Erdoğan ve Zapatero'ya fahri doktora unvanı

Erdoğan ve Zapatero'ya fahri doktora unvanı.11172
  • Giriş : 03.07.2009 / 17:28:00

İstanbul Üniversitesince ''Medeniyetler İttifakı'' çalışmaları ve dünya barışına katkılarından dolayı Başbakan Erdoğan ile İspanya Başbakanı Zapatero'ya fahri doktora unvanı verildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Üniversitenin Beyazıt Yerleşkesi'ndeki doktora salonunda gerçekleştirilen törende, İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, Başbakan Erdoğan'a fahri doktora diplomasını takdim etti.

Söylet, daha sonra Başbakan Erdoğan'a akademik kıyafeti giydirdi ve İstanbul Üniversitesi altın rozetini sundu.

Törene katılamayan Zapatero'nun fahri doktora unvanını ise İspanya Büyükelçisi Joan Clos aldı.

Başbakan Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, İÜ'nün şahsına tevci ettiği fahri doktora unvanından dolayı büyük heyecan ve memnuniyet duyduğunu ifade ederek, üniversite senatosuna şükranlarını sundu.

Bugüne kadar Türkiye'de ve dünyanın farklı ülkelerinde çeşitli fahri doktora unvanları aldığını ve her birini ülkesi ve milleti adına gururla kabul ettiğini dile getiren Erdoğan, ''Hepsinde son derece duygulu anlar yaşadım, ancak İÜ'den bu unvanı almak beni ayrıca duygulandırıyor'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin en eski üniversitesi olan İÜ'nün, 1453'te İstanbul'un fethinin hemen ardından Zeyrek Medresesi olarak başladığı yolculuğu bugün dünyanın en saygın üniversiteleri arasında haklı bir yer edinerek sürdürdüğünü vurgulayarak, doğduğu, büyüdüğü, bir dönem Büyükşehir Belediye Başkanı olarak olarak hizmet verdiği İstanbul şehrinin adını taşıyan bir üniversiteden fahri doktora unvanı almanın kendisini ziyadesiyle gururlandırdığını söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan ''Bu unvanı ömrüm vefa ettiği sürece layıkıyla taşıyacağımı da belirtmek isterim'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevindeyken dönemin rektörü Bülent Berkarda'yla üniversitenin sıkıntıları üzerine görüştüğünü belirterek, üniversiteyi daha iyi yerlere getirebilmek için yapılması gerekenleri konuştuklarını bildirdi. Erdoğan, ''O günden bugüne ilk defa bu çatı altında sizlerle bir aradayız'' dedi.

-TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ SÜRECİ

Konuşmasında Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği sürecine de değinen Erdoğan, 2002 yılı sonunda hükümeti kurduktan sonra çok yoğun gayretlerin ardından 2 yılda Türkiye'yi Kopenhag kriterlerini karşılayan, yani AB ile müzakerelere hazır bir ülke konumuna yükselttiklerini, 2004 yılı sonunda müzakere tarihi aldıklarını, 2005 yılı sonunda da resmen müzakerelere başladıklarını anımsattı.

Başbakan Erdoğan, Çek Cumhuriyeti'nin dönem başkanlığının sona erdiğini ve 1 Temmuzdan itibaren İsveç'in dönem başkanlığının başladığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

''İsveç'in dönem başkanlığından çok umutluyum, Çek Cumhuriyeti'nin dönem başkanlığında da 2-3 fasıl açarız diye düşünüyordum, ama sadece vergilendirmeyi açmak suretiyle bu dönemi tamamlamış olduk. İsveç dönem başkanlığında da umudum farklı. Hemen arkasından Belçika geliyor, o dönemde de yine umudum var.''

-MEDENİYETLER İTTİFAKI PROJESİ

Erdoğan, Medeniyetler İttifakı çalışmalarına neden girdiklerini de anlatarak, dünyanın 21. asra ABD'nin küreselleşmeyi gündeme getirdiği ve ''her alanda yoğunlaştıralım'' dediği bir durumda girdiğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, bu süreç içinde küresel barışın çok fazla gündeme geldiğini, ama ne yazık ki küresel barışı dünya gündemine egemen kılmada başarılı olamadıklarını dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

''Bu süreçte küresel terör daha hakim bir unsur hale geldi. Çünkü insanlara bakışta ötekileştirme yoğun bir şekilde dünyanın gündemine oturuyordu. Ve insanlara bu şekilde bakınca tabi istediğiniz ittifakı yakalamakta mesafe alamadık. Bizim medeniyetimiz farklılıkları zenginlik olarak görür, böyle olması gerekir. Osmanlı medeniyetinde farklılıklar zenginliktir. Ama Osmanlıdan sonra bir zaafa uğradık ve neticesinde diğerleri, ötekiler, biz, onlar gibi bu tür yaklaşım tarzları bizi birbirimize bağlayan kardeşlik özelliklerinde bir zafiyet meydana getirdi. Şimdi bunu aşmamız gerekiyor. Medeniyetler çatışmasının karşısında biz, Medeniyetler ittifakı savunucuları olarak varız ve ciddi mesafeler aldık.''

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyesi olarak barışa katkı sağladığını, bölgesel bir çok meselede ülkeler arası anlaşmazlıklarda girişimlerde bulunduğunu ve somut neticeler aldığına işaret ederek, Türkiye'nin içeride gerçekleştirdiği devrim niteliğindeki reformlarla birlikte uluslararası platformda artan rolü, ağırlığı ve saygınlığı ile tüm dünyanın ilgi ve takdirini üzerinde topladığını vurguladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*