Erdoğan ulusa seslendi

  • Giriş : 29.06.2006 / 00:00:00

Başbakan Erdoğan: "Ekonomideki dalgalanmalar ayağı yere sağlam basan bir ekonomik yapı için başa çıkılabilecek hareketlenmelerdir".

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlarde dalgalanmalar yaşayan ekonominin önemli bir sınavdan geçtiğini belirterek, "Zaman zaman dalgalanmalar olabilir. Ancak bunlar ayağı yere sağlam basan bir ekonomik yapı için başa çıkılabilecek hareketlenmelerdir" dedi.

Türkiye'nin son üç buçuk yılda gerçekleştirdikleri atılımlarla bugün dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi haline geldiğine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin artık sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da stratejik açıdan en önemli ülkelerinden biri haline geldiğini vurguladı.

Başbakan Erdoğan televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında son zamanlarda ekonomide yaşanan dalgalanmaları değerlendirdi.

Ekonominin geçen üç buçuk yıl boyunca kırılganlıktan kurtulduğunu ve dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu söyleyen Erdoğan ekonominin içinde bulunduğu sınavdan alnının akıyla çıktığını belirtti. Hükümet olarak istikrarı korumak, konjonktürel gelişmelere karşı tedbirleri zamanında almak, büyüyen bir ekonomik yapının getirdiği sıkıntıları aşmak için dikkat ve hassasiyetle çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, "Türkiye, gelecekle ilgili hedeflerinden asla sapma göstermeyecektir. Bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum; çünkü Türkiye'nin son üç buçuk yılda elde ettiği kazanımların ne kadar köklü, ne kadar sağlam bir değişim iradesinin eseri olduğunu iyi biliyorum. Türkiye artık, her rüzgârla savrulan o eski Türkiye değildir. Zaman zaman dalgalanmalar olabilir. Ancak bunlar, ayağı yere sağlam basan bir ekonomik yapı için başa çıkılabilecek hareketlenmelerdir. Türkiye bugün, son üç buçuk yılın dikkatli yönetim anlayışıyla bu sağlam yapıya kavuşmuştur." şeklinde konuştu.

Hedeflerinin bugünün kazanımlarını kalıcı hale getirmek ve yarınlarda çıtayı daha yükseklere çıkarmak olduğunu kaydeden Erdoğan şöyle devam etti: "Mayıs ayı itibariyle bütçemiz ilk defa fazla vermiştir. Bu son derece önemli bir gelişmedir. Türkiye'nin emin ellerde olduğunu, iyi yönetildiğini, kalkınma yolunda bir sapma olmadığını gösteren bir gelişmedir. Popülizme meyletmeden, sorunlarımızın üzerine ciddiyetle giderek, insanımıza, potansiyelimize güvenerek yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz."

9. Kalkınma Planı'yla ülkeNin yakın geleceğinin yol haritasını çizdiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, hedeflerinin; istikrar içinde büyüyen, gelirini daha adil paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen, Avrupa Birliği'ne üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye olduğunu söyledi.

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizden önceki döneme ait bir ayıbı ortadan kaldırdık. Geçmişte çalışanlarımızdan zorunlu tasarruf adı altında toplanan paraların geri ödemeleri gerçekleştirildi. 1988'den 2000'e kadar 12 yıl boyunca işçimizden, memurumuzdan, işverenimizden, çalışanlarımızdan kesintiler yapıldı. Sonra gelen yönetimler de bunun üzerine yattı. Ama biz, devlet vatandaşına borçlu olamaz dedik. 20 Haziran itibariyle Zorunlu Tasarruf hesabında biriken hem anaparaların, hem de nemaların hak sahiplerine ödenmesi tamamlanmıştır. Artık devletin vatandaşına nema borcu kalmamıştır. 29 Nisan 2003 tarihinden, 20 Haziran 2006 tarihine kadar, anapara ve nema olmak üzere hak sahibi vatandaşlarımıza toplam 13 milyar 181 milyon 464 bin 446 YTL ödeme yapılmıştır. Yani 13 katrilyon ödeme yapılmıştır. Bu sayede, yaklaşık 4,5 milyon kişi devletten alacağını tahsil etmiştir. İnşallah, yılbaşından itibaren Konut Edindirme Yardımı kesintilerini de, mümkün olan en kısa sürede hak sahiplerine ödeyeceğiz. Bugün ekonomimiz bütün bunların altından kalkacak güce, imkâna sahiptir. Kaynağımızı buluyor, devletin vatandaşına olan yıllanmış borçlarını ödüyoruz. Buna karşılık bütçemizde de bir açığa sebebiyet vermiyoruz. Bunlar, ekonominin sağlıklı işlediğini, ehil bir ekonomi yönetiminin iş başında olduğunu açıkça göstermektedir."

"İŞSİZLİK ÖNEMLİ BİR SORUN"

Ekonomideki tüm olumlu gelişmelere rağmen işsizlik gibi çözüm bekleyen bazı önemli meselelerin olduğuna da dikkat çeken Başbakan Erdoğan,"Yıllarca krizlerle boğuşmuş bir ülkenin, üç buçuk yıl gibi kısa bir sürede bütün sorunlarını halletmesi elbette beklenemez. Tabi bu biraz zaman alacaktır. Ekonomimiz büyüdükçe, geliştikçe, ilerledikçe, dünyayla entegre hale geldikçe insanımıza da yeni iş alanları açılacaktır. Ancak bugün de işsizliğin azaltılması konusunda bazı gelişmeler yaşandığı bir gerçektir. Devamının sağlanması açısından bunun da görmezden gelinmemesi gerekir. Dünyada bugüne kadar enflasyonla etkili mücadele edilen, enflasyonu düşen her ülkede işsizlik mutlaka artmıştır." dedi.

Ekonomide gelinen gelişmelere paralel olarak bir çok yeni tesisi de hizmete açtıklarını belirten Erdoğan, "Haziran ayında daha pek çok bölgemizde insanımıza çağdaş hizmet verecek, şehirlerimizin standartlarını yükseltecek, ihtiyaçlara cevap olacak önemli tesisleri hizmete açtık.

3 Haziran'da Antalya Kepez Devlet Hastanesi'nin, 4 Haziran'da Mardin Merkez Devlet Hastanesi'nin açılışlarını gerçekleştirdik. Göreve geldiğimiz günden beri hastanelerimizin, sağlık tesislerimizin sayısını artırmak, böylece insanımıza daha kaliteli, daha rahat şartlarda sağlık hizmeti ulaştırmak için büyük gayret gösteriyoruz." diye konuştu.

8 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirilen Türk-Arap Ekonomik Forumu'nun, her türlü işbirliği imkânının masaya yatırıldığı, yeni açılımların konuşulduğu, tartışıldığı bir platform olduğunu belirten Erdoğan şöyle devam etti: "Büyüyen ve giderek daha fazla küresel sermayeye ihtiyaç duyan Türkiye için önümüzdeki dönemde bu toplantıların çok verimli sonuçlar getireceğine inanıyorum. Bütün gayretimiz Türkiye'nin yarınlarına daha az problem ama daha çok refah ve huzur taşıyabilmek içindir. Yarının en büyük ihtiyaçlarından birinin enerji olacağı bugünden bellidir. Bu alanda hükümet olarak geleceğe dönük yatırım arayışları içindeyiz. Çeşitli projeler üzerinde çalışmalarımız sürüyor. 20 Haziran'da yine İstanbul'da gerçekleştirilen Enerji Konferansı, hem enerjiyle ilgili güncel konuların ayrıntılarıyla değerlendirilmesi, hem de geleceğe dönük yeni bir enerji stratejisinin ortaya konması açısından son derece yararlı olmuştur. Bu konferans, dünyanın enerji trafiğinin önemli bir kavşağında bulunan Türkiye'nin avantajlarının layıkıyla değerlendirilmesi bakımından önemli projeksiyonlar ortaya çıkarmıştır."

"DÜNYANIN EN BÜYÜK 17'NCİ EKONOMİSİ HALİNE GELDİK"

Türkiye'nin son üç buçuk yılda gerçekleştirdikleri atılımlarla bugün dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi haline geldiğine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin artık sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da stratejik açıdan en önemli ülkelerinden biri haline geldiğini vurguladı. Yaptıkları dış gezilerle sürekli olarak, Medeniyetler İttifakı ve dünya barışı için Türkiye'nin ne kadar önemli bir rol üstlendiğini değerlendirme imkânı bulduklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği süreci, bu imkânın küresel bir fırsata dönüşmesi açısından büyük önem arz ediyor." dedi.

Lüksemburg'da 12 Haziran'da yapılan zirvenin ardından Avrupa Birliği ile müzakerelere fiilen başladığını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şu sözlerle tamamladı: "Bu sürecin zorlu geçeceğini zaten biliyorduk. Önümüzde uzun bir yol var. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletimizin, ülkemizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek bu yolda yürümeye devam edeceğiz. İnşallah Türkiye, insanına daha yüksek hayat standartları sağlama, muasır medeniyetler seviyesini aşma hedefine doğru heyecanla, kararlılıkla ilerlemeye, büyümeye, kalkınmaya devam edecek, cazibesini hiçbir zaman kaybetmeyecektir. Bu umutla sözlerime son veriyor, sizlere hayırlı, bereketli, mutlu akşamlar diliyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious