Erdoğan'dan medyaya Davos tepkisi

Erdoğan'dan medyaya Davos tepkisi.8946
  • Giriş : 30.01.2009 / 19:00:00
  • Güncelleme : 30.01.2009 / 18:46:13

Erdoğan kendisini haksız göstermeye çalışan Türk medyasını da sert dille eleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, sadece bölgesinde değil, tüm dünyada barışı sağlama amacıyla hareket eden bir ülke olduğunu belirterek, ''Kimsenin Türkiye'yi yanlış bir konumda göstermeye çalışmasına, Türkiye'yi farklı bir kategoriye yerleştirmesine izin vermeyeceğiz. Kimsenin, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na saygısızlık yapmasına fırsat vermeyeceğiz'' dedi.

Erdoğan'ın açıklamaları şöyleydi:

"Gazze'de olanları tün dünya ekranlardan gördü. Türkiye'nin barış için mücadelesini herkes bilir. Kimsenin Türkiye'yi yanlış bir konumda göstermesine izin vermeyiz. kimsenin Türkiye Cumhuriyeti başbakanına saygısızlık yapmasına izin vermeyiz. Bundan önce böyle alışkanlıkları olanlar olmuş olabilir. Türkiye sıradan bir ülke değildir. Türkiye'nin önemini ve ağırlığını bilmeyenler bunun farkına varmalıdır.

Biz tüm dünyadaki çatışma bölgelerine barış için koştuk. Bizim yolumuz Gazi Mustafa Kemal'in gösterdiği "Yurtta Sulh Dünyada Sulh" yoludur.

Biz burada tavrımızı insan olarak koyduk. Orada çocukların ve kadınların ölmesine sessiz kalamazdık. Yaşananları görmemek hissetmemek anlamsızdır. Zulme duyarsız kalmak da zulümdür. Orda 1300 kişi öldü. Sivil ölümleri basit bir iş kazası olarak göremeyiz.

Biz İsrail devletini ve İsrail halkını suçlamıyoruz. Bizim eleştirlerimiz bir anlayışa. Fosfor bombalarına tankları toplara sivil katliama... İsrail yönetiminin uygulamalarına ve yöntemine... İsrail hükümetinin bir adımı yüzlerce kişinin ölümüne neden oldu.

Buradan Türk medyasına sesleniyorum. Yalan yanlış haberleri yapanlara sesleniyorum. Vahşetin avukatlığını yapanlara sesleniyorum. Türkiye başbakanın değilde İsrail vahşetini savunanlara sesleniyorum. Biz antisemitizme karşıyız. Bizim yerimiz barışın yanı... Herkes barışa destek vermeli.

Ben orada Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak bulundum. Ben bir kabile reisi değidim. Türkiye'nin saygınlığı sadece hükümetin değil muhalefetin de görevidir. Herkes Türkiye'nin ağırlığını iyi anlamalı.

Bazılarının paniğe kapıldığını görüyorum. Türkiye ne yapar yorumları yapmaya başladılar. Türkiye ne yapar ne eder değil, Türkiye ne der demeli.. Türkiyesiz başkaları ne yapar diye düşünmeli. Bazı monşerler bunu anlamakta zorlanabilir. Onlar böyle yetişti. Biz gündemi belirleyen ülke olmalıyız. Diklenmeden dik durmalıyız.

Bizim mücadelemiz bireysel başarı değil bizim hedefimiz Türkiye'nin başarısı.

Çanakkale'ye düşman kuvvetleri girdiğinde Türk ordusunun gücü belliydi. Ama Gazi Mustafa Kemal Türk askerine ne dedi: "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum". Gazi Mustafa Kemal o gün milletin onurunu kurtardı.

Bin düşünüp bir adım atarız. Ancak izzetimizle onurumuzla kimseyi oynatmayız.

Bugün burada daha farklı bir gündemle karşınızda olmak isterdim. Ancak ani gelişen bir olayla bu gündeme döndük.

Aşırılık ve uç hareketlere prim vermek yok. Oyunlara gelmek yok. Biz 70 milyon vatan evladıyız. Bizi bölmek isteyenler olabilir Ama biz bunlara asla müsade etmeyeceğiz. Bu ülkede kimse kimseye kinle neftretle bakamayız.

Gerekli mesajı 29 Mart'ta vereceğinizden de eminim.

İstanbul'u bilmeyen İstanbul'a bir şey veremez. Kendiyle kentiyle halkıyla barışık olmayanlar burada başarılı olamazlar. Ondan sonra Sutanbeyli'ye gidecekken Tuzla Tersanesine gidersin.

İstanbul sürekli büyüyen bir marka şehirdir. Bu kardeşiniz burada bir sıfatla konuşmuyor. Üç sıfatla konuşuyor. Bir başbakanlık sıfatı, iki belediye başkanı sıfatı, üç İstanbul'da olma sıfatı...

CHP iktidarı vardı İstanbul'da.. Bir zamanlarda İstanbul'da çamur deryaları vardı. Gazeteler hava kirliliği nedeniyle maske dağıtıyordu. İSKİ skandalı vardı. İstanbul susuzluktan kırılıyordu. Küvetler su doluydu. Bidonda su satan sucu sektörü oluştu. İstanbul çamurla çöp yığınları ile anılıyordu. Bir kültürel etkinlik yoktu.

Yüzyıllar önce Romen Diyojen eline almış feneri "adam arıyorum adam" diyordu.

Bunlar aldılar ellerine fener gündüz vakti İstanbul'un varoşlarında çukur çamur arıyorlar. 1994'ün İstanbul'undan önceydi onlar.

İstanbul'un ilk metrosunu biz açtık. Sözen başlatmıştı projeyi.. 500 milyon dolarlık kısmını biz yaptık. İş bilen kılıç kuşananındır. İşini yöntemini bilen kadrolar ülkeyi ne hale getirdi ortada...

AK Parti belediyeciliği 17 milyon metrekare yeşil alan yarattı.

Biz öğrencilere burs verdik. CHP bunu iptal ettirdi. Geçen televizyona çıkmış bir monşer emeklisi milletvekili "biz bunları az bulduk onun için iptal ettirdik" diyor. Gülerler adama. Biraz küçük atta kargalarda yesin derler.

Bu millet vakurdur onurludur. Bu millet bir çuval kömüre oyunu satömmayacak kadar onur ve haysiyet sahibidir. Bu milleti aşağılayarak böyle iddialarda bulunarak kendilerini küçültüyorlar.

Benim halkım bir kilo pirince bir torba kömüre oyunu satmaz. Bunlar bu kadar sığ görüşlüler.

Burada medyayı asli görevini yapmaya çağırıyorum. Buraya ne için gelmişseniz onunla ilgilenin. Burada bir bireysel girişim bulup onun peşine düşmeyin.

Biz sizlerin cemaziyel evvelinizi biliyoruz. Çamura çöpe çukura çare bulabiliyordunuz da İzmir'in Kadifekalesi'ne niye çözüm bulmadınız. Yönetimini elinizde bulundurduğunuz yerleri niye ihya etmediniz niye düzeltmediniz.

MEDYA İLE İLİŞKİLİ SİYASETÇİLER

Bu atılan adımlarla kimin kiminle işbirliği içinde olduğu ortaya çıkıyor. Kimin kiminle iş planı yapıyor görüyoruz duyuyoruz. Benim onlara söyleyeceğim tek şey var: "Hayırlı işler diliyorum" Biz medyayla iş tutmadığımız için bu çamur atmalar bu fevaranlar...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*