Erdoğan hocasının elini öptü

Erdoğan hocasının elini öptü.12756
  • Giriş : 15.09.2008 / 14:59:00

Marmara Üniversitesi eğitim ögretim yılı açılışına katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Marmara Üniversitesi'nde okurken hocası olan Orhan Oğuz'un elini öptü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, Marmara Üniversitesi'nin Sultanahmet'teki rektörlük binasında düzenlenen 2008-2009 akademik yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, bugün ayrı bir heyecanı, coşkuyu ve gururu taşıdığını söyledi.

Erdoğan, Anadolu geleneklerinde aşırı bir şekilde el öpme bulunduğunu belirterek, ''El öpmeyi sevmem. '3 kişinin elini öpün' derim. Babanızın, annenizin ve hocanızın.... Bunun dışında asla. Aksi, ifade edemeyeceğim çirkinlikte bir tehlikedir. Çünkü o öz güveni alır götürür. O adeta sizi köleliğe doğru iter. Bu toplum, köleler veya tabulaştırma anlayışının olduğu insanlardan müteşekkil bir toplum olmamalıdır'' diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet döneminde eğitime en büyük yatırımın son 6 yıl içinde yapıldığını bildirdi.

Bundan 27 yıl önce 1981 yılında o günkü adıyla Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun olduğunu hatırlatan Erdoğan, ''27 yıl sonra başbakan olarak mezun olduğum üniversitenin eğitim ve öğretim yılı açılış töreninde bulunmak ve sizlere hitap etmek beni duygulandırdı. Marmara Üniversitesi öğrencisi ve mezunu olmaktan hep gurur duydum. Bundan sonra da gurur duymaya devam edeceğim'' dedi.

Başbakan Erdoğan, bu yıl kuruluşunun 125. yıl dönümü kutlanan Marmara Üniversitesi'nin Türkiye'nin en eski, köklü ve seçkin üniversitelerinden biri olduğunu belirterek, ''başarı dolu yıllar'' diledi.

-EĞİTİME YATIRIM YAPMANIN GEREKLİLİĞİ-
Her açılış töreninde yaptığı konuşmada, ilkokuldan üniversiteye kadar tüm öğrencileri birer Cumhurbaşkanı, başbakan, siyaset ve bilim adamı, sanatçı ve iş adamı adayı olarak gördüğünü ifade ettiğini dile getiren Erdoğan, kendilerinin bu koltuklarda emanetçi olduğunu, günü, saati geldiğinde bu koltukları genç kuşaklara teslim edeceklerini söyledi.

''Geleceğin Türkiye'sinin bugünkünden daha iyi, daha müreffeh ve daha kalkınmış ve ilerlemiş olmasını gerçekten istiyorsak gerçekten arzu ediyorsak bugünden yapmamız gereken en önemli şey, eğitime yatırım yapmaktır'' diyen Erdoğan, 2002 yılında iktidara geldiklerinde eğitimde pek de iç açıcı olmayan bir manzarayla karşılaştıklarını ifade etti.

Erdoğan, okul imkanı olmayan yüz binlerce çocuğun yanı sıra okul imkanı olsa bile okula gidemeyen de yüz binlerce çocuk bulunduğuna işaret ederek, özellikle okula gidemeyen 780 bin kız çocuğunu okula gönderebilmek için bir kampanya başlattıklarını ve şu ana kadar da 300 binini okullu yaptıklarını kaydetti.

Dünya'nın internet aracılığıyla ''küçük bir köy haline dönüştüğünü'' ancak Türkiye'de illerde dahi bilgisayar tuşuna basmamış, bilgisayarla tanışmamış öğrenciler bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, 6 yılda 123 bin yeni dersliği Türkiye'ye kazandırdıklarını, 8 veya daha fazla sınıfı olan tüm okullarda da bilişim teknoloji sınıflarını kurduklarını anlattı.

-OKULLAŞMA ORANI-
Bugün öğrencilerin yüzde 95'inin bilişim sınıflarından, bilgisayarlardan ve hızlı internetten yararlanır duruma geldiğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Biz iktidara geldiğimizde okullaşma oranı yüzde 27 idi. Bugün ise yüzde 36... İddia ediyorum, Cumhuriyet kurulduğu dönemden sonra eğitime en büyük yatırım son 6 yıl içinde yapıldı. Bunu bizden öncekileri eleştirmek için söylemiyorum. Ancak istiyoruz ki bizden sonra bu koltuklara oturacak olanlar bizi bu şekilde anmasınlar. Bugünün öğrencileri yarın bu koltuklara geldiklerinde bizi hayırla ansınlar. Bizim reformlarımızı, yatırımlarımızı, hedeflerimizi daha ileri noktalara taşısınlar. Hükümet olarak da başbakan olarak da bu sorumluluğun bilincinde eğitim ve öğretimi süratle yarınlara taşımanın gayretiyle bu süreci işleteceğiz. Çok yoğun bir şekilde bu konuda çalışıyoruz.''

-DEVLETİN GÖREVİ-
Başbakan Erdoğan, törende yapılan konuşmalarda dile getirilen tespitlere katılmamanın mümkün olmadığını, ama Türkiye'de her şeyi devletten bekleme anlayışının en büyük yanlış olduğunu söyledi.

Erdoğan, devletin düzenleyen, denetleyen, koordine eden bir anlayışla bu işe el atmış olması halinde bugün çok daha ileri mesafelerde olunacağını vurguladı.

Bunu eğitimde ve sağlıkta devreye soktuklarını dile getiren Erdoğan, sağlıkta bu işin sadece devletle yürümeyeceğini ve devlet olarak bu işi koordine edeceklerini söylediklerini kaydetti.

Erdoğan, hizmet alımıyla hem kalitenin yakalanacağını hem de kuyruklardan kurtulunacağını dile getirerek, şöyle dedi:

''Peki bu adımı attık. Bu yasaları çıkardık. İş bitti mi? Hayır, bitmedi. Çünkü bu geçiş henüz daha sağlıklı bir durum arz etmiş değil. Daha eksikler var, ama inanıyorum ki zaman içinde bu eksiklerimizi de gidereceğiz. Şu anda devlet sağlıkta yatırımlardan birçok yerde kurtulmuş vaziyette.''

Başbakan Erdoğan, devletin yatırımlarını özel sektörün ya da vakıfların yatırım yapmadığı yerde yaptığını, dolayısıyla oradaki vatandaşların sorunlarını artık ilkel sağlık ocaklarında değil, bir kaç il atlayarak farklı illere gitmeden kendi ilinde kurulan modern hastanelerde çözebildiğini kaydetti.

-DOKTOR, HEMŞİRE VE EBE AÇIĞI-
Bunların kolay olmadığını dile getiren Erdoğan, bu arada doktor, hemşire ve ebe açıklarının oluştuğunu ve bu konuda da üniversitelerden bu ihtiyaçların giderilmesi talebinde bulunduklarını kaydetti.

Erdoğan, şunları söyledi: ''Bize ne yazık ki bugüne kadar şu cevap verildi; 'Doktor yetiştirmek kolay değil'.... Tabii 'bir inceleyelim' dedik. Nasıl bir iş bu? İnceledik, baktık ki, Almanya'da bir öğretim üyesine düşen öğrenci sayısı 23,7 veya 27,3 ama bize baktık ki 3,7. Bu Allah aşkına iş mi? Bu bahane mi? Bir taraftan 'batı batı' diyeceksin. Ama batı ne yapıyor, biz ne yapıyoruz? Tabii ondan sonra doktor olmuyor. Niye doktor yetiştirilmiyor? 'Hastane yok' diyemezsin. Niye? Çünkü, biz 'bütün devlet hastanelerini, Sağlık Bakanlığının eğitim hastanelerinin hepsini üniversitelerin emrine vermeye hazırız' dedik.''

Yeni açılan üniversiteler içinde tıp fakültesi bulunanlara Sağlık Bakanlığının hastanelerini eğitim için verdiklerini anlatan Erdoğan, ''Diyoruz ki 'alın, yeter ki buralardan yarınların doktorlarını yetiştirelim'. Hepimiz 780 bin kilometre karelik, 70 milyon Türkiye için değil miyiz? Ne gerekiyorsa bunu yapacağız. Hep beraber yapacağız. Birbirimizin önüne duvar çekmenin, set çekmenin ne anlamı var? Birbirimizle dayanışma içinde olmalıyız'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*