Erdoğan: Yalan olur da böylesi olmaz

Erdoğan: Yalan olur da böylesi olmaz.10598
  • Giriş : 19.03.2009 / 19:35:00
  • Güncelleme : 19.03.2009 / 18:44:03

Erdoğan, valilerin İmam Hatip Lisesi mezunu oldukları yönünde Doğan medyasında yer alan habere sert cevap verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



''YİNE O YANDAŞ MEDYANIN MENSUPLARINDAN BİR TANESİ; 'TÜRKİYE'NİN ŞU ANDAKİ VALİLİLERİNİN ÇOĞU İMAM HATİP KÖKENLİ' DİYOR. YAHU YALAN OLUR DA BÖYLESİ OLMAZ''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Ben kendim imam hatip mezunuyum ama asla böyle bir arayışın içerisinde olmadım. Ehliyet ve liyakatten hareketle bizler atamalarımızı yaparız. Velev ki imam hatip kökenli olsun. Gidip siyasalı bitiriyorsa, hukuk bitiyorsa, valilik yapma ehliyet ve liyakatine sahipse bu seni niye rahatsız ediyor? Neden? Onlar bu ülkenin çocukları, evladı değil mi?'' dedi.

Erdoğan, partisince Kütahya'da düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, vatandaşlardan yalan haber yapan medyaya iltifat etmemelerini istedi.

''Yalan yanlış haber yapan medyayı sakın evinize sokmayın. Doğru, dürüst yapan gazeteleri evinize alın. Çünkü yalan yanlış haber yapanlarla bir yere varmak mümkün değil'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Dün akşam bir televizyon kanalında, çok enteresan, insanda biraz edep adap olur. Ne diyor biliyor musunuz bir tanesi... Yine o yandaş medyanın mensuplarından bir tanesi; 'Türkiye'nin şu andaki valililerinin çoğu imam hatip kökenli' diyor.

Yahu yalan olur da böylesi olmaz. Bak eğer samimiysen, eğer dürüstsen, bu ifadeler seni mi bağlar patronunu mu bağlar bilemem. Ama dürüst ol dürüst, ahlak sahibi ol. Bakınız bu noktada ben kendim imam hatip mezunuyum ama asla böyle bir arayışın içerisinde olmadım. Ehliyet ve liyakatten hareketle bizler atamalarımızı yaparız. Velev ki imam hatip kökenli olsun. Gidip siyasalı bitiriyorsa, hukuk bitiyorsa, valilik yapma ehliyet ve liyakatine sahipse bu seni niye rahatsız ediyor? Neden? Onlar bu ülkenin çocukları, evladı değil mi? O yeteneğe, liyakate sahipse bu seni niye rahatsız ediyor? Çünkü asıl bunlar mahalle baskısı oluşturma gayreti içerisine girenler. Yıllarca sindirme politikaları yaptılar. Yıllarca bu gayretin içerisinde oldular.

İşte, biz imam hatip bitirdik. Liseye üniversitelere almadılar. Gittik dışardan lise bitirdik. Liseyi bitirdikten sonra gittik ekonomi tahsili aldık. Bize bunlar ne hendekler atlattılar. Aynı anlayış hala devam ediyor ama bunlar tutmayacak. Ve şu anda Türkiye'de onların, bu yalan yanlış medyanın temsilcileri işte burada da yalan yanlış haber yapıyor. Onu dinleyen benim vatandaşım zannedecek ki 'hakikaten valililerin çoğu imam hatipliymiş, bak...'

Talimatı verdim müsteşarıma. Bunun da açıklamasını yaptıracağım. Kaç tanesi imam hatip kökenli bunu halkım bilsin. Ve bunların ne denli dürüst olmayan, yalan haber yapmakla hayat bulmaya çalıştıklarını milletim tanısın, bilsin. Asla böyle bir arayışımız yokken onlar bu tür iftiraları hala devam ettiriyorlar. Vatanını seven bu tür yanlış, yalan haberlerle halkını aldatmaz. Vatanını seven bu ülkeye böyle bir yaklaşım tarzıyla, aldatma anlayışıyla yaklaşmaz.''

''KÜRESEL FİNANS KRİZİ İPİNE SIMSIKI SARILDILAR, KRİZİ İSTİSMAR EDEREK, İŞSİZLİĞİ İSTİSMAR EDEREK OY TOPLAMAYA ÇALIŞIYORLAR''

Erdoğan, ''Oynamasını bilmeyen gelin 'yerim dar' dermiş. Yerini bulmuşlar, bu sefer de 'yenim dar' dermiş. İşte bunların siyaseti bu. Bunların siyaseti özür siyaseti, bahane siyaseti, mazeret siyaseti'' dedi.

Erdoğan dün Çanakkale Deniz Zaferi'nin 94. yıl dönümünü yad ettiklerini, şehitlerin huzurunda, şehitleri rahmetle andıklarını anımsattı. Orada Türkiye'nin her karış toprağından Mehmetçiğin bulunduğunu belirten Erdoğan, Çanakkale'de yazılan kahramanlık destanının büyüyerek ülkeyi sardığını, Kütahya Dumlupınar'da bağımsızlığı, istiklali tüm dünyaya ilan ettiğini vurguladı.

''Domaniç'ten bir cihan devleti kuranların torunlarına küçük düşünmek yakışmaz'' diyen Erdoğan, Çanakkale'de destan yazan ecdadın torunlarının, Dumlupınar'da şehit olanların torunlarının küçük düşünemeyeceğini söyledi. Şehit ve gazilerden aldıkları emanete sahip çıktıklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye'yi büyütmek, güçlendirmek, huzurlu, güvenli, müreffeh bir ülke yapmak için gece gündüz çalıştıklarını kaydetti.

Hakkari'de yol yaptıklarını, Van'ın köylerine su götürdüklerini, Harran Ovası'nı suyla buluşturduklarını, Artvin'de elektrik ürettiklerini, Ordu'da dağları delerek tüneller inşa ettiklerini, Ulukışla virajlarını viyadüklerle geçtiklerini, İstanbul'da Boğaz'ın iki yakasını Marmaray'la 82 metre derinden birleştirerek, Londra ile Pekin'i birbiriyle buluşturduklarını anlatan Erdoğan, kendilerinden önce bırakılıp kaçılan Bolu Tüneli'ni bitirdiklerini ifade etti.

''Hayal'' denilen hızlı treni hayata geçirdiklerini, 253 kilometre hızla Ankara'dan Eskişehir'e bir saat 25 dakikada ulaşıldığını belirten Erdoğan, ''Hele hele o kokpite oturup da 253 kilometre hızı gördüğünüz zaman, insan bir başka oluyor. Dünyada 8'inci en fazla hız yapan trene sahip olduk'' dedi.

Erdoğan, 79 senede yapılan 6 bin kilometre duble yola 6.5 yılda 9 bin 468 kilometre eklediklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

''Şu anda iktidar partisiyiz, seçimdeyiz. Hepsinin hedefi neresi? AK Parti. Hep AK Parti'ye vuruyorlar. Bunlara bir sorun: 'Yahu vuracağınıza, siz ne yaptınız. Onu anlatın?' Bunu sorun. Bakın ben yaptıklarımızı anlatıyorum. 6.5 senede ne yaptık, bunları anlatıyorum. Geliyor diyor ki Sayın Baykal, 'Ben Cumhuriyet'ten daha eskiyim' diyor. Sayın Bahçeli'ye bakıyorsun, 'Başbakan geliyor yaptık, yaptık, yaptık diyor'. Tamam sen ne yaptın, onu söyle. Yani eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Eserini söyle kardeşim eserini. Eserin var mı, bunu anlat.

350 bin konutun inşaatına başladık. 250 bin konutu sahiplerine teslim ettik. Sayın Bahçeli, sen de TOKİ'den sorumluydun. Ne yaptın onu söylesene. Kaç konut yaptın onu söyle. 133 bin derslik yaptık eğitimde. Dedik ki üniversitesi olmayan il kalmayacak. Şu anda Türkiye'de üniversitesi olmayan il kaldı mı? 56 üniversite açtık dönemimizde. Sağlıkta devrim niteliğinde reformlar gerçekleştirdik. Artık vatandaşım sağlıkta ileri ülkelerin yakaladığı zirveyi yakaladı. Bunun için Türkiye'yi BM'nin Güvenlik Konseyi'nin bu arada bir üyesi yaptık. Medeniyetler İttifakı'nın eşbaşkanı olduk İspanya'yla.''

-''AK PARTİ HİZMET SİYASETİNİN PARTİSİDİR''-

Türkiye'yi daha da büyütmeye, daha büyük hedeflere ulaştırmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, 29 Martta Türkiye'nin bir kez daha seçimini, tercihini yapacağını, vurguladı.

CHP ve MHP'nin üslubunu eleştiren Erdoğan, şöyle devam etti:

''Nasıl hakaret ettiklerine şahit oldunuz mu? Bu ülkenin Başbakanına, bu ülkenin hizmet üreten partisine nasıl iftiralar attılar işittiniz mi? Siyasetlerini yalan üzerine kurdular. Yatsı olmadan yalanları ortaya çıktı. Bizi karalamaya kalktılar, karanlığa gömüldüler. Bize çamur atmaya kalkıştılar, çamur kendilerine bulaştı. İstismar, karalama siyaseti yaptılar, siyasetin dilini, üslubunu yerlere düşürdüler. Şunu Kütahya'dan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum. AK Parti hizmet siyasetinin partisidir. AK Parti insan odaklı siyasetin partisidir. AK Parti milletin partisidir. AK Parti bu ülkede özgürlüklerin savunucusudur. AK Parti siyasetin seviyesini, düzeyini yükselten, siyasetin çıtasını yükseğe çeken bir partidir. Yaptıklarıyla, eserleriyle, hizmetleriyle konuşan, planlarıyla, projeleriyle gelecek tasavvuruyla milletin karşısına çıkan bir partidir.

Bizim üslubumuz milletin üslubudur, nezaketimiz milletimizin nezaketidir. Biz ihtirasla başı dönenlerden olmadık, olmayacağız. Biz, gözünü hırs bürüyenlerden, ağzından çıkanı kulağı duymayanlardan olmadık. İktidara gelebilmek için her yolu mubah görenlerden olmadık. Geçmişte vardı ya 5 tane anahtar dağıtanlar. Bir tanesi ulaştı mı elinize? Hiç, ama biz beş anahtar dağıtmadık. Biz dedik ki 'Buyur konut kardeşim' ve benim vatandaşım 250 bin konutu aldı. Olay bu. 500 bin hedefimiz var. 350 bin inşa halinde, inşallah 150 bin daha buna ilave olacak.''

-''ORADA POLİTİKA İKİ PARTİYE NİYE KALSIN''-

Erdoğan, seçim kazanmak için yalana, iftiraya tenezzül edenlerden olmadıklarını belirterek, Kütahyalı seyyah Evliye Çelebi gibi bütün Türkiye'yi adım adım gezdiklerini, dertlere derman ürettiklerini, sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp dünyanın birçok ülkesine gidip, buradaki imkan ve fırsatları anlattıklarını söyledi.

AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bazı siyasetçiler Sivas'ın ötesine geçemedi, bazı siyasetçiler Sivas'ın berisine geçemedi. Biz 81 vilayetimizin tamamına ulaştık. Tamamına hizmet, eser taşıdık. Sivas'tan öteye, Sivas'tan beriye geçemiyorsunuz dediğimiz zaman köpürüyorlar, kızıyorlar. Sinirlenip, öfkeleniyorlar neden? Mazeret üstüne mazeret üretiyorlar. Ben diyorum ki 'Ne olur gelin, şu Sivas'tan öteye bir geçin. Bu ülke hepimizin. Siz de Hakkari'ye gidin, Muş'a, Van'a gidin. Orada da beraber politika yapalım. İki partiye niye kalsın orada politika? Gelemiyorlar.

Kütahya'nın güzel bir sözü var: 'Oynamasını bilmeyen gelin 'yerim dar' dermiş. Yerini bulmuşlar, bu sefer de 'yenim dar' dermiş. İşte bunların siyaseti bu. Bunların siyaseti özür siyaseti, bahane siyaseti, mazeret siyaseti. Küresel finans krizi ipine sımsıkı sarıldılar, krizi istismar ederek, işsizliği istismar ederek oy toplamaya çalışıyorlar. Siz bu ülke için ne yaptınız diyorum, cevap yok. Bu ülkede hangi eseriniz var diyorum. Cevap yok. 3.5 yıl Başbakan Yardımcılığı yaptın Sayın Bahçeli, niye işsizliğin önünü alamadın? Söyle bakayım, niye alamadın? Sayın Baykal 12 Eylül öncesinde iktidarda bulundunuz. 12 Eylül'den sonra çok az koalisyonlara ortak oldu. Çünkü benim milletim 50'den bu yana, çok partili hayata geçtiğimizden bu yana Halk Partisi'ne Türkiye'de tek başına iktidar vermedi. Zaten bundan sonra da vermez. Niye? Dikili ağaçları yok. Açıkla diyorum, nerede var, söyle. 'Şu eser bizimdir' de. Şu ana kadar açıkladığı bir şey yok. Maalesef.''

-''UYMAYANLAR BUNUN HESABINI ÖDEYECEK''-

Dünyanın bir numaralı ekonomisine sahip ABD'de küresel finans krizi nedeniyle işsizliğin yüzde 8.7, Türkiye'de ise Şubat itibariyle 13.6 olduğunu ifade eden Erdoğan, bu durumun mevsimsel koşulların değişmesiyle, Nisan-Mayıs gibi inşaat sektöründe, hizmet ve tarım sektöründeki hareketlilikle değişmesinin beklendiğini anlattı.

Bunları yaparken işverene de işçi çıkarmaması çağrısında bulunduklarını ve kısa mesai olarak 6 ay süreyle ücretin yarısını ödeyeceklerini söylediklerini aktaran Erdoğan, ''Buna uyanlar var, uymayanlar var. Tabii uymayanlar bunun hesabını, faturasını ödeyecekler. Bunu da yakın takibe alıyoruz. Bu ülkede dar zamanda el ele vermeyenler, bunun bedelini ödeyecekler. Kayıt dışı çalışanlar bunun bedelini ödeyecekler. Her şey kayıt altına girecek, adım adım takip edeceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeyecek ve yedirtmeyeceğiz'' diye konuştu.

Erdoğan, CHP ve MHP'ye gönül vermiş olanları asla incitmek istemediğini ifade ederek, şunları söyledi:

''Ama tepelerindeki yöneticilerin durumunu, konuştukları dili iyi takip etmeleri lazım. Buna da benim cevap vermem gerekir buradaki vatandaşlarım, gönül verenlerim adına. Meydanlarda bunlar birbirlerinin avukatlığını yapıyor. Meydanlarda birbirlerine sahip çıkıyorlar. Meydanlarda ikisi de aynı dili, üslubu kullanıyorlar. Bu ülkeye karamsarlık pompalıyorlar. Milletimin moralini bozmak için çaba harcıyorlar. Felaket tellallığı yapıyorlar. Panik havası oluşturup, buradan oy devşirmeye çalışıyorlar.''

Göreve geldikleri 3 Kasım seçimlerinde Türkiye'nin GSYİH'nın 230 milyar dolarken, bugün üzerine 520 milyar koyarak 750 milyar dolara çıkardıklarını belirten Erdoğan, ''Sayın Bahçeli de Baykal da diyor ki '750 milyar dolardan senin cebine giren var mı?' Var, var da hedef saptırma. Biraz ekonomi dersi alman lazım. Bir ülkenin gücü, milli gelirine bağlıdır, GSYİH'ye bağlıdır'' dedi.

Erdoğan, yüzde 63 faiz ile borçlanılırken, gecelik faizin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koalisyon ortağı olduğu dönemde 7 bin 500'e çıktığını ifade ederek, ''Kime ödediniz bunları, kimleri zengin ettiniz. Bunu söyle. Yüzde 63, şimdi 13-14'lere düştü. Bu faiz şimdi benim vatandaşımın cebinde kalıyor. Karşılıksız para basıyorlardı'' diye konuştu.

Türk Lirası'ndan 6 sıfır atıldığını, enflasyonun yüzde 30'dan yüzde 7.7'ye indirildiğini kaydeden Erdoğan, ''Bu aradaki, benim vatandaşımın cebinde. Vatandaşımıza sağladığımız işte bu. Fark bu. Çünkü biz bir farkın partisiyiz, ilklerin partisiyiz'' dedi.

Erdoğan, ülkenin borcunu da azalttıklarını, kamu net borç stokunu yüzde 64'ten yüzde 25'e düşürdüklerini, bu rakamların inkar edilemeyeceğini, milletin gözünden bu rakamların kaçırılamayacağını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*