Bizi takip etmiyorlar. İzlemiyorlar.

550 bin metrekare parke taşı döşediler. Benim vatandaşımın ayakları çamura değmemeli. Şehircilik altyapı ve kültürel mirasa sahip çıkmaktır. Kağıthanede bir açık hava müzesine dönüştürülmüştür. 141 adet tarihi eser kültür mirasları envanterine kaydedildi. AK Parti zihniyeti yok etmez. Korur. Kulağı olanlar umarız bunları duyor, gözü olnalar umarız bunları görmeye gelir.

Bunlar seçimde herkese cumhuriyet altını dağıttı diyorlar. 16 milyon kişiye bir cumhuriyet altını verdi diyorlar. Böyle bir şey olur muı? Ya bunlar hesap bilmiyorlar ya bunlar matematik bilmiyor. 16 milyon kişiye verilecek altının hesabını yapsalar bunu söylemezler.

Bu yapılanlar İstanbul'a aşık olanların işidir. MARMARAY, MARMARAY, MARMARAY yıllardır konuştular. Biz konuşmuyoruz yapıyoruz. 2011 yılında MARMARAY'ın açılışını yapacağız. Daha sonra inşaallah iki tüp tünel daha yapacağız. Bunu başardığımız zaman lastik tekerlekliler de boğazın altından geçecek. Üçüncü olarak üçüncü köprüyü yapacağız. Ve ağır vasıtaları şehir trafiğinden çıkaracağız.

Onlar ilk ve ikinci köprüye de hayır demişlerdi. Ama kullanıyorlar. Şimdi üçüncü köprüye de karşılar ama onun da kullanacaklar. Olsun be. Yanlışın neresinden dönersek kardır. Bizim yanımızda söylemeselerde bu değişim önemli.

Biz bu başarı tablosunu sadece burada görmüyoruz. Tüm Türkiye'de bu tablo var ve bu tablonun ressamı sizlersiniz.

Nasıl ramazana ulaşmışsak Allah'ın izniyle ramazana da ulaşacağız. Bu bayram bizim birlik ve beraberliğimizin bayramıdır. Herkesi kucaklayacağız.

Omurgalı duruşumuzu sürdüreceğiz. Sessiz yığınların sahibi olmak omurgalı duruşu gerektirir.

Şimdi hedefimiz 16 milyon 1, 16 milyon 2,.... 20 milyon. Bu adam adama markajla olur. Yaptıklarımızı tek tek anlatacağız. Şimdi Mart 2009'da yapılacak seçime hazırlanacağız.

HABER 7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*