Erdoğan Türkiye'nin gündemini yorumladı

Erdoğan Türkiye'nin gündemini yorumladı.8599
  • Giriş : 04.03.2009 / 23:08:00

Kanal 24'te canlı yayına katılan Erdoğan, Doğan medyasında kendisi hakkında çıkan haberlere dikkat çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Kanal 24'de Açık Görüş programının konuğu olan Başbakan Erdoğan Türkiye'nin gündemine ilişkin sorulara cevap veriyor.

Başbakan Erdoğan, hükümetin yaptığı açılımların birçoğunu hazmedemediler. TRT Şeş'i hazmedemediler, çetelelere karşı verdiğimiz mücadele anamuhalefeti rahatsız etti. Özellikle ana muhalefet ben avukatıyım dedi. Diğer muhalefet ise suskun duruyor ve yeri hala belli değil.

Bugüne kadar sümenaltı edilen birçok iş bu hükümet tarafından hemen uygulamaya konuyor gereği yapılıyor. Biz artık cek cak dönemini geride bıraktık, biz eğitim, sağlık, adalet gibi noklarda yükselteceğiz. Bununla birlikte dış politikada ülkenin onurunu ve gücünü yansıtacak bir uygulama yapıyoruz.

Belediyecilik bizim işimiz, insana modern yaşanabilir bir belediyecilik istiyorsanız bizi tercih edin diyoruz. Bize göre demokrasi, siyaset yerelde başlar. Damdan düşmek çok önemlidir, biz damdan düşerek geldik. Biz dertliyiz sevdalıyız, bugün hala diğer liderler Sivas'ın ötesine geçmediler, geçmelerini istiyorum. Bunu kalpten istiyorum bu ülke için çok önemli. Tüm partilerin her ilde teşkilatlarını kurmaları faaliyetlerini sürdürmeleri Türkiye'nin birliği bütünlüğü için çok önemlidir.

Diğer parti liderlerinin Can güvenliği gibi bir gerekçe çok çirkin bir ithamdır, böyle bir itham hem güvenlik birimleri hem de bölge halkı için de büyük bir büthandır.

1 Mayıs konusunda karar altına aldığımız bir konu yok. Benim bir tv programında olur veya olmaz şeklinde açıklama yapmam benim arkadaşlarıma ve partime karşı saygısızlık olur.

Çetelerden muhalefetin neden rahatsız olduğu konusu muhalefetin sorunudur. Her geçen gün kasetler CD'ler ortaya çıkıyor. Türkiye'de neler olmuş. Gönlümüz arzu eder ki böyle birşeyler hiç olmayan bir Türkiye olsun. İnsanların birbirinin hafıza kayıtları tutulmuş. Bu tür olaylar ülkenin yönetimine de sirayet ediyor.

Biz besmele çeker gibi laiklik ifadelerini kullanmaya çalışırken hakkımızda anti laik ithamlarda bulunuyorlar.

KASET SAVAŞLARI VE SAVCININ DURUMU

Kaset savaşlarını nasıl değerlendirmek lazım konusunda ise, bu süreç çok ciddi riskler taşıyor. telekomünikasyonun geliştiği bu süreçte resmi makamların dışında başka kesimler de dinleme yapabilir hale geldi. Farklı servisler de yapabilirler. Dünya bunun nasıl tedbirini alıyorsa biz de aynı tedbirler alma peşindeyiz. Teknolojide en ileri noktada olan ülkeler bile yüzde yüz tedbir alamıyor. Onlar da benzer sorunlar yaşanıyor. Burada önemli olan kişiler birbirinin hukukuna saygı duyması gerekir. İnsanların mahremine girmek çok büyük bir insan hakları ihlalidir.

Ergenekon operasyonuyla ilgili İtalya'da Savcının yaptığı operasyona alkış tutan Türk medyası bizim savcının ugulamaları için ise tam tersi bir tavır sergiliyor. Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Bizde yargının işini kolaylaştırmak yerine işini daha da zorlaştırmak ya da sulandırmak için büyük gayret gösteriliyor.

TEHDİTLER VAR

Gerekirse bedelini öderim dediniz tehdit mi var sorusuna ise, Elbette tehditler var, bu tehditler içerden de dışardan da oluyor. Başbakan olarak bunları anlattığmızda anormal olarak yorumlanıyor. Mafya ve çetenin de zaten ruhunda tehdit var. Bunları belki belli bir süre geçtikten sonra hatıratımızda yazarız. Türkiye olarak bu konuları aşmış durumdayız. Bu hükümet olarak yapılanlar vatandaşa umut vermiştir. İstediğimiz kadar yasal düzenleme yapalım, eğer yürütmenin başında olanlar eğer adil değilse neticeye varmak mümkün değildir. Yargı, yürütme ve yasama aynı noktada olacak. Bunların dayanışması önem arzediyor. Bunlar ortak tavır takınırsa bu işin beli kırılır. Türkiye krallıkla padişahlıkla yönetilmiyor. Öyle yönetilmiş olsa bu işi yaptım der biter. Böyle bir mutabakat olsa Türkiye bu sıkıntıları çekmez. Yasamada siyasette farklılıklar var.

İSTANBUL'DAKİ AÇILIŞTAKİ PANKART

Ben İstanbul'daki açılışta o pankartı görmedim, yanlış yapmışlar terbiye dışı bir şey. Benimsemediğim birşey. Üstelik Rizeli imişler, provakasyon yapmış olsalar ancak bu kadar olurdu. Bu pankartı asanlar Rizeli, bunu mizahi olarak mı yapmışlar yoksa başka bir gaye için mi yapmışlar anlamak lazım.

CHP'NİN ELİNDEKİ KIRMIZI DOSYA

İktidar ile muhalefet arasında yolsuzluklarla ilgili tartışma gerginlik yaşanır hale geldi. Şimdi ise mahkemelik süreci yaşanması sorusuna ise, CHP'nin iddia ettiği davanın aslı Almanya'da yaşanan bir olayla ilgili, Bakanlık resmen dosyayı istedi dosya geldi, şimdi tercüme aşamasında, ama CHP'nin meydanlarda gösterdiği dosya neyi içeriyor, kimden nasıl alınmış belli değil, kırtasiyecide kırmızı dosya çok alır meydanlarda gösterilir. Dosya varsa gitsin ilgili makamlara müracaat etsin, dava ile ilgili kimsenin dokunlmazlığı yok. Bu tür şeyler çok çirkin şeyler. Bir muhalefet partisi liderine bu yakışmıyor.

İKTİDAR VE MUHALEFET LİDERLERİNİN USLUBU

Benim uslubüm için, bu uslup değil, bu uslup başbakana yakışmıyor bu maganda uslubu, 40 yıl ekmek yesen de adam olamazsınl, iktidar olmuşsun ama adam olamamışsın" dedi. Bunu arkadaşlarımla birlikte inceldik hukukçu arkadaşlarımız bununla ilgili dava açılması gerektiğini savundular gereken yapıldı.

CHP lideri sanırım seçimle ilgili yaptığı anketlerle ilgili sonuçları görünce gündemi başka noktalara çekme gayretine girdi. Ben CHP liderine yönelik cevap vermeyeceğim sözünü verdim. CHP lideri bir taraftan bize öneriler getirdiğini kamuoyuna yansıtmaya çalışırken Türkiye'nin önünü açmaya yönelik Meclis çatısı altında kurulan tüm uzlaşma komisyonlarına muhalefet ediyor ve hiçbirinin içinde yer almıyor. Yeni anayasa hazırlanması için kurulacak komisyonu peşinen reddettiler.

Yargının bu tür hakaret içeren ifadelere karşı kararı gelecekte başkaları için de sıkıntı doğurur. Bir ifadeyi bir mahkeme suçlu bulur bir başka mahkeme suçlu bulmaz ise bu sıkıntıya yol açar. Ayrıca kişinin yaptığı hakaret daha sonra kendisine yönelik kullanılırsa durum ne olur düşünülmesi lazım.

CHP'NİN 7 MADDELİK EKONOMİK PAKETİNİN MALİYETİ

CHP liderinin 7 maddelik ekonomik öneri paketine yönelik hükümetin cevabı olumsuz oldu. Neden sorusuna ise, Baykal'ın 7 önerisinin bütçeye getireceği maliyet 27 katrilyondur. Bunlardan biri de işsizlere yönelik destek. Biz bu süreci en az maliyetle yapmaya çalışıyoruz. 27 katrilyon hazineden çıktığı zaman bunun yansımaları nasıl olacak bütçe bunun altından nasıl kalkacak bunun hesabı yapılmıyor. IMF ile ilgili bazı kuruluşlar mutlaka uzlaşmaya varılsın diye beklenti içinde. Muhalefet de 27 katrilyonluk maliyetin altına girmesi isteniyor. Bunun altına giremeyiz. Enflasyon 11.5 olarak açıklandığı zaman Baykal adeta bayram etti. Şu anda ise 7.7 olarak açıklandı. Baykal'dan tek bir kelime yok. İşsizlik konusu da mevsimseldir. Baharla birlikte işsizlikte önemli azalma olacak. ABD'de Avrupa'da işsizlik akıl almaz düzeylere ulaştı. Bunların içinde en az etkilenen Türkiye, bunu da anlamak lazım. Bunu Türkiye çıkarmadı. Ben iyimser olmak ile haklı çıktım. Bu kriz 2007'de başladı. Biz şu anda 2009 yılındayız. 2008 ihracat rakamımız ortada. Kriz sebebi ile 2009 ihracat hedefimiz 100 milyar dolar, ama bunu da aşmaya çalışıyoruz. Türkiye'nin GSMH rakamı 750 milyar dolar civarında. Gecelik faiz 11.5, normal faiz ise 13-14 dolayına geldi.

Önce yıl başında kriz olacak deniyordu şimdi seçim sonrasında kriz olacak beklentisi var, seçim sonrası ne olur sorusuna ise, Türkiye'de hiçbirşey olmayacak. Herşey yolunda gidecek.

IMF TÜRKİYE'DEN NELER İSTEDİ HÜKÜMET NE DEDİ

IMF ile Türkiye arasında neler yaşandı, neden uzlaşma sağlanamıyor

IMF her görüşmeye farklı tekliflerle geldi. En son geldiklerinde Gelir İdaresi Başkanlığını özerk bir kuruluş haline getirmemizi istediler. Biz buna karşı çıktık. Bunu sonunda kabul ettiler. Bir diğer konu da nerden buldun diye bir teklif vardı, biz Varlık barışı diye bir kanun çıkardığımızı kendilerine ilettik. Daha sonra Belediye gelirleri kanunu iptal etmemizi istediler, Biz belediyelerin kendilerini daha reel bir hizmet üretsinler daha güçlü hale gelsinler diye bu adımları attık. IMF bunda çok direndi ancak biz vazgeçmedik. IMF ayrıca yatırım kalemlerinden vazgeçmemizi istediler. Biz onları da kabul etmedik.

AYDIN DOĞAN İLE YAŞANAN GERİLİM

Doğan Grubu ile yaşanan gerilim Doğan Grubu'nun haksızlığa uğradığına ilişkin çıkışı ve Gelirler İdaresi Başkanı'nın görevden alınması

Doğan Grubu, ile Gelirler İdaresi arasında yaşanan görüşmeler internet sitelerine düştü. Doğan Grubu'nun iddiaları ile ortaya çıkanlar çelişki değilmi, Müsteşarıma talimatımı verdim gereği yapıldı. Telefonda ifade edilen konunun öncesi veya sonrası döneme yönelik olması birşeyi değiştirmez. Bir şeyin azı da çoğu da birdir.

Biz bu partiyi medya ile kurmadık. Güvenilirlik sıralamasında medya son sırada çıkıyor. Benimle ilgili çıkan haber sayısı 10 binin üzerinde. Biz temiz toplum istiyoruz, temiz medya istiyoruz. Temiz medya temiz toplumu getirir. Basın Ahlak yasası diyorlar bu ilkeleri benimseriz diyorlar. Ancak yalan yanlış haberlerle halkı yanlış yönledirmeye kalışacaksın, bir okulu arayıp bulacaksın bütün okullar böyle gibi gösteceksin, bir hastane bulacaksın bütün hastaneleri aynı şekilde imiş gibi göstereceksin. Ama halkım bunu yutmuyor. Çünkü halk hastaneye gidiyor öyle olmadığını görüyor.

BANA VE PARTİME KARŞI SAVAŞ BAŞLATTILAR

Diyalogla bu sorunlar çözülemez mi, neden uzlaşmaya gidilmiyor

-Bu medya muhalefet ile işbirliği içinde, özellikle seçim öncesi süreci adeta birlikte programlamış gibiler. Siyasetçilerin akıl daneleri hep aynı medya içinde. İçlerinde istisna olanlar da var. Ancak öyle bir an geliyor ki hemen patron savunmasına gidiyorlar. Ancak acaba bizim patron böyle birşey yapmış mı diye sormuyorlardı. Daha önce 1 katrilyon ceza vardı. Bunu uzlaşma ile 200 milyar ile kapattılar. O zaman hiç sesleri çıkmadı. Ancak bugün durum farklı. Vergi kaçakçılığı durumu olunca bu kez uluslararası örgütler kanalı ile harekete geçtiler. Bana ve partime yönelik savaş başlattılar. Doğan'a verilen ceza konusunda ben operasyon bittikten sonra haberim oldu. Ben istermiydim seçim öncesinde hakkımda böyle bir kampanya yapılmasını istermiydim. Bana akıl almaz şekilde saldırı yapılıyor. Dürüst ve doğru davranmıyorlar. Ben milletimin hukukunu koruyorum. Yabancı medyayı manuple ediyorlar ve bu şekilde yabancı medyayı üzerime sürüyorlar. Almanya ve Brüksel'deki bağlantılarını da kullanarak o çevreleri de üzerimize yöneltiyorlar. İnsan hakları konusunda ilk kez Türkiye'yi medya alanında suçlanıyor. Ama ABD dışişleri Bakanı gelince bunu ona soracağız. Bu bilgi nereden alınmış soracağız.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*