Erdoğan'ın hedefi Ata'nın hayali

  • Giriş : 30.10.2006 / 00:00:00

Başbakan Erdoğan, "Türkiye'yi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaracağız” dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan, Sheraton Oteli'nde düzenlenen 9. Dış Ticaret Haftası açılış törenine katıldı. Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, son yıllarda ihracatın artması konusunda özverili katkılar sağlayan ve bunu bir başarı hikayesine dönüştüren özel sektör ve kamu kesimi mensuplarını ayrı ayrı kutladığını belirtti. Erdoğan, “Türkiye ekonomisinin, cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılına kadar dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması konusundaki kararlılığımızı bir defa daha vurgulamak istiyorum” dedi.

AKP hükümetinin son 4 yılda bu hedefe yönelik tarihi adımlar attığını vurgulayan Erdoğan, çok önemli reformların gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan, Türk ekonomisinin verilerine bakıldığında geçmişte ulaşılamayan başarıların yakalandığını belirterek, şunları kaydetti:

“İnanıyorum ki Türkiye, dünyanın en büyük, en dinamik ekonomileri arasında hak ettiği yeri mutlaka alacaktır.
Ekonomimiz için belirlediğimiz vizyonun, çizdiğimiz yol haritasının hiç şüphesiz dünyadaki gelişmelerden bağımsız olması beklenemez. Etrafımıza duvarlar örerek, sermayeyi renklere, ırklara, inançlara ayırarak, içimize kapanarak, dünyaya ilgisiz kalarak hiç bir yere varamayız. Yapmamız gereken, uluslararası piyasalara entegre olarak hem bulunduğumuz bölgede hem de dünya genelinde ekonomik ve siyasi ilişkilerimizi güçlendirmektir. En önemlisi de, gelişmeleri yakından takip ederek çevremizdeki fırsatları doğru değerlendirmek, milli menfaatlerimizin gerektirdiği tedbirleri zamanında almaktır. Bizim hükümet olarak ekonomide bugüne kadar yaptığımız da budur.”

Dış ticareti geliştirmek için kendisinin ve bakan arkadaşlarının tüm dünyayı adım adım dolaştıklarını belirten Başbakan Erdoğan, asla içe kapalı bir siyasi anlayışı benimsemediklerini ve benimsemeyeceklerini ifade etti.

“POTANSİYELLERİ HAREKETE GEÇİRMEYE KARARLIYIZ”

Erdoğan, bu yolun kolay bir yol olmadığını, bir çok engellerin çıkacağını ifade ederek, bunların aşılması gerektiğini söyledi. Başbakan Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

“Burada bulunan ihracatçı arkadaşlarım, gerek benimle, gerek bakan arkadaşlarımla dünyayı dolaştılar. Dolaşacağız ki, bulalım. Dolaşamazsak bulamayız. Yeni bir şeyler ortaya koymak istiyorsak, dünyayı sürekli olarak yakından takip etmek, yerinde izlemek ve nelerin olup bittiğini yerinde görmek zorundayız.

Biz Türkiye'nin potansiyellerini, zenginliğini, imkanlarını azami derecede harekete geçirmeye kararlıyız.
Bakınız, çevre ve komşu ülkelerle ticareti geliştirme stratejisini belirledik. Bunun üzerinde ince ince çalıştık. Nitekim sonuçlarını da almaya başladık. Rakamlar işin ispatıdır. Çünkü sadece kuru lafla bu iş olmuyor. Koyduğumuz hedefleri şu anda çok, ama çok üstünde gerçekleştirmenin hamdolsun mutluluğunu yaşıyoruz.”

2000 yılında 20 milyar dolar olan çevre ve komşu ülkelerle dış ticaret hacminin 2005 yılında 60 milyar dolara ulaştığını anlatan Erdoğan, bu neticeye sadece bir ekonomik gelişme olarak değil, uluslararası ilişkiler, diplomasi, siyasi güven ve istikrar açısından da bakmak durumunda olunduğunu dile getirdi. Erdoğan, bunların birbirini desteklediğini ve tetiklediğini söyledi. “Bizim dış politikamızın esası, düşman üretmek değil dost kazanmaktır” diyen Erdoğan, bu anlayışla önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade etti.

“BİRBİRİMİZİN ÖNÜNE TAŞ KOYMAYALIM”

Konuşmasında “istikrar” ve “güven” kavramlarının önemini vurgulayan Başbakan Erdoğan, bu kavramların sihirli kavramlar olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bu istikrar ve güven, bu gidiş-gelişlerle, bu dostluklarla sağlandı. Buradaki dik duruş, bunun en önemli teminatı oldu.
Zaman zaman bazı dostlarımızla dertleşirken söylüyorum, ah diyorum, bize dışarıda düşmanca bakanlar değil, içimizde şu hesaplaşmayı bir kenara koyuversek, o zaman Türkiye'nin gidişi çok daha farklı olacaktır. Bu sıçrama çok daha farklı olacaktır. Zira yapacağımız çok şeyler var. Anadolu illerimizi dolaşıyoruz, 81 vilayetimizde bir ile en az 2 kere gittim. Her gidişimizde bu illerimizin değişimini yaşıyoruz. İllerimizin gelişmekte olduğunu görüyoruz.

Bütün bunlar bir dayanışmayla beraber çok daha farklı bir şekilde gelişebilir. Bunu yapmak zorundayız. Bunun sorumluluğu içerisinde olmaya mecburuz. Birbirimizi hemen şöyle önüne bir taş koyup da tökezlemesini sağlamak gayretinde olmayalım. Varsa bir taş, bunu kaldırmak zorundayız. Bunu yaparsak, bu vatanseverlik olur, bu milliyetçilik olur. Aksi takdirde bunun adı vatanseverlik olmaz. Bunun adı milliyetçilik olmaz. Ülke ile ilgili, millet ile ilgili davamızda milletimizin çıkarlarını korumada omuz omuza vermeye mecburuz. Orada 'ben' olmaz, orada 'biz' olur. Bunu başardığımız anda inanıyorum ki, neticesi de çok farklı olacaktır. Doğrudan uluslararası yatırımlar bu yıl eğer hakikaten farklı bir rekora koşuyorsa burada işte bu çırpınışın çok önemli neticeleri var.”

-“TÜRKİYE, CAZİBE VE FIRSATLAR ÜLKESİ”-

Rakamların, Türk ekonomisinin daha güçlü ve daha sağlam bir yapıya kavuştuğunun göstergesi olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin bir cazibe ve fırsatlar ülkesi haline geldiğini dile getirdi. Erdoğan, geçmişte Türkiye'de istikrarsız bir büyüme ortamının olduğunu, bugün ise istikrarlı, sürdürülebilir, öngörülebilir bir büyüme ortamına kavuşulduğunu ifade etti. Dış ticaretin, kurulduğu günden beri AKP hükümetinin öncelikli konularından biri olduğunu belirten Erdoğan, ihracatın yakalamış olduğu hızlı artış trendini kalıcı hale getirmekte, sürdürülebilirliğini sağlamakta hükümet olarak kararlı olduklarını vurguladı. 2003 yılında 47,3 milyar dolar olan ihracatın bu yıl sonunda 83 milyar doları yakalayacağını anlatan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

“Büyük davaları olanların hedefi büyüktür. Bu millet büyüktür, bu milletin evlatları da büyüktür, ama önce kendimize inanacağız, ondan sonra da bu işi başaracağız. Bizden sonra gelenler bizi sollayıp geçtiler, Güney Kore gibi. Biz onları niye geçemiyoruz, nerede hatamız var, nerede eksiğimiz var, bunları bileceğiz. İçeride birbirimizle lüzumsuz yere uğraşmayacağız, havayı germeyeceğiz, kelimelere, kavramlara takılı olan bir ülke olmaktan çıkacağız, 'bizim işimiz var arkadaş' diyeceğiz. Biz yola devam ediyoruz, yola devam edeceğiz ve Türkiye'yi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaracağız. Eğer Türkiye bu ufuk çizgisini korursa, koruması halinde cumhuriyetimizin kuruluşunun inşallah 100. yılında evvel Allah 2023'de 500 milyar doların üzerinde bir ihracat rakamını yakalayacağız. Bu vizyonu gerçekleştirebilmek için mutlaka tükettiğimizden fazla üretmek, üretim kapasitemizi arttırmaya yönelik yeni yatırımlar yapmak zorundayız.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious