Erdoğan son noktayı koydu!

  • Giriş : 21.12.2006 / 00:00:00

Başbakan Erdoğan, ABD dönüşü uçakta gazetecilerin gündemle ilgili sorularını cevapladı. Erdoğan, Çankaya'ya çıkma siyasetini de ilk kez net bir şekilde açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uzlaşmasız adım atmam

Başbakan Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı konusunda milletvekillerinin, parti örgütünün, halkın ve sivil toplum örgütlerinin görüşünü alacağını belirterek, "Ona rağmen bir adım atmak niyetinde değilim" dedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, tüm kesimlerin görüşünü almadan ve bir uzlaşma sağlanmadan Cumhurbaşkanlığı'na aday olmayacağını söyledi. Erdoğan, New York'tan dönüş yolunda aralarında Yeni Şafak Gazetesi yazarı Fehmi Koru'nun da bulunduğu gazeteciler Enis Berberoğlu (Hürriyet), Şamil Tayyar (Star), Mehmet Soysal (TGRT), Fatih Altaylı (Sabah), Ekrem Dumanlı'nın (Zaman), sorularını cevaplandırdı.
Erdoğan, anketlerde Cumhurbaşkanlığı'na karşı çıkanların olduğunu hatırlatan bir soru üzerine, "Atılacak adımda milletvekillerinin, örgütümün, halkın, sivil toplumun takdirlerini değerlendirmeye alacağım. Ona rağmen bir adım atmak niyetinde değilim. Ben bütün düşünceleri alarak adım atarım. Nisan'a kadar derken bunu kastediyorum" dedi.

Erdoğan, muhalefetin adaylığını önlemek amacıyla ortaya attığı "sine-i millete dönme" tartışmaları için şunları söyledi: "Sine-i millete dönüşü parlamentonun onaylaması gerekiyor. Bunu mümkün görmüyorum, inandırıcı bulmuyorum. Olmayacak duaya amin demektir." Konya'daki 'testis felaketi' olayını yakından takip ettiği anlaşılan Başbakan, haberler için "Maalesef yalan haber yapılmış" dedi.

SİNE-İ MİLLET PARLAMENTODUR

Başbakan, New York'tan İstanbul'a dönüş yolculuğunda yöneltilen sorulara şu cevapları verdi:

Parlamento da sine-i millet değil midir? Milletin sinesinden çıkanların istifasının parlamento tarafından onaylanması, kabulü gereklidir. Nihai kararı verecek olan parlamentodur. Bunu mümkün görmüyorum, inandırıcı bulmuyorum. Sanal gündem yaratma çabası olarak değerlendiriyorum.

CHP TÜSİAD'I TAHRİK EDİYOR

Ara rejim iddialarını neye dayanarak çıkarıyorlar. Kurum ve kuruluşlarıyla Türkiye'yi yöneten bir iktidar var. Bunun neticesinde piyasalar mayıs-haziran krizini hafif atlattı. Yerli ve küresel sermaye bunun devamını, gelecek döneme dair bilgiler istiyor. CHP'nin TÜSİAD'ı erken seçim için tahrik etmesini yadırgıyorum. Erken seçim konusunda ne TÜSİAD ne CHP'nin karar verme yetkisi yoktur. Erken seçime parlamento aritmetiğiyle iktidar karar verir.

ANKETLERDE İKİ PARTİ GİRİYOR

Son bir ay içinde dolaştığım illerde halkın ilgisinin devam ettiğini gördüm. Ekim ayındaki anketlerde AK Parti'nin oyu kararsızlar dağıtılmadan yüzde 30'u yakaladı. İkinci parti CHP, üçüncü parti değişiyor. Bazen MHP, bazen DYP oluyor. Ekim'de DYP idi.

HALKA RAĞMEN ADIM ATMAM

(Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda): Atılacak adımda milletvekillerinin, örgütümün, halkın, sivil toplumun takdirlerini değerlendirmeye alacağım. Ona rağmen bir adım atma niyetinde değilim. Ben bütün düşüncelerini alarak adım atarım. Nisan'a kadar derken bunu kastediyorum.

KONYA OLAYI: ÜLKEYİ GERMEK İSTİYORLAR

(Konya'da tesettürlü bir doktorun testis ultrasonu çekmediği haberleriyle ilgili): Maalesef haberler yalan. Olmayan bir şeyi var gibi gösterdiler ve olay rejim tartışmasına dönüştürülmek istendi. Valiyi aradım, başhekimi seferber ettik. O akşam nöbette olan doktor erkek... Sonra, bayan doktorun daha önce çektiği sayısız röntgen var. Hayali şeylerle, sanal gündemle ülkeyi germeye çalışanlar var. Yoksa halkın kurumlara güveni azalıyor. Mesela bayan doktorla ilgili şey; o da iftira. Temenni ederiz ki tekrar etmez. Mesela Şeb-i Arus'da muhabbet vardı, ama gelirken ve giderken muhabbet kayboldu. Oysa biz devamını istiyoruz. Şahsımla ilgili bütçe görüşmelerinde iftiralar ortaya atılıyor. Somut bir şey varsa söylesene, kafa karıştırmaya gerek yok. Kafa karıştırma faaliyeti bunlar.

Melih Gökçek'e müdahale ettim

(Futbol Federasyonu tartışmaları): Beni ve partimi bu işin içine çekmek istiyorlar. Ama benim tek müdahalem Melih Gökçek'e oldu. Kendisinin federasyonla ilgili talepleri vardı. Ben de dedim ki, "Belediye başkanısınız, federasyonla ilgili eleştirilerin hedefi olursunuz. Ayrıca fe-derasyon da siyasallaşır." Bunun üzerine çekildiğini beyan etti. Savcılığın Devlet Bakanlığı'na gönderdiği yazı genel kurulun yanıt vermek için toplanmasını öngörüyor. Ama gündem değişikliği ile seçime de gidilebilir.

Fener maçına gidemiyorum

(Fenerbahçe'ye verilen üç maç ceza ağır mı? Gülerek bu soruyu geçiştiriyor): Tuttuğum bir takım var ama içerideki maçlarını TV'den izliyorum. Maça gidersem duruşumla bazılarını rahatsız ederim. Ama yabancı takımlarla maçlara gidiyorum, Fener'in Galatasaray'ın, Kayseri'nin maçına giderim. Ben ülkenin başbakanıyım.

Ali Taran'la görüştüm

(Seçime giderken yeni reklamcı mı buldunuz, sorusuna): Ben de bugün Sabah'tan öğrendim. Yazılanlar doğru. Ali Taran'la görüştüm ama bir anlaşma yok.


Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious