Erdoğan: Oyları doğru yere verin

  • Giriş : 11.02.2007 / 00:00:00

Ç. Rizesporlu futbolcuları F.Bahçe galibiyeti için kutlayan Erdoğan, daha sonra geçtiği Ardeşen'de halktan oylarına sahip çıkmalarını istedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan, vatandaşlardan oylarına sahip çıkmalarını, partilere değil ülkenin geleceğine oy vermelerini isteyerek, ''Oylar yanlış verildiğinde ülkenin geleceği kararır, ama oylar yerinde verilirse ülkenin geleceği aydınlanır'' dedi.

Başbakan Erdoğan, evinin bulunduğu Güneysu İlçesinden öğle saatlerinde ayrılarak, Çaykur Rizespor Mehmet Cengiz Tesislerindeki helikopter pistine geldi. Erdoğan, tesislerde antrenman yapan Çaykur Rizesporlu futbolcuları ve yardımcı antrenör Bülent Albayrak'ı dünkü Fenerbahçe galibiyetinden dolayı kutladı.

Futbolcularla ve teknik heyetle bir süre sohbet eden Başbakan Erdoğan, başarı dileklerini iletti. Erdoğan, daha sonra özel ''OBA'' helikopteriyle Ardeşen'e geldi. Başbakan Erdoğan, Rize'nin Ardeşen İlçesinde Ardeşen Belediyesi'nin yaptırdığı beton santralı, parke fabrikası, kapalı otopark, park, tören alanı, gasilhane, şadırvan ve kültür merkezinin ortak açılış ve temel atma törenine katıldı. Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin eğitimden sağlığa, emniyetten adalete, toplu konuttan ulaşıma kadar her alanda kalkındığını söyledi. Türkiye'nin bütün illeriyle, ilçeleriyle geleceğini inşa ettiğini kaydeden Erdoğan, yarınların şu ankinden daha müreffeh ve daha aydınlık olacağına inandığını söyledi. Türkiye'nin, herkesin beklediği zirve noktalarını yakalayacağını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Milletimizin değişim iradesine, azmine güveniyorum. Türkiye'mizin zengin potansiyeline güvenerek, bunları söylüyorum. Bu ülkenin her şeyi var. Girişimci ruhu var, ilerleme azmi var, dinamik iş gücü var. Ama gördüğünüz şu yeni açılan Ardeşen Hükümet Konağı ne zaman başladı, ne zaman bitti? Yine biz bitirdik. Niye? Çünkü bunların hep huyu böyle... Dünkü açılışta Kültür ve Turizm Bakanım şunu söyledi; Ağrı'da 1976'da başlamış kültür merkezini bitirmek de bize nasip oldu. 1976, 1996 tam 30 sene düşünebiliyor musunuz? Bunlar normalde 1 yılda, 2 yılda bitirilebilecek işler. Biz Çayeli Adalet Sarayı'nın temelini attık, bir yılda bitirdik. Yönetim budur, hükümet budur. Lafla peynir gemisi yürümüyor, işle yürüyor, terle yürüyor.''

''OYLARINIZA SAHİP ÇIKIN''

Yaptığı konuşmada vatandaşlardan oylarına sahip çıkmalarını da isteyen Başbakan Erdoğan, vatandaşların partilere değil, ülkenin geleceğine oy verdiklerini ifade etti. Erdoğan, ''Bu oylar yanlış verildiğinde ülkenin geleceği kararır, ama oylar yerinde verilirse ülkenin geleceği aydınlanır'' dedi. Vatandaşlar, konuşması sırasında Başbakan Erdoğan'ın sözlerini zaman zaman keserek, ''5, 5'' diye bağırdılar ve Başbakan Erdoğan'dan 5 yıl daha başbakan olarak kalmasını istediler. Başbakan Erdoğan, konuşması sırasında zaman zaman sesinin kısılması dolayısıyla vatandaşlardan özür dileyerek, ''Kusura bakmayın, grip olmam sebebiyle sıkıntılarım var. Ondan dolayı kesintiler oluyor'' dedi. Konuşmasında, hükümetin yaptığı icraatlardan örnekler de veren Başbakan Erdoğan, büyüme ve enflasyon rakamlarını gündeme getirerek, Türkiye'nin artık büyük, dev bir ülke olduğunu ve AK Parti hükümeti döneminde bu büyüklüğe yakışır yatırımların yapıldığını dile getirdi. Türkiye'nin bu sinerjiyle karanlıklardan çıktığını, büyüme istikrarını yakaladığını ve kronik dertlerinden kurtulduğunu vurgulayan Erdoğan, artık tüm vatandaşlarca geleceğe öz güvenle bakıldığını ifade etti. Erdoğan, Türkiye'nin artık bütün dünya için bir fırsatlar ülkesi ve cazibe merkezi oluğunu belirterek, ''Kimse yoksulluğu benim önüme bahane çıkarmasın'' diyerek, öğrencilere yapılan eğitim yardımlarından söz etti.

''BEN DE SİGORTALİYDUM, BUNLARI YAŞADIM''

Başbakan Erdoğan, konuşması sırasında zaman zaman bölgesel şiveyi de kullandı. SSK ve devlet hastanelerinin birleştirilmesine CHP'nin karşı çıktığını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bu Halk Partisi var ya, çıktılar 'olmayacak' dediler. Ee ne oldu? Oldu. İş bilenun, kılıç kuşananun. SSK'lıların ilaç almaları konusunda da sıkıntılar vardı. Bunu ben de biliyorum. Ben de sigortaliydum, bunları yaşadım. İlaçları eczanelerden alma gündeme geldi. Bu anamuhalefet yine muhalefet etti. 'Olmaz' dedi. Ya dedik niye olmasın, biz bal gibi olur dedik. Oldu mu? Oldu. Bu ülkeye hizmet edeni bu millet nereye koyacağını iyi bilir. Gururlananı da nereye koyacağını iyi bilir. Nasıl birilerini sandığa gömdüyse onları da sandığa gömer. Gururlanma padişahım senden büyük Allah var. Bunu böyle biliniz. İnsanoğluna tevazu yakışır, gurur asla. Benim aziz milletim bu farkı çok iyi biliyor. Biz geldiğimiz günden bu yana hortumları kesiyoruz. Hortumun girmediği yer kalmamış. Hala kesiyoruz. Çünkü, tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyiz.'' Enerji konusunda önümüzdeki yıldan itibaren köyleri ele alacaklarını anlatan Erdoğan, enerji sıkıntısı olan köyleri belirleyeceklerini ve sıkıntılarını gidereceklerini söyledi.

''BU MİLLET ÖLÜSÜNE BİLE DEĞER VERİYOR''

Başbakan Erdoğan, bugün açılışı yapılacak tesisler arasında gasilhanenin de bulunduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: ''Ben artık ölümü nereye götüreceğim diye düşünmeyeceksiniz ha. Hastane, hastane dolaşmayacaksınız. Bugüne kadar gelenler hep sağları düşünüyorlardı. Ölüleri kimse düşünmüyordu. Bizim Mümtaz (Ardeşen Belediye Başkanı Mümtaz Sinan) şimdi ölüleri bile sağlama aldı. Onlara da hakikaten gayet güzel, şık bir yer hazırlamış. O da hayırlı olsun. İnsanların en acı anı bir yakınının ölmesi anıdır. O anda hakikaten cenazesini alıp götüren arabadan tutun, onun yıkandığı gasilhaneye kadar onun yakınları o kadar hassas o kadar hassastır ki... Ben belediye başkanıyken ilginç bir şey yaşadım, anlatayım size. Çok enteresandır. Aynen bizim Temelin fıkraları gibidir ha. Belediye başkanı oldum, bir karar verdim. Cenaze arabalarını değiştirelim dedik. İstanbul'da o zamana kadar bir marka var. Fakat hakikaten arabalar da dökülüyor. Ben de düşündüm dedim ki, öyle bir marka alalım bununla moralmen, manen bir takviye olsun. Ee ne olsun? Dedim ki, biz Mercedes alacağız. Mercedes cenaze arabaları yaptırdık. Tabii Mercedesler cenazeleri taşımaya başladı. Bir gün bir cenazeye ben de katılmak durumunda kaldım. Cenazenin yakınlarından bir tanesi yanıma yaklaştı, 'başkanım' dedi, 'Allah sizden razı olsun'. 'Hayırdır' dedim. 'Bu gördüğünüz, benim amcamın oğludur. Hayatında hiç Mercedes'e binmemişti. Ama şimdi Mercedes'te kabre gidiyor'. Bu beni çok duygulandırdı. Öyle değil mi sizce? Belki basit gibi görülüyor ama önemli bir şey. Niye? Bu millet ölüsüne bile değer veriyor, sahipleniyor. Bu çok önemli. Biz gasilhanelerimizi yeniledik, düzenledik, pırıl pırıl hale getirdik. Düşünün, Müslümanların cenazelerini farklı inançlardan olanlar taşırdı ve ticaretini yapardı. Adını da koymuşlardı; İslami Cenaze İşleri. Sahibi kim? Müslüman değil. Olur mu böyle şey? Türkiye Cumhuriyeti'nin Diyanet İşleri var, Türkiye Cumhuriyeti'nin belediyeleri var, ama düşünün, ölümüzü başkaları götürüyor, başkaları taşıyor. Artık bunlardan elini, yakasını kurtaran bir iktidar var.'' Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ve milletvekilleriyle birlikte telekonferans sistemiyle tesislerin açılışını yaptı, temelini attı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious