'Erdoğan'ı üzdüğüm için üzgünüm'

  • Giriş : 10.12.2006 / 00:00:00

KKTC 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı üzdüğü için üzgün olduğunu, ama bildiklerini ve gördüklerini söylemek zorunda olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İntepe Belediye Başkanı Alaattin Özkurnaz ile sohbet için oturduğu çay bahçesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Denktaş, Kıbrıs'ın müşterek milli dava olduğunu belirtti.

Denktaş, bir gazetecinin, “Başbakan sizin için, (Televizyonlara çıkıp da benim halkımın kafasını bulandırmasın, bunu özellikle kendisinden rica ediyorum. Şu ana kadar sabrettim, benim ülkeme gelip seçim kampanyası yapacağına kendi ülkesinde yapacağı kampanyaları yapsın, bunu özellikle istirham ediyorum) şeklinde açıklaması konusunda düşüncelerini sorması üzerine, “Başbakan Erdoğan'ı üzdüğüm için üzgünüm, fakat ben buraya davet üzerine geliyorum. Kıbrıs nereye gidiyor diye merak eden halkın aydınlatılması için, bildiklerimi gördüklerimi söylemek için dolaşıyorum” diye konuştu.

Türkiye'ye davet edildikçe geleceğini belirten Denktaş, Türk milletinin üzülmemesi için bildiklerini anlatmayı bir görev bildiğini söyledi. Denktaş, şunları söyledi:

“Sayın Başbakan Erdoğan'ı üzdüğüme üzgünüm, ama bu milletin üzülmemesi için ve kendisini de daha fazla üzmemek için bildiklerimi ve gördüklerimi söylemek mecburiyetindeyim. Bunu görev biliyorum. Beni bağışlasın. Memleketime davet aldıkça geleceğim. Beni görmek isterse, düşündüklerimi kendisine söylemeyi görev bilirim.”

KKTC 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 'Kıbrıs Türk halkı da benim istediğim gibi referandumda (hayır) demiş olsaydı, bugün Avrupa Birliği, Türkiye'ye baskı yapmayacaktı” dedi.

Kıbrıs konusunda basının pembe bir resim çizdiğini, karanlıkları ve tehlikeleri göstermediğini savunan Denktaş, şunları ifade etti:

“Rum'u ve Yunan'ı bilen, 60 yıldır bunlarla mücadele ederek, her hilelerini görmüş birisi olarak, ikaz görevimizi yapıyoruz. AB'ye, milli davamızın kırmızı çizgisi nedir söylenmedikçe, Türkiye üzerinde baskılar artacak diye düşünüyoruz. Kırmızı çizgiyi Sayın Cumhurbaşkanı Sezer dünyaya duyurmuştur. Hükümetin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de iki kez onaylanmış olan bu milli formülü, AB'ye niye duyurmadığını ve böylelikle baskıdan kurtulmadığını anlayamıyoruz. TBMM'de karara bağlanmış olan milli formül, konfederasyondur. Sayın Sezer, bunu (Kıbrıs'ta iki eşit egemen halk vardır, bunların devletleri vardır ve Kıbrıs üzerinde dengeler vardır. Bu dengeler Türk-Yunan dengesidir, Lozan dengesidir. Bunları kaale almayan bir anlaşma kabul edilemez) demiştir.

Biz Annan Planı'na kadar bu milli davayı ve formülü müdafaa ettik. Hükümetin, Annan Planı'na 'evet' deyişi ve bize de evet dedirtmesi bu milli formülü ortadan kaldırmıştır.”

“AB, TÜRKİYE'Yİ TAM ÜYE YAPMAK NİYETİNDE DEĞİL”

Hükümetin, AB'nin meşru hükümet olarak kabul ettiği ve Türkiye'ye de kabul ettirmek için baskı yaptığı, eli kanlı terörist idareye liman açtığını öne süren Denktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elimizdeki izolasyon ve ambargolar sadece limanlara değil, hayatımızın her safhasına. Böyle pazarlık olmaz. AB'nin bu yakışıksız baskısına verilecek cevap, Türkiye'nin, milli formülünü kararlılıkla gündeme getirmesidir. Yoksa Türkiye en haklı, en güçlü olduğu bu davada yumuşak davranır, askerini çekerse, KKTC'nin 23 yıllık varlığını korumazsa, bunun kalıcılığını savunmazsa, arkasından çorap söküğü gibi Ege, Ermeni, azınlıklar, ekümenlik ve vilayetlere özerklik verilmesi meselesi gelecektir. AB, Türkiye'yi tam üye yapmak niyetinde değil. Ama ipi koparmak niyetinde de değildir.

Eski İngiliz Dışişleri Bakanı Jack Strow (ayının kürkünü almak isterseniz, bu sürecin başlamasına müsaade ediniz) demiştir. Türkiye'yi böyle görüyorlar. Türkiye'den söke söke istediklerini alabileceklerini sanıyorlar. Türkiye'yi ucu açık bir yolculukta, hazmedebilecek bir kıvama getirmek istiyorlar.”

“BAŞBAKANIN SÖZLERİNE GÜCENMEDİM”

Hiçbir hükümetin, kendisini alenen Türk milletine, (bozguncudur, uzlaşmaz ve Kıbrıs meselesini engelleyen adamdır) diye şikayet etmediğini iddia eden Denktaş, ”Çünkü Türk hükümetleriyle birlikte yürüdüm. Sayın Erdoğan Amerikalılar, İngilizler ve Rumlar gibi, beni uzlaşmaz olarak tanımlamıştır. Hiç gücenmedim, aldırmadım kendisine saygım ve sevgim devam ediyor. Kıbrıs meselesini halledeceğini sanmıştı. Şimdi AB tarafından kandırıldığını söylüyor. Sayın Talat, Rumlar tarafından kandırıldığını söylüyor. ABD, İngiltere, BM temsilcisi Rumlar tarafından kandırıldıklarını söylüyorlar. Ben kandırılmadım, herhalde bu suç değildir” dedi. Denktaş, daha sonra Çanakkale'den kara yoluyla ayrıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious