Prefabrik

Erdoğan petrolcü İslam dünyasına kızdı!

Erdoğan petrolcü İslam dünyasına kızdı!.17892
06.09.2010 / 00:04:51

"Benim petrolüm var diyen ülkeler, İslam dünyası... Pakistan acaba ne yapıyor? O petrol senin değil, bir lütuf."

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Başbakan Tayyip Erdoğan, İslam ülkelerinin sel felaketine uğrayan Pakistan'a yeteri kadar yardım yapmadığını belirterek, "Benim petrolüm var diyen ülkeler, İslam dünyası acaba ne yapıyor? Petrolünün kaçta kaçını buraya veriyor. Gücenmesinler darılmasınlar bu petrolü siz bulmadınız, bu size bir nimet. Bu ne zaman işe yarayacak Biz bunları saltanatlarımızı ikame etmekte mi kullanacağız? Biz bunu Pakistan'ın düştüğü bu durumda kullanmayacağız da ne zaman kullanacağız?" dedi.
Erdoğan, "Şu anda, özellikle batıda ciddi bir İslamofobia var. İslam'ı karalamak, İslam'la terörizmi, terörizmle Müslümanları özdeş kılma girişimi gayreti olduğunu görüyoruz. Bunu şiddetle kınıyor, reddediyorum." diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) tarafından düzenlenen, "Kur'an-ı Kerim'in Nuz'lünün 1400. Yılı Uluslararası Konferansı"nın Grand Cevahir Otel'de yapılan açılışına eşi Emine Erdoğan'la birlikte katıldı. Kuran okunarak başlayan konferansta konuşmasına besmele ile başlayan Erdoğan, Kur'an'ı Kerim'in nüzulünün miladi olarak 1400'üncü yıldönümünün bütün insanlık için kutlu ve mübarek olmasını diledi.

PETROL SALTANAT İÇİN DEĞİL

Erdoğan, Kadir Gecesi'nin de tüm İslam alemi ve Türk milleti önünde yeni bir ufuk açması temmenisinde bulunarak şunları söyledi:

Şu anda Pakistan'da kardeşlerimin çektiği çilenin dille ifade edilecek yanı yok. Oturduğumuz yerden ordaki sıkıntıyı yaşamak mümkün değil. İslam 100-200-500 milyon dolar, 1 milyar dolar işi çözmüyor. Pakistan adeta 17 milyon insanının mağdur olduğu bir sıkıntı içinde. Binlerce insan ölmüş her taraf yakılmış durumda. Ben burada şöyle düşünüyorum 'Benim petrolüm var' diyen ülkeler, İslam dünyası acaba ne yapıyor Petrolünün kaçta kaçını buraya veriyor. Gücenmesinler darılmasınlar bu petrolü siz bulmadınız, bu size bir nimet. Bu ne zaman işe yarayacak? Biz bunları saltanatlarımızı ikame etmekte mi kullanacağız? Biz bunu Pakistan'ın düştüğü bu durumda kullanmaycağız da ne zaman kullanacağız. Onun için görevimiz ağır, yükümüz ağır, somululuğumuz büyük. Az önce Genel sekreter İnsanoğlu'na sordum, 'Üye ülkelerinden taahüt ne kadar' Toplamda 1 milyar dolar olduğun söylediler. Bu rakam çok komik bir rakam. İslam dünyası burada kalmaması lazım, bunu çok fazlasıyla aşması lazım.

Her şeye rağmen tüm İslam dünyasının bu testi başarıyla geçeceğine Pakistan için ellerinden gelen yardımı yapacaklarına inancım tamdır.

İSLAMOFOBİ VAR

Özellikle batılı ülkelerde İslam imajı, Müslüman imajı ve algısı hakkaniyetten son derece uzak. tamamen yanlış yansıtılıyor. Şu anda, özellikle batıda ciddi bir İslamofobia var. İslam'ı karalamak, İslam'la terörizmi, terörizmle Müslümanları özdeş kılma girişimi gayreti olduğunu görüyoruz. Bunu şiddetle kınıyor, reddediyorum. Biz, Türkiye olarak hemen her platformda, her kürsüde özellikle vurguluyoruz. İslamofobia bir insanlık suçudur, diyoruz. Bütün dünyanın bunu böyle kabul etmesi yönündeki ısrarlı vurgularımızı sürdürüyoruz. İslam'ın bir barış dini olduğunu, bir hayat dini olduğunu, kelime itibariyle anlamı barış olan bir dini terörle bir araya getiremeyeceklerini her yerde her zeminde söylüyoruz. Her şeyden evvel bütün insanların yaşama hakkına sahip çıktığını söylüyoruz. İslam peygamberinin yine Kur'an'ın ruhuna, mesajına uygun olarak, 'Bir insanı dirilten bütün insanlığı diriltmiş gibidir. Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir' dediğini hatırlatıyoruz. Aynı şekilde, İslam'ın hoşgörü dini olduğunu, herkese, dinlerini yaşama özgürlüğü sunduğunu ifade ediyoruz.

BATI'NIN ART NİYETİ VAR

Kur'an'ın, özellikle Batı dünyasında ve toplumlarında farklı şekillerde algılanmasında art niyetin, kasıt ve propagandanın büyük etkisi var. Bunun arkasında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Fakat, art niyetlerin, kirli propagandaların olması bir mazeret olarak kabul edilebilir mi? Gerçekten de, ortada hakikati en güzel şekilde ortaya koyan kutsal bir kitap varken, o kitap 1400 yıl boyunca muhafaza edilmiş iken, nasıl olur da Kur'an mesajını bizler dünyaya anlatmakta; kendimizi ifade etmekte zorlanabiliriz? Eğer, Kur'an'ın mesajı, aradan geçen 1400 yılda hala tam olarak anlaşılamıyor, anlatılamıyorsa, burada biz Müslümanların da ciddi bir özeleştiri yapmalarında fayda görüyorum. Suçluyu bu kara, kirli propagandaları yapanlarda aramayalım suçlu biziz, demek ki biz kendimiz anlatamıyoruz ve bunun gayreti içinde değiliz. 'Mevcut önyargıları gidermek için ne yaptık, neler yapıyoruz' diye oturup düşünmeliyiz. Özellikle alimlerimize, bilim adamlarımıza, din adamlarımıza bu konuda büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. 'Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez' diyor Hazreti Mevlana. İşte bizim elbirliğiyle bu mumu tutuşturmamız lazım.

İSLAMIN ALTIN ÇAĞI YENİDEN YAŞANACAK

Müslümanlar, bugün neden insanların hayranlığını kazanan eserler, görkemli şehirler inşa etmekten uzaklar diye düşünmeden edemedim. 10'uncu, 11'nci, 12'inci, 13'üncü ve 14'üncü yüzyıllarda altın çağını yaşayan İslam coğrafyası, 20'nci, 21'inci yüzyılda neden bu etkinliğini devam ettirmiyor, bunu düşündüm. Tıptan astronomiye, cebirden geometriye, fizikten coğrafyaya kadar hemen her bilim dalında insanlığın önünü açan, çağının ötesinde fikirler ve buluşlar ortaya koyan İslam dünyası, bugün neden tarihe, geleceğe yön verecek fikir ve buluşların altına imza atamıyor diye düşündüm. Elbette her günün bir gecesi, her gecenin bir gündüzü vardır. Çok iyi biliyorum ki, medeniyetler, ülkeler, milletler için de geceler ve gündüzler vardır. İnsanlık tarihine, insanlığın ortak kültür ve bilim birikimine eşsiz katkılar sağlamış bu derin medeniyet, elbet bir gün, aslına, özüne dönecek ve yeryüzündeki haklı konumunu yeniden elde edecektir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*