Erdoğan'ın 301 tavrı

  • Giriş : 03.03.2007 / 00:00:00

Başbakan: Değiştirmeye varız, kaldırmaya yokuz

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesiyle ilgili olarak, ''Biz de ülkemizdeki sivil toplum örgütlerine diyoruz ki, düşünceniz ne olursa olsun teklifinizi getirin, biz bunu değiştirmeye varız, kaldırmaya derseniz kaldırmaya yokuz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Belek Cornelia Deluxe Otel'de düzenlenen ''Türk Turizminde Yeniden Yapılanma ve Yeni Açılımlar'' zirvesine katıldı.

Erdoğan, toplantıda yaptığı konuşmada, kendisinden önceki konuşmacıların TCK'nın 301. maddesiyle ilgili değerlendirmelerine yanıt verdi. Avrupa Parlamentosu Milletvekili Vural Öger'in konuya ilişkin sözlerinin ardından Başbakan Erdoğan, 301. maddeyle ilgili tartışmalara değindi.

Başbakan Erdoğan, ''Mesela, 301 konusu denildi, 301 konusunda da maalesef tabii Vural Bey kardeşimin de bilmesinde fayda var, tabii biz Batı'da sosyal demokratları yanımıza iyi alıyoruz da Türkiye'deki sosyal demokratları yanımıza alamıyoruz. '301 için bizim yanımıza gelmeyin, kapımızı çalmayın' diyorlar. Biz de ülkemizdeki sivil toplum örgütlerine diyoruz ki, 'düşünceniz ne olursa olsun teklifinizi getirin, biz bunu değiştirmeye varız, kaldırmaya derseniz kaldırmaya yokuz''' diye konuştu.

Avrupa'nın her ülkesinde 301 benzeri, muadili kanunlar olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, Siz de bize teklifinizi getirin, şu anda ben zaten kendi çalışmamı yaptırıyorum, o ayrı mesele... Ama, sivil toplum örgütlerinden de bir şeyler gelsin, oradan şöyle bir değerlendirmeyi yapalım ve ona göre de Meclis'e bu değişikliği götürelim istiyoruz'' dedi.

Daha çok ekonomiyle, ticaretle, sanayiyle ilgili olan sivil toplum örgütlerinin teklifte bulunduklarını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Ama öbür tarafta Barolar Birliği, 'hükümet bize hazırlığını bildirsin, biz onun üzerinden kendilerine düşüncelerimizi bildirelim' dediler. Bu, herhalde bu işin yürüyüşüne, bu işin hani argoda biraz farklıdır ama raconuna ters... Yani, eğer böyle bir şey yapacaksan, teklifini bize gönderirsin, bunun üzerinden biz çalışmamızı yaparız, ondan sonra Meclis'e götürürüz. Ne zaman görülmüş böyle bir şey? Hükümet hazırlayacak, sivil toplum örgütüne verecek, 'bak buyurun, biz hazırladık, işte bakın, edin, onaylayın, bize gönderin, biz de Meclis'e gönderelim' diyecek. Böyle bir uygulama yok. Siz teklifinizi yaparsınız, biz de o teklifi Meclis'e götürürüz ve TBMM, hani egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, öyleyse milletin vekilleri burada çalışmayı yapar, bu çalışma neticesinde de inşallah 301'i arzulanan şekilde çıkarmaya muvaffak oluruz.''

"YALNIZCA EKONOMİK BİR PERSPEKTİFLE TURİZME BAKMAK EKSİKTİR, YANLIŞTIR''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet olarak turizmi yalnızca ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan bir unsur olarak görmediklerini belirterek, ''Yalnızca ekonomik bir perspektifle turizme bakmak eksiktir, yanlıştır'' dedi.

Erdoğan, Belek'teki Cornelia Deluxe Otel'de düzenlenen ''Türk Turizminde Yeniden Yapılanma ve Yeni Açılımlar Zirvesi''ne katılarak bir konuşma yaptı.

Başbakan Erdoğan, 4-5 yıl öncesine kadar Türkiye'nin içine kapanık bir fotoğraf sergilediğini, bugün pek çok alanda olduğu gibi turizmde de önemli atılımlar gerçekleştirdiğini söyledi.

Geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin bugün siyasi ve demokratik istikrarın en önemli semerelerini, meyvelerini turizm sektöründe aldığını dile getirdi. Türkiye'nin kısa sürede gerçekleştirdiği demokratikleşme hamlelileriyle adeta dünyanın ilgi odağı haline geldiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, alınacak daha çok mesafeler bulunduğunu kaydetti.

İçeride ve dışarıda zaman zaman pek çok engellerle karşılaşıldığını bildiren Erdoğan, kendisinden önce konuşan AP Milletvekili Vural Öger'in sektöre ilişkin yaptığı tespitlere de katıldığını dile getirdi. Erdoğan, ''Bunlar bizim de tespitlerimiz. Aşma mücadelesinde, yine ne yazık ki, yargının verdiği karara saygılıyız, ama diyorlar ya işte, buralarda bizim ne yazık ki bu süreci aşmamızdaki bazı gecikmelerimiz oluyor, bunu da ifade etmem gerekiyor'' diye konuştu.

Toplantıya gelirken sahil şeridinde yüksek binaların sahile daha yakın, daha alçak irtifalı binaların ise arka bölümlerde olduğunu, bunu da sakıncalı bulduğunu belirten Başbakan Erdoğan, kendisinin yatay yapılaşmayı sevdiğini söyledi. Betonlaşma ile insan ruhuna zulmedildiğini düşündüğünü ifade eden Erdoğan, doğanın beton yığınlarıyla yok edilmesinin yazık olacağını belirtti. Yıllarca rant yüzünden denizin, doğanın tahrip edildiğini anlatan Erdoğan, artık buna izin vermelerinin mümkün olmadığını, aksi halde bunun hesabını kimsenin veremeyeceğini söyledi.

-''ÇOK GÜZEL BİR PERFORMANS VAR''-

Turizmin son 20 yılda yüzde 6.8'lik ortalama büyüme hızıyla 1990'lı yıllardan bu yana hizmet sektöründe birinci sıraya yükseldiğini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Çok güzel bir performans var. Uluslararası turizm hareketlenmelerine baktığınız zaman, çarpıcı artış uluslararası kuruluşların orta ve uzun vadeli öngörülerine de yansımış vaziyette. Bunlar iftihar vesilesi.

1980 yılında yabancı ülkelere turistik amaçla seyahat eden insan sayısı 260 milyonken 2005 yılında bu rakam 833 milyon kişiye ulaşmış vaziyette.

Dünya turizm örgütü verilerine baktığınızda, 2020 yılında dünya genelinde bir milyar 600 milyon kişinin seyahat edeceği öngörülüyor. Bu, dünya genelinde seyahat kültürünün insanlarda nasıl gelişmekte olduğunu, aynı zamanda yaşam standardı noktasından insanların nasıl bir ekonomik güce kavuşmaya başladığını da gösteriyor.

Turistik amaçlı gezilerden kaynaklanan toplam harcama miktarına baktığımızda da yıllık 2 trilyon dolarlık bir rakama ulaşılacağı tahmin ediliyor. Turizm gelirlerinde beklenen bu artış, dünya ekonomisinde beklenen yüzde 3'lük oranın 2 katından fazla olması itibariyle dikkat çekicidir.''

Türkiye'de ise turizm gelirlerinin GSMH'nın yüzde 5'ini oluşturduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, hükümet olarak turizmi yalnızca ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan bir unsur olarak görmediklerini söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yalnızca ekonomik bir perspektifle turizme bakmak eksiktir, yanlıştır. Turizmin siyasi boyutu var, turizmin kültürel boyutu var, turizmin dünya halklarını birbirine yaklaştıran boyutu var, turizmin dünya barışına çok önemli bir katkısı vardır. Eğer küresel barışı konuşuyorsak, bunun en önemli bana göre altyapısını oluşturan unsur turizmdir.

Küresel teröre savaş açacaksak turizmin burada çok önemli bir yeri vardır. Ama terör bildiğiniz gibi, aynı zamanda turizmin de en büyük tehdit unsurudur.''

Bu bakımdan turizmin süratle gelişip yaygınlaşmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Kültürlerin buluşmasını tesis ettiğimiz ölçüde, kültürlerin kaynaşmasına karşılıklı önyargıların aşılmasına hizmet edebilir'' dedi.

-''HEP, SİL BAŞTAN YAPIYORUZ''-

İktidara gelir gelmez kültür ve turizm bakanlıklarını tek çatı altında topladıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, 10 bine ulaşan ve atıl durumda olan vakıf eserlerinden bugüne kadar 2 bine yakınını restore ettiklerini söyledi. Erdoğan, inanç ve kültür turizmine yönelik yapılan çalışmalar hakkında bilgi verirken, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İstiyoruz ki, inanç ve kültür turizmi ayağa kalksın. Yine Ulaştırma Bakanlığımız bazı çalışmaları yoğunlaştırdı, limanlar meselesi... Yine Özelleştirme, çalışmalar yapıyor. İhaleler yapılıyor. Ama ardından bu ihalelerin iptalleri geliyor. Biz mesafe almak için koştururken, ardından bunlar geliyor. Hep sil baştan yapıyoruz. Ayaklarımıza bağlanmış olan ağır yükler var. Hızla gitmek istiyoruz ama hız maalesef kesiliyor.''

''2023 HEDEFİMİZ 65 MİLYON TURİST"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, attıkları adımların yargıyla da uyuşan adımlar olacağını belirterek, ''Biz yasaları hiçbir zaman bir kenara bırakarak bir adım atmanın gayreti içerisinde olmadık, olamayız, olmayız'' dedi.

Erdoğan, Antalya Belek'te düzenlenen ''Türk Turizminde Yeniden Yapılanma ve Yeni Açılımlar Zirvesi''nde yaptığı konuşmada, kongre turizmine büyük önem verdiklerini, geçen 4 yıl içinde çok önemli kongrelerin Türkiye'de gerçekleştirildiğini, bu alandaki tesis eksikliğini de gidermeye yönelik çalışmaların yapıldığını ifade etti.

Ayrıca, milyonlarca kitabın bulunduğu bir kütüphanenin yapılması için de girişimler başlatıldığını belirten Erdoğan, çalışmalar neticesinde 2007 yılını UNESCO'nun ''Mevlana Yılı'' ilan ettiğini anımsattı. Bunların ''durup dururken olmadığını'' anlatan Erdoğan, kulisler neticesinde bu kazanımların elde edildiğini söyledi.

İstanbul'un 2010 yılında ''Avrupa'nın Kültür Başkenti'' olma hakkını kazandığını da anımsatan Başbakan Erdoğan, AB sürecinde başarıyla yol alan, komşu devletlerle barışçı ilişkilerini güçlendiren Türkiye'nin yıldızının her alanda parladığını ifade etti.

Bir sektör olarak Türk turizmciliğinin rakip ülkelere kıyasla daha kısa sayılacak bir geçmişe sahip olmasına rağmen bu alanda önemli mesafeler katettiğini anlatan Erdoğan, kültür, sağlık, kongre, kış ve inanç turizmi gibi özel dallarda yoğunlaşarak yeni pazar alanları oluşturduklarını dile getirdi. ''Durmak yok'' diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bugün Türkiye zengin coğrafyası, binlerce yıllık tarihi, farklı uygarlıklara yapmış olduğu ev sahipliği ve bu özelliklerinden doğan kültür yelpazesi ve misafirperver insanlarıyla dünya turizminde rekabet üstünlüğü sağlayacak özelliklere sahiptir. İşte Sarıkamış... Kimse Sarıkamış'ı bilmez ama İstanbul'dan Sarıkamış mı yakın, Uludağ mı yakın derseniz, Sarıkamış daha yakın. Ama nefis bir karı olmasına rağmen iki tane tesis var. Bunları biraz daha çoğaltmak lazım.''

2007 rezervasyonlarının 2005 ve 2006 dönemine oranla daha yüksek gerçekleşmesinin beklendiğini anlatan Başbakan Erdoğan, buna rağmen rehavete kapılmamak gerektiğini söyledi. İşi sıkı tutmak zorunda olduklarını belirten Erdoğan, çünkü daha önce bazı faturaların ödendiğini, bunun tekrar olmamasını istediklerini ifade etti.

-2023 HEDEFİ-

Turizme verilen önemin bir sonucu olarak, somut adımlar atılmaya başlandığını anlatan Başbakan Erdoğan, bu bağlamda 2023 Turizm Stratejisini hazırladıklarını belirtti.

Başbakan Erdoğan, bu çerçevede atılan yasal adımlara değinirken, kültür turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm kentleri projelerini de hayata geçirdiklerini kaydetti.

Yürürlüğe giren teşvik sistemiyle birlikte turizm yatırımları için turizm bölgelerinde gerek yerli, gerekse uluslararası girişimcilere tahsis sürecini başlattıklarını ifade eden Erdoğan, ''Yeni turizm kentlerinin hayata geçirilmesi sonucunda 2023 yılına yönelik hedefimiz 65 milyon turist, yıllık 85 milyar dolar gelir elde etmek'' dedi.

-3 MİLYON KİŞİYİ İSTİHDAM-

Bu süreçte turizm sektöründe 3 milyon kişiye istihdam imkanı sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Erdoğan, turizmin çeşitlenmesi bakımından sağlık ve termal turizmin de istenilen noktaya gelmesi amacıyla çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Erdoğan, şöyle konuştu:

''Girişimcilerin bu alana yönelik ciddi yatırımları var. 2 adet kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ile 33 adet termal turizm merkezi ilan edilmiştir. Burada bir konuyu da vurgulamakta fayda görüyorum: Kış turizmine yönelik çalışmalar da gerçekleştirildi. Ülkemizde 21 adet kış turizmine uygun potansiyel alan tespit edilmiştir. Erzurum bu noktada sıçrama merkezi haline gelecektir. Bu arada, İstanbul'da yapılacak UEFA Finali renk katacaktır...

Kültür ve turizm bakanlığımızın yürüttüğü tahsis çalışmalarını kıyı kesimlerinde yoğunlaşan o betonlaşmaya yönelik artık bundan böyle olaya ciddi kontrollerle biz de müsaade edemeyiz ve belediyeleri bu noktada uyarıyoruz. Aynı şekilde yeşili tehdit eden unsurlar noktasında da bütün yapılanmalarda bu işe de müsaade edemeyiz. Ancak yeşili hakikaten koruma altına alacak adımlara da her zaman destek vermeye hazırız.

Yasama, yürütme olarak biz her şeyi yapmaya hazırız. Bize düşen görev neyse bunları yapmaya hazırız. Tabii işin ondan sonra yargı boyutu var. Temennimiz odur ki attığımız adımlar inşallah yargıyla da uyuşan adımlar olacaktır. Biz yasaları hiçbir zaman bir kenara bırakarak bir adım atmanın gayreti içerisinde olmadık, olamayız, olmayız. Biz bir hukuk devletinin yürütme organıyız, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti içerisinde görevimizin idraki içerisindeyiz ve biz kuvvetler ayrılığı prensibi içerisinde bu 3 kuvvetin insanımızın yaşamını öne çıkaracak şekilde devletimizi güçlendirecek bir anlayışla geleceğe yürümemiz lazım. Türkiye'nin alacağı çok mesafe var ve bunu başarabiliriz. Türkiye'nin bu imkanları var. Türkiye'nin insan gücü altyapısı var.''

-''3 HARFLİ SIKINTILARINIZI BİLİYORUZ''-

Başbakan Erdoğan, son dönemlerde gerçekleştirdikleri turizmcilerin beklediği Seyahat Acenteleri Kanununda da değişiklik yapıldığını anımsattı ve bununla sektördeki pek çok sorunun çözüm yoluna girdiğini söyledi.

Erdoğan, hükümetin turizmin yıllardan beri çözülmesi beklenen birçok kronik sorununu çözdüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:

''Az önce burada ifade edilen konular var. Bu konularda biz duruma vakıfız. 3 harfli sıkıntılarınızı biliyoruz... Ve temennimiz odur ki bu 3 harfli sıkıntılarda çalışıp, inşallah bunlarda tek harflilere doğru çalışmalarımızı arkadaşlarımız zaten yürütüyorlar.

Benim de sizlerden bir ricam var, o da şudur; 6 rakamlılardan 7 rakamlılara çıkacak istihdam noktasında sizlerden destek bekliyoruz, gayret bekliyoruz. 7 rakamlı olup da 6 rakamlı olarak görünürse bu da tabi SSK çalışmalarını yürüten çalışma bakanımızı rahatsız ediyor. Bu çalışmayı zaten yapmakta kararlıyız. Şu anda hedeflerimizin içinde onlar da var. Çalışma Bakanlığımız bunu yapıyor. Bunların da bilinci içerisindeyiz, endişeniz olmasın. Şundan emin olun: Biz, bu ülkede taş üstüne taş koyanın hiçbir zaman önünde engel olmayız. Daha ileri, daha ileri derken, arzumuz budur.''

-''ÇIKIŞTAYIZ...''-

Başbakan Erdoğan, sorunları yakından bilen ve bunları çözmek için elinden gelen gayreti ortaya koyan bir hükümetin iş başında olduğunu söyledi.

Son 4 yılda çok iyi bir çıkış yapıldığını, eksiklikleri gidererek çıkışı sürdürmenin gayreti içinde olacaklarını anlatan Başbakan Erdoğan, alınacak çok mesafe bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin bu cazibesiyle olması gereken yerde bulunmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Ama şu anda çok yüksek yerlerde olanlar, zaten çıkacağı yere çıktılar. Onlar artık zirvedeler. Çok daha fazla çıkamayacaklar ama biz çıkıştayız. Onun için bizim önümüz açık. Yeter ki biz durumumuzu iyi bilelim ve değerlendirelim, dayanışma içinde olalım, el ele verelim ve biz bu işi aşar, geçeriz'' diye konuştu.

-AB ÜYELİĞİ-

AB konusunda pek çok şeylerin konuşulduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Bizler bu konudaki çalışmalarımızı aynı hassasiyet içerisinde rehavete kapılmadan sürdürüyoruz, sürdüreceğiz'' dedi.

Bu dönemde kamu ve özel sektör işbirliğinde Türkiye'nin sahip olduğu eşsiz tarihi ve kültürel potansiyeli değerlendirerek yola devam edileceğini ifade eden Erdoğan, gelecek dönemde de turizmde yeni başarılara imza atmaya devam edeceklerini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, daha sonra zirveye katılanlarla öğle yemeğinde bir araya geldi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious