Erdoğan'dan 301. madde değerlendirmesi

  • Giriş : 26.09.2006 / 00:00:00

Erdoğan, 301. madde konusunda yargı içtihadının oluşmasının beklenmesini istedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Sadece belli bir zümrenin, ülkemizde hür türlü özgürlüğe sınırsız bir şekilde sahip olmasına da kusura bakmasınlar 'evet' diyemeyiz. Belli bir dayanışma ağları var. Bu dayanışma ağları içinde 'bizim sınırsız özgürlüğümüz olmalı' yok öyle şey" diye konuştu.

Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TCK'nın 301. maddeyle ilgili tartışmaların devam ettiğini belirterek, bu madde konusunda yargı içtihadının oluşmasına ihtiyaç olduğunu, bu içtihadın beklenmesi gerektiğini kaydetti.

Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türk hukuk sisteminde de 301. maddenin bir ihtiyaç sonucu yer aldığını dile getiren Başbakan Erdoğan, "Ama uygulamada suçu engellerken, meşru hak ve özgürlükleri sınırlayan sonuçlar ortaya çıkarsa, yasada gerekli tadilatı da yaparız. Bundan kimsenin endişesi olmasın" diye konuştu. 301. maddede tarif edilen suçlarla, eleştiri hakkı arasındaki çizgiyi daha da netleştirmeye yönelik somut önerilere açık olduklarını bildriren Erdoğan, bunu iktidar ve muhalefet birlikte değerlendirip gerekli adımları atabileceklerini kaydetti.

Tüm bunları suistimal ederek, eleştiri ile hakareti karıştıranlar bulunduğunu ifade eden Erdoğan, "Sadece belli bir zümrenin, ülkemizde hür türlü özgürlüğe sınırsız bir şekilde sahip olmasına da kusura bakmasınlar 'evet' diyemeyiz. Belli bir dayanışma ağları var. Bu dayanışma ağları içinde 'bizim sınırsız özgürlüğümüz olmalı' yok öyle şey" diye konuştu.

Özgürlük alanlarının bir sınırı olduğunu, kimsenin başkasının özgürlük alanına giremeyeceğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, özgürlüğün de kimseye bir başkasına hakaret etme hakkı veremeyeceğini söyledi.

Türkiye'de yeni bir anlayışın gelişmeye başladığını, bunun da çok tehlikeli olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: "Siyasetçi hakarete uğruyor, şimdi bunun adı değişti. 'Bunlar ağır eleştiriye girer' diyorlar. 'Siyasetçi bunlara ağır eleştiri olarak bakmalı' diyorlar. Küfre varıncaya kadar. Bütün değerlerimize özellikle. Bizim burada gelenek göreneklerimizde, ahlak değerlerimizde ifade edemeyeceğimiz tamamiyle çirkin gördüğümüz yaklaşımları, siyasetçiye yapıldığı zaman 'ağır eleştiri', ama bunu konuşanlara yönelik yapıldığı zaman 'hakaret'. Ağır eleştiriyse bu benim için de ağır eleştiri, başkası için de ağır eleştiri. Hakaretse, siyasetçi için de hakaret, her türlü makam ve mevkide bulunan için de hakaret. Siyasetçi bu ülkenin şamar oğlanı mı? Bir taraftan demokrasi diyeceğiz, insan hakları diyeceğiz, ondan sonra 'vur abalıya', herkes siyasetçilere bindirecek. Buna tahammül etmek mümkün değil."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious