Erdoğan 'Ulusa Sesleniş'te 1 Mayıs'a değindi

Erdoğan 'Ulusa Sesleniş'te 1 Mayıs'a değindi.17390
  • Giriş : 30.04.2008 / 21:10:00

Nisan ayının ''Ulusa Sesleniş'' konuşmasını yapan Başbakan Erdoğan, 1 Mayıs'ın önemine dikkat çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Milli egemenlik, kurulduğu günden bu yana Cumhuriyetimizin çağdaşlaşma ideallerini gerçekleştiren, büyük devrimlerin ve reformların altında imzası bulunan TBMM'nin temelidir, Atatürk'ün en zor zamanlarda, en zor kararları alırken aradığı demokratik meşruiyet şartının kaynağıdır" dedi.

Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayımlanan "Ulusa Sesleniş" programında yaptığı konuşmada, her yıl 23 Nisan'da haklı bir gururla, hem Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, hem de millet iradesinin tecelligahı olan TBMM'nin kuruluş yıl dönümü kutladıklarını söyledi.

TBMM'nin, bundan 88 yıl önce büyük bir kısmı düşman işgali altında bulunan ülkeye istiklalini kazandırmak üzere yurdun her yanından gelen delegelerin katılımıyla kurulduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, "O günden sonra da cephe cephe devam etmekte olan istiklal mücadelesinin sevk ve idare merkezi olmuştur" dedi.

Erdoğan, "Bu mücadelenin zaferle sonuçlanmasının ardından kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir' şiarını ilerleme yolunda şaşmaz bir istikamet olarak benimsemiştir. Bugün de Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, bu şiar doğrultusunda milli egemenliğin sembolü olarak varlığını sürdürüyor" diye konuştu.

23 Nisan 1920'de ilk Meclis'i kuran iradenin bu anlayışla bu inançla bu ideallerle yola çıktığına işaret eden Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu temel kaide üzerinde inşa edildiğini ifade etti.

"Her 23 Nisan'da milli egemenlik kavramı üzerinde yeniden düşünmeli, milletimizin ortak geleceği etrafında bizi birleştiren hedef ve değerlerimize sıkı sıkıya sarılmalıyız" diyen Başbakan Erdoğan, kendilerine düşen görevin ise onlara çok daha güzel imkanlar hazırlamak, çocuk dünyalarındaki güzellikleri sonraki yaşlarına, sonraki dönemlerine de taşıyabilecekleri hayatı onlara sunabilmek olduğunu kaydetti.

"Bunun için bugün maalesef dünyada hüküm sürmekte olan düşmanlıkların, savaşların, yoksullukların, çaresizliklerin ortadan kalkması gerekiyor" diyen Erdoğan, bunun insanlığın ortak sorunu olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Daha aydınlık, daha mutlu, daha özgür, daha adaletli, daha hakkaniyetli bir dünyanın arayışı içinde olmalıyız, bu bizim en önemli yükümlülüklerimizden biridir. Göreve geldiğimiz günden bu yana çocuklarımıza çok daha az sıkıntı çekecekleri, geleceğe çok daha umutla bakabilecekleri bir Türkiye inşa etmek için gayret sarf ediyoruz" diye konuştu.

"Çocuklar hayal kurmaya başladı"

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin çok uzun ve meşakkatli yıllar, ağır krizler geçirdiği dönemler olduğunu anımsatarak, bütün bu sıkıntıların görünmeyen yükünü geleceğe dair umutlarını, heyecanlarını yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalan çocukların çektiğine işaret etti.

Erdoğan, "Onlara yaşamaktan gurur duyacakları ve yarınlarına umutla bakabilecekleri bir ülke bırakabilmek adına büyük bir değişim dönemi başlattık. Bugün şükürler olsun ki Türkiye psikolojik eşiği geçmiş, çocuklarımız gelecek adına heyecan verici fikirler üretmeye, hedefler koymaya, hayaller kurmaya başlamıştır" diye konuştu.

Eğitim ve sağlıkta, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hak ettiği standartları yakalamak için büyük gayret içinde olduklarını anlatan Erdoğan, çocukların eğitimlerini çağın gerektirdiği seviyeye yükseltebilmek ve ezberci mantığın yerine analiz yeteneğini koyabilmek için büyük bir seferberlik yürüttüklerini söyledi.

"Bütçeden en büyük payı eğitime ayırmamızın sebebi de budur" diyen Erdoğan, 5 yılda 115 bin yeni derslik kurduklarını, 8 ve üzeri dersliğe sahip tüm okullarda Bilişim Teknolojisi Sınıfları kurduklarını hatırlattı.

"Ekonomimiz krizleri atlatacak güçte"

Ulusa Sesleniş konuşmasında ekonomik değerlendirmelerde de bulunan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, son yıllarda gerçekleştirdiği çok yönlü atılımın, yakaladığı ekonomik dinamizmin son derece önemli olduğunu ifade etti.

Erdoğan, bu başarılı yılların son derece değişken ve dalgalanmalara açık bir küresel atmosferde gerçekleştiğinin de mutlaka dikkate alınmak durumda olduğunu belirterek, "Sizlerin de malumunuz olduğu üzere, bugünlerde yine küresel bir ekonomik dalgalanma tüm dünyada etkisini hissettirmektedir" diye konuştu.

Yaşanan küresel şokun enflasyonda, faizlerde, borsalarda, işsizlik oranlarında dalgalanmaya, piyasalarda durgunluğa yol açtığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, krizin Türkiye ekonomisini de etkilediğini söyledi.

Erdoğan, "Yine hem küresel ölçekte, hem de ülkemiz ölçeğinde, son yılların en kurak mevsimlerine şahit oluyoruz. Ancak şunu bütün samimiyetimle ifade etmek isterim ki Türkiye ekonomisi, bu tür şokları, bu tür dalgalanmaları artık kolayca atlatabilecek bir güce, bir dirence sahiptir" dedi.

"Türkiye ekonomisi bugün emin ellerde"

Son 5,5 yılda yaşanan şokları, dalgalanmaları, belirsizlikleri, olumsuz sürprizleri en az etkiyle atlatmayı başardıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, "Aldığımız önlemlerle Türkiye ekonomisini güçlü, korunaklı bir yapıya kavuşturmak için gerçekleştirdiğimiz yapısal reformlarla artık geleceğe daha güvenle bakabiliyor, bu tür küresel sarsıntıları asgari zararla atlatabiliyoruz" diye konuştu.

Bu tablo da Türkiye ekonomisinin bugün emin ellerde olduğunu gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin orta ve uzun vadeli para politikaları, mali politikalarının her kesim tarafından bilindiğini ve bu politikalara güvenildiğini söyledi.

Sosyal Güvenlik Yasası

Başbakan Erdoğan, geçen hafta yeni Sosyal Güvenlik Yasası'nın TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildiğini anımsatarak, sosyal güvenlik sisteminde yapılan düzenlemelerin etkisini kısa vadede değil, orta ve uzun vadede göstereceğini kaydetti.

Geçmişteki bazı hükümetlerin oy uğruna, koltuk sevdası uğruna dengeleri bozduğunu ileri süren Erdoğan, bu uygulamaların bütçeye de ağır yükler getirdiğini söyledi.

Erdoğan, "O zaman uygulanan bu insafsız, bu öngörüsüz politikalar, bugün tüm çalışanların sırtında ağır bir yüktür. İşte ülkemizin, milletimizin, çalışanlarımızın omuzlarındaki bu ağır yükü kaldırmak için sosyal güvenlik reformunu gerçekleştirdik .Etkisini bundan 30 yıl, 40 yıl, hatta 50 yıl sonra tam olarak hissedeceğimiz bu düzenlemeler, Türkiye'nin yeni nesillerinin bahtını karartmamak için yapılmış düzenlemelerdir" diye konuştu.

"1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü"

Başbakan Erdoğan, 1 Mayıs'ı, Bakanlar Kurulu kararıyla Emek ve Dayanışma Günü olarak ilan ettiklerini anımsatarak, "Başta işçilerimiz olmak üzere geniş çalışan kesimlerimizin Türkiye'nin kalkınmasın da çok ağır rolleri, büyük emekleri var. Bütün çalışanlarımızın Emek ve Dayanışma Günü'nü ekranlar aracılığıyla şimdiden kutluyorum" dedi.

"1 Mayıs'lar artık çatışmaların değil, emeğin, dayanışmanın, dostluğun, kardeşliğin yaşandığı günler olarak, layık olduğu şekilde kutlanmalıdır" diyen Erdoğan, hükümet olarak 1 Mayıs'ı işçi ve emekçilerle bayram havasında kutlamak istediklerini kaydetti.

Erdoğan bu konudaki beklentilerin sadece kendilerinin değil, tüm milletin beklentileri olduğunu kaydetti.

Erdoğan, "Bildiğiniz gibi işçimizin, memurumuzun geçmişte birçok nema adı altında kesintileri vardı ve geldiğimizde bunu önümüzde gördük ve dedik ki 'işçimizin de memurumuzun da devletinden alacağı varsa bu bekletilemez. Devlet olarak biz bunu hemen ödemeliyiz' dedik ve üç yıl içerisinde 13.5 katrilyonluk bu borcu biz ödedik. Niçin? Çünkü işçimize karşı, memurumuza karşı emeğinin bedelini bu şekilde tehir ettiremezdik, erteleyemezdik" diye konuştu.

Erdoğan sözlerini, "Dolayısıyla barışın üzerine 1 Mayıs'ta gölge düşmesin istiyoruz. Dayanışmanın üzerine gölge düşmesin istiyoruz" ifadesiyle bitirdi.

CNNTURK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious