Erdoğan'dan Tunceli valisine teşekkür

Erdoğan'dan Tunceli valisine teşekkür.8599
  • Giriş : 07.02.2009 / 18:10:00
  • Güncelleme : 07.02.2009 / 18:10:46

Tunceli'de valiliğin vatandaşlara dağıttığı beyaz eşya ilgili eleştirilere Erdoğan olayın başka boyutunu anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Dört gündür Tunceli'de valimizin yaptığı yardımları dillerine doladılar. Televizyonlarda bakıyorsunuz çekimler yapmışlar, bunları yayınlıyorlar. Soruyorum onlara (Siz acaba hiç Tunceli'ye gittiniz mi?)'' dedi.

Erdoğan, ASKİ Spor Salonu'nda düzenlenen ''AK Parti'nin Tüm Türkiye Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı''nda yaptığı konuşmada, Türk milletinin hiçbir zaman Türkiye'de taklitçilere prim vermediğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, bazı kesimlerin aylardır yaptıkları sosyal yardımları eleştirdiklerini hatırlatarak, şöyle konuştu:

''Bu ülkede yoksulluğun sebebi AK Parti değildir. Yoksul üreten, yoksulluk üreten politikaların sahibi AK Parti değildir, olmamıştır. 2002 sonunda iktidara geldi. Ülkenin bütün illerinde, ilçelerinde, köylerinde yoksulluk vardı. Ne dedik '3 Y ile amansız şekilde mücadele edeceğiz'. Niçin 3 Y? Çünkü Türkiye'de yoksulluk vardı, yasaklar vardı, yolsuzluklar vardı. Onun için 3 Y dedik ve mücadelemizi bu şekilde sürdürürken Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Fonu'nu hiç olmadığı bir şekilde harekete geçirdik.

Anadolu'nun dört bir yanına Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'ndan yardımlar gönderilmeye başlandı. Kimin emrine verildi? Valilerimiz, kaymakamlarımız, muhtarlarımız, belediye başkanlarımız, hepsi bunların içinde yer aldı ve bu sözümüzün arkasında durduk. Akılcı, gerçekçi, ayağı yere basan milletimizin gerçekleriyle örtüşen ekonomi politikaları uyguladık. Yoksullukla makro ölçüde mücadele ederken ihtiyaç sahiplerine doğrudan yardımlar yaptık. seçim demedik, propaganda demedik, popülizm demedik.''

Başbakan Erdoğan, bu yardımların seçimden seçime yapılmadığına işaret ederek, şöyle devam etti:

''Göreve geldiğimiz andan itibaren tüm yoksul vatandaşlarımıza kömür dağıtımı yapılmıştır, soba dağıtımı yapılmıştır. Okullar açılırken okulda tüm öğrencilere sıralarının üzerine kitapları konularak, bu destekler verilmiştir. Tüm yoksul ailelere valiliklerimiz maaş bağlamıştır. Her ay belli bir maaş veriyor. Yani eğitimde yoksulluk bahane olmasın, dedik. Kredi Yurtlar Kurumu olarak daha önce belli bir miktarda üniversite öğrencine burs verilerken biz 'kredi yurtlar kurumuna kim müracaat ederse etsin ayrım yapılmaksızın hepsine burs vereceğiz' dedik. Kredi verdik, burs verdik. 'Bu AK Parti'lidir, Bu AK Partili değildir' demedik. Ama şimdi hedef saptırıyorlar, niçin? seçim var... Eeee siz bu ülkede iktidar oldunuz. Siz iktidar olduğunuz zaman bu tür şeyleri niçin yapmadınız? Benim ülkem az önce yine söyledim aynı zamanda sosyal devlet. Bu devlet, sosyal devlet olduğuna göre, sosyal devletin görevi nedir? Fakiri fukarayı bulacak, garip gurabayı bulacak, yoksulu bulacak onlara elini uzatacak. Bunu yüzde yüz başardık mı? Hala başaramadık. Daha da uzanacağız.''

-TUNCELİ'DEKİ YARDIMLAR-

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, yapılan yardımların Anayasa'nın kendilerine yüklediği bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Medeniyetimizin de bize öğrettiği bir sorumluluk, onu yapmanın gayreti içinde olduk. Dört gündür Tunceli'de valimizin yaptığı yardımları dillerine doladılar. Televizyonlarda bakıyorsunuz çekimler yapmışlar, bunları yayınlıyorlar. Soruyorum onlara 'Siz acaba hiç Tunceli'ye gittiniz mi?' Türkiye'nin 81 vilayetinden bir tanesinin Tunceli olduğunu biliyor musunuz? Böyle bir meseleniz, böyle bir derdiniz oldu mu? Sizin Tunceli'ye merhem olacak, deva olacak bir politikanız oldu mu? Tunceli'de gösterebileceğiniz bir eseriniz var mı? Bunları söyleyin de alkışlayalım sizleri. Bunlar ancak yoksulluk üretebilir. AK Parti ise sizin ürettiğiniz bu yoksullukla mücadele ediyor.

Tunceli'deki valim sağolsun, adeta tebdili kıyafet edip halkın arasına karışıyor. Tunceli'nin yollarına düşüyor. Tunceli'nin sokaklarında, köylerinde ihtiyaç sahiplerini tespit ediyor. Soğuktan titreyen çocukları, okulundan evine 5 kilometre, 10 kilometre yürümek zorunda kalan öğrencileri, üzerinde kıyafeti olmayan çocukları, tenceresinde aşı olmayan anaları, cebinde harçlığı bulunmayan babaları buluyor. Onlara mümkün olduğunca çare üretiyor. Benim 81 ilimin valisi, tüm kaymakam arkadaşlarım bu anlayışla şehirlerini idare etmeye başladılar.

Ben kendilerini tebrik ediyorum. Bir yandan bunu eleştiriyorsun, Tunceli'de yoksullarla dayanışmaya karşı çıkıyorsun bir yandan da Ankara'da İstanbul'da bol keseden vaatlerde bulunuyorsun. Bir yandan 'Ben de yoksullara dağıtacağım' diyorsun, hem de '600 TL dağıtacağım' diyorsun. Bir yandan benim öğrenci kardeşimin aldığı Bursa gözünü dikiyorsun. İşte Anayasa Mahkemesine gittiler kim gitti? Ana muhalefet partisi gitti. Ne dedi? 'Belediyeler bu bursu kaldırmalıdır' dedi. Ne oldu? Anayasa Mahkemesi de bu istikamette kararını verdi. Şimdi belediyeler üniversite öğrencilerine burs veremiyor.''

-''BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU''-

Başbakan Erdoğan, öğrencilerin bu konuda ''ana muhalefet partisinin temsilcisi olan şahsa (siz öğrencilerden yanayız diyorsunuz, peki bizim belediyelerden aldığımız bursu niçin engellediniz?)'' diye sorduğunu belirterek, şunları söyledi:

''Verdiği cevap çok ilginç. 'Bu bursun miktarını az bulduk da onun için Anayasa Mahkemesi'ne gittik' diyorlar. Bunlar secaat arz ederken sirkatin söyleyenlerden. Bunlar böyle ve battıkça batıyorlar. Bir yandan sosyal devlet diyorsun, öbür yandan bu ülkenin valisinin, kaymakamlarının şevkini kırmak için elinden geleni yapıyorsun. Bu tutarlılık değil. İnsana derler ki, 'bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?'. Amacın üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi? Bir yandan on yıllar boyunca özgürlüklerin önünde dağ gibi, duvar gibi duruyorsun, AK Parti'nin her türlü özgürlük açılımını engellemek için de çaba harcıyorsun. Milletin inançlarını, milletin geleneklerini göz ardı ediyorsun, görmezden geliyorsun. Onlarla adeta alay ediyorsun, bir yandan da az önce söylediğimiz gibi yok 'şu açılımı', yok bilmem 'şu açılımı, bu açılımı' deyip milletin karşısına çıkıyorsunuz. Bu da tutarlılık değil. Siyasetin temeli tutarlı olmaktır. Dürüst olmaktır. Samimi olmaktır. İstikrarlı olmaktır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*