Erdoğan: Kimse paraya renk uydurmasın

  • Giriş : 26.01.2007 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ’’Ben hep şunu söylüyorum; para civa gibidir. Kendisi için uygun yeri bulur ve oraya kaçar. Kimse paraya renk uydurmasın’’ dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan, Ak Yatırım tarafından düzenlenen Türkiye Yatırımcı Konferansının kapanışında yaptığı konuşmada, ithalatın ihracattan fazla olmasının bir süredir cari açığa neden olduğunu belirterek, Türkiye’nin ithalatının 29 milyar dolarlık bölümünün enerjiden oluştuğunu bildirdi.

Bu rakamın gerçekten yüksek bir seviye olduğunu ifade eden Erdoğan, makine teçhizat ithalatının 20 milyar dolar olduğunu, sadece bu iki kalemin 49 milyar dolar tuttuğunu, bunun kendi tasarrufları altında olmadığını kaydetti.

Erdoğan, göreve geldiklerinde petrolün varil fiyatının 22 dolar seviyesinde bulunduğunu anımsatarak, bu seviyenin 70 dolarlara ulaştığı hesap edildiğinde ithalat yükünün ne kadar fazla olduğunun anlaşılmasının güç olmayacağını söyledi.

Başbakan Erdoğan, ’’Cari açık konusunu yakından izliyoruz. Yapılması gerekenler hususunda hassasiyetle üzerinde duruyoruz’’ dedi.

Cari açığın finansmanı noktasında önemli kaynaklardan birinin turizm olduğunu ifade eden Erdoğan, bu konudaki hassasiyetlerinin aynen devam ettiğini aktardı.

Geçen yılki turizm gelirlerinde beklenenin elde edilemediğini, Ağustos’ta yaşanan olaylar nedeniyle yüzde 5,5-6 oranında bir düşüş yaşandığını belirten Erdoğan, bunun yanında İstanbul’un yükselişini sürdürdüğünü, cazibe merkezi olmaya devam ettiğini dile getirdi.

Erdoğan, Antalya’nın da aynı şekilde sıçramasına devam ettireceğini belirterek, ’’Attığımız yeni bir adım inşallah Şubat ayı sonunda Uluslararası Turizm Şurasını Antalya’da topluyorum. Neler yapılabileceğini konuşacağız’’ dedi.

-’’PARANIN RENGİ OLMAZ’’-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, göreve geldiklerinde Merkez Bankası rezervlerinin 26 milyar dolar olduğunu, şu anda bu rakamın 61 milyar dolara ulaştığını anımsatarak, ’’Mayıs-Haziran sıkıntısını ciddi boyutta etkilenmeden atlattıysak işte bu Merkez Bankasının duruşunun, gücünün bu noktada olmasından kaynaklanmaktadır’’ diye konuştu.

Göreve geldiklerinde Türkiye’de GSMH’ye borç stokunun oranının yaklaşık yüzde 79 seviyelerinde olduğunu, şimdi bu oranın yüzde 50’lere indiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

’’Ama diyorlar borç miktarı şu. Siz bunu gayet iyi biliyorsunuz. Borcun miktarı değil, senin GSMH’ya oranın nedir yani? Cüsseyle borçlanma... Bu çok önemli. Bunu görmezden gelip halkı bazı manipülasyonlarla nasıl aldatırız, bu gayret içine giriliyor. Anadolu tabiriyle; borç yiğidin kamçısı diyorlar ya, onu bundan dolayı diyorlar. Siz güçlüyseniz bu tür borçlanma olumsuz etki yapmaz. Maastricht kriterlerine baktığınız zaman oradaki parametreye yaklaşıyoruz. Önümüzdeki dönem için bunu rahatlıkla yakalayabiliriz.’’

Son 4 yıl içinde doğrudan yabancı yatırımlarındaki tırmanışa dikkat çeken Erdoğan, 2006 yılında yatırımların 19 milyar doları bulduğunu, 4 yıl öncesindeki 10 yıllık ortalamaların ise 1 milyar dolar olduğunu söyledi.

Erdoğan, doğrudan yabancı yatırımların artmasının Türkiye’nin bir istikrar ve güven ülkesi olduğunu gösterdiğini belirterek, ’’Bu olmamış olsa küresel sermaye buraya gelmez’’ dedi.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

’’Ben hep şunu söylüyorum; para civa gibidir. Kendisi için uygun yeri bulur ve oraya kaçar. Kimse paraya renk uydurmasın. Kimse (Acaba bunun dini ne, milleti ne, bu paranın ırkı ne?) diye sormasın, paranın rengi olmaz. Tutturmuşlar yeşil, yeşil diye. Dolar da yeşil ne yapacaksın? Böyle saçmalık olur mu? Bu dengeyi alt üst ettik, bunları kabul etmiyoruz. Eskiden yabancı sermaye diyorlardı, biz bunun adını küresel sermaye olarak literatüre yerleştirdik. Sürdürülen mali disiplinin sonucu olarak özellikle küresel sermayenin Türkiye’ye girmesi için gerek şahsım gerek bakan arkadaşlarımın ve sivil toplum örgütlerinin uluslararası camiada ciddi mücadelesi oldu.’’

Başbakan Erdoğan, düzenlenen bu toplantının da buna katkı sağladığına işaret ederek, emeği geçenlere teşekkür etti.

-BÜROKRATİK OLİGARŞİ-

Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin makro ekonomideki gelişmelerine paralel olarak yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda da önemli adımlar atıldığını vurgulayarak, ’’Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının çalışmalarına değindi.

Daha önceden Türkiye’de yatırım yapmak isteyen bir girişimcinin aylarca işini kovalamak zorunda kaldığını ifade eden Erdoğan, ’’Bunlar bürokratik oligarşinin neticesiydi, bürokratik oligarşi bundan zevk alıyordu. Bunu aşabilmek için ne yapalım dedik, böyle bir ajansın kurulmasına karar verdik’’ dedi.

Bu ajansın doğrudan kendisine bağlı olduğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

’’Bakan arkadaşlarımın hepsine talimat verdim. Verdiğim talimat şu; (Bu ajansın başkanı, üyeleri benim adıma size geliyorlar. Onun için müsteşarlarınıza talimat verin, engeller çıkarmasınlar, önlerine duvarlar örmesinler. Örüldüğü anda bu konuda hesaplaşmayı ben yaparım) Çünkü bu işin süratlenmesi gerekiyor.’’

Yatırım portalı ile Yatırım Danışma Konseyine de değinen Erdoğan, tüm bu çalışmaların Türkiye’ye sağladığı katkıların artık net bir şekilde görüldüğünü, son yıllarda atılan adımların olumlu sonuçlarının uluslararası kuruluşların çalışmalarına da yansıdığını vurguladı.

Türkiye’nin 2006’da yükselen piyasalar arasında en çok doğrudan küresel sermaye çeken yedinci ülke olduğuna işaret eden Erdoğan, BM Ticaret ve Kalkınma Konferansının açıkladığı 2006 yılı dünya yatırım raporuna göre de Türkiye’nin 35. sıradan 22. sıraya yükseldiğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, gelecek vaat eden ülkeler arasında yer alan Türkiye’de yatırım ortamının iyileştirilmesi konusundaki çabalara aynı hızla devam edeceklerini dile getirerek, şöyle konuştu:

’’Bugün Türkiye uluslararası yatırımcılar için son derece cazip bir ülke haline geldi. İstikrarla büyüyen bir ülkemiz var. Bu daha iyi olabilir mi? Daha iyi olacaktır. Bunun için de biz ülkemizi dünyada bir cazibe merkezi haline getirmenin mücadelesini sizlerle birlikte sürdürüyoruz, sürdüreceğiz.’’

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious