Erdoğan'dan Başsavcı'ya sert mesaj!

Erdoğan'dan Başsavcı'ya sert mesaj!.8599
  • Giriş : 30.11.2008 / 05:30:00
  • Güncelleme : 30.11.2008 / 00:03:26

Kızılcahamam'da konuşan Erdoğan'dan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya'ya şok sözler!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti'nin 13. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı Kızılcahamam Asya Termal Otel'de başladı. Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi. Bir süredir kamuoyunda tartışılan "ya sev ya da terk et" anlamına gelecek sözler söylediği yönünde eleştirildiğini hatırlatarak iddialara sert bir şekilde cevap verdi. Erdoğan, 12 Ağustos 2005 günü Diyarbakır'da yaptığı konuşma metnini yeniden okudu. Erdoğan, Kürt sorununu daha çok demokrasi içinde çözeceklerini belirterek, daha önceki söyledikleri ile aynı noktada bulunduklarını ifade etti. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün de aynı noktada duruyoruz. Bunlardan farklı bir şey mi söylüyorum. Farklı bir şey söylüyorsam lütfen açıklayın, beni ikaz edin. Partimin programının içinde de aynen bulursun. Kalkıp da yolda aklımıza geleni söylemiyoruz, akşam bize birileri bişey üflesin, biz sabah onu söyleyelim. Bizde böyle birşey olmaz. Bu dik durmanın değil, omurgasızlığın geregi olur. Bizde omurgasızlık olmaz. Edirne'de başka, Hakkari'de başka konuşmadık. Hiçbir sorunu küçümsemedik. Ama birileri kendi kafalarındaki çözüm planlarını bizim hayata geçirmemizi bekliyorlarsa bu beyhude bekleyiştir. Ama ortak akıl üretiyorsa o beklenti, onu da değerlendiririz. Bölgedeki gelişmeleri görmezden gelenler bizi farklı gündeme çekmeye çalışabilirler, ama biz doğru bildiğimiz yolda devam edeceğiz."

'BÖLGEYE YATIRIMLARIMIZI HAZMEDEMEYENLER VAR'

"Benim Kürt kardeşim, kendi dilinde Kürtçe türkü söylediği için takibata uğruyordu." diyen Erdoğan, TRT'nın 1 Ocak'tan itibaren 24 saat Kürtçe yayına başlayacağını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Asimile olmadan, terörün tehdidine rağmen o illlere gidiyor, sorunları tek tek yerinde tespit ediyorum. Bazı yerlerde sıkıntılar olmuyor mu, oluyor. Hazmedemiyorlar, hazımsızlık var. Çünkü büyük geliyor o yatırımlar. Ama alışacaklar. Okulları kurduk hazmedemiyorlar. Şemdinli'de suyunu getirdik. Dükkanları, konutları yaptık. Ne diyorlar. 'Bizimki diyor, bir kimlik siyaseti.' Dikkat edin, kimlik siyaseti. Benim kimlik siyaseti sorunum yok arkadaş. Benim, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı sorunum var. Sorduğun zaman Meclis'te Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı sorunum yok diyor, bayrak noktasında, devlet noktasında sorunum yok diyor. Çık bunu acıkça millete söyle, yok söyleyemez. Çünkü emir farklı yerden geliyor da ondan."

Kendisine devletçi dendiğini ifade eden Erdoğan, "Ne demek devletçi. Tayyip Erdoğan da bu milletin evladı, millet adına konuşur. Kurduğu devletin mekanizmalarını seferber eder." diye konuştu.

"AK Parti iktidarının Hakkari, Van'a, Bitlis'e hizmet sunduysa yanlış mı?" yaptı diye soran Erdoğan üstü örtülü olarak bölücü örgüt ile ilişki içinde olanları eleştirdi: "Eğer bugüne kadar devlet burada gerekli hizmeti vermiyor da, şimdi veriyorsa burada hükümet yanlış mı yaptı? Sıkıntı burada. Çünkü bunlar devletin, miletin hizmetinde olmasını istemiyorlar. Oradan nemalanıyorlar da onun için. Mama var mama, şimdi mama kayboluyor. Sıkıntı orada."

Diyarbakır ziyareti öncesinde terör örgütünün dükkanların açılmasını engellemesini eleştiren Erdoğan, "Böyle bir demokrasi olur mu? Tayyip Erdoğan ve partisini devirebiliyorsan devir, o zaman biz de seni alkışlarız. Ama demokrasi içinde. Halkımı pislik içinde bırakanları, 29 Mart'ta da halkım o pisliklerin içine gömecek. Herhalde benim halkım bunlara layık değil. 94'te İstanbul'u ben de böyle kazandım." diyerek belediye başkanlığı seçildiği yıllara göndermede bulundu.

ANAYASA MAHKEMESİ VE BAŞSAVCIYA GÖNDERME

Erdoğan, AK Parti hakkında kapatma davası açılmasını da eleştiren Erdoğan, "14 Mart, bugün ne oldu. Kaybettik mi, kaybettik. Kaybeden Türkiye oldu. Ama kaybettirenler Türkiye'ye bunun hesabını verecekler. Ben partimin, partililerimin laiklik karşıtı olduğunu kabul etmiyorum. Bunu söyleyenler bir iftiranın içindedirler. Başörtülü olanı, örtüneni laiklik karşıtı gösterenler bugün de ortaya çıksınlar, gündeme ilişkin konuşsunlar da görelim, onu da görelim. Biz, hep insan odaklı olduk." diye konuştu.

BASINDAKİ ELEŞTİRİLERİ CEVAPLADI

Başbakan, bazı yayın organları tarafından kendisine "demokratlığıktan otokoratlığı geçti" yönündeki eleştirileri ise şöyle cevapladı: "Statükoculuk, hukuksuzluk bizim lügatımızda yer bulamaz. Yolsuzluk bizim aramızda yer bulamaz. Yasakçı anlayış bizim aramızda yer bulamaz. Onun için yola çıkanrken yolsuzluk, yoksuzluk ve yasaklarla müadele diye yola çıktık. AK Parti'ye kimse elbise biçmeye kalkmasın. Hiç kimse AK Parti'yi başkalarına benzetmeye, başka örneklere benzetmeye çalışmasın. Zihnindeki dar kalıplarla AK Parti'ye kendine göre sınırlar çizmeye kalkmasın. AK Parti'nin yolu değişim yoludur, adalet yoludur, kalkınma yoludur, milletin yoludur. AK Parti'nin dili milletin dilidir, hissiyatı milletin hissiyatıdır. Yolu, bizatihi milletin yolu. Ezber bozan, yeni yaklaşımlar getiren bir partidir. Kıbrıs sürecinde, AB sürecinde ezberleri AK Parti bozdu."

8SUTUN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*