Erdoğan; 'Yolsuzluk haberleri kasıtlı yapılıyor'

  • Giriş : 16.05.2006 / 00:00:00

Başbakan Tayyip Erdoğan D-8 Zirvesi için gittiği Endonezya'dan Türkiye'ye dönerken gazetecilere gündemle alakalı açıklamalar yaptı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hükümete yönelik yolsuzluk suçlamalarını kasıtlı bulan Erdoğan, bunlara dayanak yapılan konuları, ‘herkesin malumu olan çalışmalar' sözleriyle değerlendirdi. Meclis'e gelmiş iddiaların tekrar tekrar haber yapıldığına dikkat çeken Başbakan şöyle devam etti: “Acaba, hükümeti yıpratabilir miyiz diye atılan başlıklar var. Tekzipler iç sayfalardan küçük görülüyor. Bir medya patronu ‘Aynı şekilde yayınlarız; fakat önce üst mahkemeye gideriz.' dedi. Üst mahkeme tekzip kararı verse de aynen yayınlanmıyor. Zaten tekzip mahkemeleri uzun sürüyor.”

Parti yönetiminde bulunanların yolsuzluk konusunda hassasiyetleri olduğunu, AK Parti'nin de yolsuzlukları aşmak için iktidara geldiğini anlatan Erdoğan, Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele ettiğini ve önemli başarılar kazandığını vurguladı. Erdoğan bu konuda şu bilgileri verdi: “Yüzde yüz bu işler çözüldü mü?' derseniz, böyle bir iddiada değilim. Hiçbir hükümet de böyle diyemez. Kapıkule'ye biz müdahale ettik, yolsuzlukları ortaya çıkarttık. Bunlara devam edeceğiz, halkın devlete duyduğu güven artacak.”

D-8 Zirvesi'nde yaptığı bazı değerlendirmelerin kamuoyuna yanlış aksettirilmesinden de yakınan Erdoğan, iki gündür basında haberi yapılan 'İslami Schengen' ve 'İslami bankacılık' konularına açıklık getirdi. Her iki kavram için 'İslami' ifadesini kullanmadığının altını çizen Erdoğan, “Schengen benzeri bir uygulamayı D-8 ülkeleri arasında yapabiliriz dedim. İslami Schengen deyince olay başka yerlere kayabilir. İslami bankacılık da demedim. Öyle dediğiniz zaman da olay başka bir yere kayar.” dedi. Başbakan, faiz konusunda ise bilim adamlarının çalışması gerektiğini vurgularken, yeni tariflere ihtiyaç duyulduğuna işaret etti.

Başbakan Türkiye yolunda zirveyi değerlendirirken, D-8'in en ilgi uyandıran özelliğinin genel sekreterliğe geçme kararı olduğunu belirtti. D-8'in daha önce 2 kişiyle yönetildiğini hatırlatan Erdoğan,”Şimdi genel sekreterlik sayesinde uzmanların desteğinde çalışılacak. Merkez yine İstanbul'da olacak. D-8 ürünlerinin tespiti yapılacak. Odalar arasındaki ticari ilişkiler geliştirilecek." dedi. Erdoğan, İran-Türkiye ilişkileri konusunda ise, iki ülke arasında çıkabilecek bir çekişmenin yanlış anlaşılacağına, bunun D-8'e gölge düşüreceğine işaret etti. Başbakan, bu düşüncesini şöyle açtı: "Çünkü bu çalışmanın anlamı dayanışmadır. Ortak payda kültürel diyaloglardır, bu bir. İkincisi, 'gelişmekte olan ülkeler' de başka bir ortak değerdir. Ayrıca D-8 bir alternatif kuruluş da değildir. Geçmişte bu tür ayrımlar yapıldı ve yanlış oldu. Gelişmekte olan ülkelerin dayanışması söz konusu.”

Kıbrıs’ta yeni durum uyarısı

Başbakan Erdoğan, KKTC’ye uygulanan izolasyonun kaldırılması konusunda bir adım atılmazsa, yeni durumların ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Ek protokol öncesine dair Türkiye’nin bazı söylemleri olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bu konuda Avusturya Başbakanı Schüssel ile görüştüm. Dönem başkanı olarak tekliflerimize binaen bize dönecek. Yeni durumlar ortaya çıkabilir. Yunanistan Başbakanı Karamanlis Türkiye’nin AB sürecine destek vermeye devam edecek. Yunanistan Dışişleri Bakanı ülkemize gelecek, bizim dışişleri bakanımız da Yunanistan’a gidecek. ‘İzolasyon konusunda adım atmazsanız, garantör ülke olarak bizim atacak adımlarımız var’ diyoruz. Tarama ve müzakere sürecinin siyasi bir tıkanmaya gitmemesi için dönem başkanlarıyla görüşüyoruz. Bir tıkanma yaşanmayacağı kanaatindeyim.” dedi.

Seçim sisteminin değişmesi için CHP’nin desteği şart

Başbakan Erdoğan, seçim sistemi ile ilgili değişikliğe gidebileceklerini; ancak bunun için CHP’nin desteğinin şart olduğunu söyledi. Erdoğan, yüzde 10’luk seçim barajının düşürülmesine ise ‘şimdilik’ sıcak bakmıyor: “İstikrar için bu baraja ihtiyaç var. Ben 450 milletvekilinin barajla, 100 milletvekilinin de düşük bir barajla seçilmesi gerektiğini daha önce de savundum. Hatta yedek milletvekilliği de olmalı. Devamsızlık yapan milletvekillerine yaptırım zor oluyor. Öyle bir durumda daha kolay olacaktır.”

Erdoğan, para piyasalarındaki hareketliliği de dış etkenlere bağlıyor. İç etkenlerin varlığını inkâr etmeyen Başbakan, “Ağırlıklı olarak dış etkenlerden bahsetmek gerekir. Petroldeki yükselme, dünyadaki diğer gelişmeler bizi de etkiliyor.” yorumunu yaptı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious