Erdoğan Sezer'e cevap verdi

  • Giriş : 09.12.2006 / 00:00:00

Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sezer'in 'Finlandiya'ya Kıbrıs önerisi konusunda bilgilendirilmedim' sitemine Erdoğan cevap verdi:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya dönem başkanlığının getirmiş olduğu teklif üzerinde bazı sözlü görüşmeler yaptıklarını anımsatarak, ''Biz bu sözlü görüşmeler için de Çankaya'ya mı soracağız? Veyahut da ilgili bazı kuruluşlara mı soracağız? Kusura bakamasınlar da Türkiye Cumhuriyet Hükümeti'nin başında olanların her halde şu ana kadar oluşmuş olan altyapı ile ilgili olarak bazı birikimi var, bazı bilgileri var, onları biz sözlü olarak konuşuruz'' dedi.

Erdoğan, Afyonkarahisar'da 33 tesisin ortak açılış ve temel atma törenine katıldı.

Konuşmasında Türkiye'ye ve dünyaya seslenmek istediğini belirten Erdoğan, son bir hafta içinde AB yolunda çok önemli bir gelişme olduğunu anlattı. Erdoğan, şöyle konuştu:

''AB üyesi dostlarımızın bir kısmı, Türkiye'nin AB süreci içerisinde, büyük bir kısmı aslında Türkiye'nin AB içinde yer almasını istiyor. Fakat bir kısmı da maalesef AB müktesebatı gereği, ilkeler gereği, kendilerine göre buradaki onlara tanınmış bazı haklar sebebiyle çomak sokmak istiyorlar.

Bu süreci engelleme, haklı olarak vatandaşlarımda güven noktasında olumsuz bir hava meydana getiriyor. Ben vatandaşlarıma diyorum ki, siz asla bu güven kaybının içerisine girmeyin. Türkiye'nin kaybettiği bir şey yok, Türkiye'nin kaybedeceği bir şey yok. Kaybederse ana muhalefet lideri kaybeder. Çünkü her zaman söylüyorum, bu ülkede dikili bir taşı yok. Ben ana muhalefet liderinin bu ülkede bakanlık yaptığı dönemlerde neler yaptığını çok iyi bilirim. Örneğin o dönemlerde benzin kuyruklarında nasıl bulunduğumu iyi bilirim, Enerji Bakanı'ydı o zamanlar. O dönemlerde gazyağı bulmak için anam-babamın nasıl dolaştığını iyi bilirim. Ve bizler Ankara'da bakanlıklarda kaloriferler yanmadığı için sayın bakanların paltolarla oturduğunu gazete haberlerinde iyi takip eder, okurduk.

-''TÜRKİYE, O TÜRKİYE DEĞİL''-

Ama artık Türkiye, o Türkiye değil, Türkiye değişti. Türkiye'de hamdolsun 40'a yakın ilimizde doğalgaz var. Artık ülkemizde bu tür kuyruklar yok. Onların dönemlerinde biz sana yağı kuyruklarını da iyi biliriz, ekmek kuyruklarını da iyi biliriz. O dönemi yaşayan insanlarımız, bunu gençlerimize anlatsınlar: 'Yavrularımız biz bunları gördük' desinler. Bizim iktidarımız bunları halkımıza göstermedi, göstermeyecek.

Şimdi hemşehriniz Veysel burada. Benim İSKİ'de Genel Müdürümdü. O dönemde, şu anda CHP'nin milletvekili olan beyefendi, güya İzmit'ten İstanbul'a bize su verecekmiş. Biz bu noktada ondan söz almışız, ona da söz vermişiz.

Eğer bunlarda ciddiyet varsa, milletvekilinde ciddiyet varsa, liderinde ciddiyet varsa, kendisini ispata davet ediyorum. Ellerinde bir tane yazılı belge var mı? Varsa o belgeyi açıkla, seninle o zaman konuşalım.''

O dönemde İstanbul'dan Gebze ve Darıca'ya su verildiğini dile getiren Erdoğan, su verdikleri ilden neden su alacaklarını merak ettiğini söyledi.

-''KENDİ BELEDİYE BAŞKANLARINA BAKSIN''-

İzmit'teki Yuvacık Barajı'nın suyunun bittiğini ve su veremeyecek halde olduğunu ifade eden Erdoğan, buna rağmen yanlış protokoller sebebiyle her ay hazinenin 10-15 milyon dolar bir İngiliz şirketine para ödediğini ifade etti. Erdoğan, ''İnsaf be insaf. Bizi konuşturmasınlar ve kalkıp benim İstanbul Belediye Başkanıma laf atmasınlar'' diye konuştu. Erdoğan, şunları kaydetti:

''Neymiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni biz Ankara'dan idare ediyormuşuz. Benim belediye başkanım kendisini rahatlıkla idare edebilecek güç ve kabiliyete sahiptir. O kendi belediye başkanlarına baksın.

Biz belediye başkanlarımıza hiçbir parti ayrımı olmadan yardım etmeye çalışırız. Bizim farkımız bu. Şu anda İstanbul'da yaşanan ulaşım sıkıntısı sebebiyle merkezi hükümet olarak nasıl yardımcı olabiliriz diye attığımız bir adımı bu tür spekülasyonlara yorumlamak, çekmek, bir aczin ifadesidir. Zaten bizim ana muhalefet liderine de bu yakışır. Ondan da biz memnunuz.

Şimdi AB yolunda bazı laflar ediyorlar. İleri geri laflar ediyorlar. Yavru muhalefette öyle. Neymiş, biz Kıbrıs'ı elden çıkarmışız, vermişiz, satmışız vesaire ve bazı televizyonlarda da oturumlar yapıyorlar ve bu oturumlarla da kendilerine destek çıkarmaya çalışıyorlar.

AK Parti iktidarının olduğu dönem kadar KKTC dünyada itibar kazanmamıştır. Sayın Denktaş iktidarda olduğu zamanlarda, Cumhurbaşkanı olduğu zamanlarda Türkiye'den başka hiçbir devlet tarafından Cumhurbaşkanı makamı olarak resmi ziyarete davet edilmiş midir? Benim bu soruma cevap versinler. Hayır.''

-''BENİM HALKIMIN KAFASINI BULANDIRMASIN''-

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın resmi davetli olarak Pakistan'a gittiğini belirten Erdoğan, Talat'ın başta Amerika olamak üzere birçok ülkenin davetlisi olarak davet edildiğini ve temaslarını yaptığını dile getirdi.

Bu itibarın kendi hükümetleri döneminde sağlandığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sayın Denktaş acaba kimlerle görüşmüştür. Onun envanterini verirse biz bundan mutlu oluruz. Çünkü kronolojik yapıyı iyi bilelim ve biz onun üzerine gidelim. Emeği vardır, kendisine saygı duyarım ama lütfen televizyonlara çıkıp da benim halkımın kafasını bulandırmasın. Bunu da özellikle kendisinden rica ediyorum. Şu ana kadar sabrettim. Benim ülkeme gelip seçim kampanyası yapacağına kendi ülkesinde yapacağı kampanyaları yapsın, bunu özellikle istirham ediyorum. Çünkü saygınlık böyle kazanılır.''

-''YAZILI BİR METNE DÖNÜŞECEĞİ ZAMAN''-

Kendilerine Finlandiya dönem başkanlığının getirdiği bir teklif bulunduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Biz bu teklif üzerinde onlarla bazı sözlü görüşmeler yaptık. Biz bu sözlü görüşmeler için de Çankaya'ya mı soracağız? Veyahut da ilgili bazı kuruluşlara mı soracağız? Kusura bakamasınlar da Türkiye Cumhuriyet Hükümeti'nin başında olanların her halde şu ana kadar oluşmuş olan altyapı ile ilgili olarak bazı birikimi var, bazı bilgileri var, onları biz sözlü olarak konuşuruz. Ama olay yazılı bir metne dönüşeceği zaman, o zaman tabii ki Çankaya'ya da soracağız. Tabii ki o zaman ilgili kurum ve kuruluşlarımızla bunları yazılı olarak görüşeceğiz. Lütfen bunları birbirinden ayırt edelim. Birbirimizi yormayalım. Birbirimize haksızlık etmeyelim.

Aksi takdirde piyasaları rahatsız ederiz. Çünkü bu piyasalar rahatsız olduğu zaman benim vatandaşımın cebine girecek olan para ne oluyor, azalıyor, alım gücü azalıyor, eksiliyor. Bu haksızlığı yapmayalım. Burada güzel bir noktaya geldik. Bunu kimsenin azaltmaya hakkı yoktur. Özellikle bunu vurgulamak isterim ve hiç endişeniz olmasın biz AB yolunda hanemize artı yazmayacak bir adım atmayız. Bizim ilkemiz nedir, kazan, kazan... Biz de kazanacağız, karşı taraftakiler de kazanacak. Kuzey Kıbrıs da kazanacak, Güney Kıbrıs da kazanacak. Kuzey Kıbrıs'ın kazanmadığı bir yerde, Güney Kıbrıs'ın kazanmasına evet demeyiz. Biz böyle derken birileri farklı yorumlar içerisine bizim adımıza lütfen kimse girmesin.''

-''AKLINA ESTİĞİ ZAMAN SEÇİM İSTEMEK OLMAZ''-

Konuşmasında 4 Kasım 2007'de yapılacak genel seçimlere de değinen Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir hükümetin 5. yılını yaşadığını söyledi.

Erdoğan, erken seçim isteyen muhalefet partilerine tepki göstererek, ''Bunlar alışamamış buna maalesef. Buna ana muhalif de dahil, yavru muhalif de dahil. Anayasa, '5 yılda bir seçim yapılır' diyor ama mecalleri yok'' diye konuştu.

Anayasa'nın amir hükmü gereğince 5 yılı tamamlayacak iktidar olarak iş başında olduklarını belirten Erdoğan, ''Aklına estiği zaman seçim istemek olmaz'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious