Ergenekon hayali bir dava değil

Ergenekon hayali bir dava değil.13301
  • Giriş : 20.10.2008 / 16:34:00

Zaman Gazetesi Yazarı Nihal Bengisu Karaca Ergenekon Davası'nı Habertürk'e değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Hayali bir dava değil herşeyden önce. Savcı da AKP'nin savcısı değil. Sürekli yargıya güvenerek konuşmasına başlayan kişiler bir savcıyı sürekli olarak hüküğmetle iliştirertek yargıya saygısı olmadıklarını gösteriyor. Hepimizin bilfiği gibi Ümraniye'de bomba yüklü evler bulundu. Muzaffer Tekin'le birlikte Oktay Yıldırım'la ilgili bir belge de bulunduç. İçinde Ergenekon örgütlenmesinin sivil işlerini yürütmek üzeredir diye yazıyordu."

"CHP dahil Ergenekon'u Cumhuriyet'in çatısı altına almanın Cumhuriyet'le ne bağlantısı vardır?"

"Doğu Perinçek'te, Veli Küçük'te bazı bilgiler çıktı. Derin Ergenekon, Devletin yeniden yapılandırılması ile ilgili belgeler de bulundu. Hiyerarşık yapılanmada da çeşitli departmanlar var. TSK'yla ilişkili ifadeler yer alıyor belgelerde. Muzaffer Tekin'le birlikte bulunan belgelkerde hedefler sıralanıyor. Kamuouyunu yanıltarak nayollon dini vakıflar kurmak gibi hedefler ve iddialar da var. Böyle birşeye hayali derseniz, bu olayda kasıt da aranır.

Sıkıntılar, fiziki koşullar, "Elimizi yıkayamıyoruz" diyorlar. Ama ortada büyük bir yapılanma var. Bunu iki bakkalın yapması mümkün değil. Etkin ve yetkin isimlerin yer alması normal. CHP dahil Ergenekon'u Cumhuriyet'in çatısı altına almanın Cumhuriyet'le ne bağlantısı vardır?"

"SABAH 3'TEKİ BASKINLARI HOŞ KARŞILAMADIM"

"Bu kadar kamusal büyük bir zemin üzerinden çıktı Ergenekon. Muhakkak ki hakları ihlal edilenler olacaktır. Bunun olmaması için daha dikkatli olunmalıdır. Gereken özenin gösterilmediğine ilişkin bir izlenim edinmedim. Sabah 3'e karşı yapılan baskınların hoş olmadığını ben de söyleyebilirim. İddianamanin çok uzun olması, magazinselleşen olayların bile iddianamenin içine girmesi olayın ne kadar geniş çaplı olduğunu gösteriyor. Köşe yazarlarının elinde dedikodu malzemesi haline dönüştüğü de görüldü. Bize daha önce bir suçlu tipi gösterilirdi. Biz onları devlet düşmanı olarak tanırdık. Kamuoyu şaşırdı bu kez. Devleti severken devleti öldüren bir halet-i ruhiye ile karşılaştık. "Ben devleti o kadar seviyorum ki devleti yakarım" gibi bir izlenim de oluştu."

"UMARIM DEMOKRATİK KAZANIMLAR ELDE EDERİZ"

"Umuyorum demokratik kazanımlar elde ederiz. Kimse hukuksuz ve kanuna aykırı bir girişim, bir tehlikeli faaliyet, suikast timi oluşturmaktan tutun da bir takım manipülatif girişimlere kadar bunları yapan yapan kişiler göğsüne bir Atatürk rozeti taktı ya da vatanı seviyorum şeklinde bağırdı diye dokunulmazlık elde edemeyecekler. Devleti klişe olarak, devleti sevmediğini varsaydığımız kişiler devlete zarar veriyor olarak konumlandırılmayacak. Yani devleti çok sevdiğini iddia eden, vatansever olduğunu iddia eden insanlar da devlete rağmen bütün bu hukukun dışına çıkan ittifaklar içine giriyorlarsa hesabını verme durumunda kalacaklarının farkına varacaklar.Bu kazanımlar olacak.

Vatan tehlikede mi? Misyonerler geziyor. Başörtülüler kamu hizmeti yapmak istiyor gibi korku kültürü üzerinden devleti kurtarma, bağlantılar içine girme... Bu bizim tarihimizde geleneği olan birşey. 250 tane daha Ergenekon çıkabilir. Ama biz birini çözersek bir yol alabiliriz."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*