Ergenekon sanığından tehdit iddiası

Ergenekon sanığından tehdit iddiası.17967
  • Giriş : 13.11.2008 / 12:03:00

''Ergenekon'' davasının bugünkü duruşmasında savunma yapan Ali Yiğit, Ümraniye'deki gecekonduda ele geçirilen el bombaları ile ilgili şok itiraflarda bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


''Ergenekon'' davasının bugünkü duruşmasında savunma yapan Ali Yiğit, Ümraniye'deki gecekonduda ele geçirilen el bombalarının tutuklu sanık Oktay Yıldırım'a ait olduğunu savunarak, kendisini tehdit eden kişilerin bu konudaki ifadesini değiştirmesini istediklerini ileri sürdü.

Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülün davanın duruşmasında savunma yapan Yiğit, daha önceki ifadelerinin doğru olduğunu söyledi.

Yiğit, sanıklardan emekli astsubay Oktay Yıldırım'ı, 4 yıl önce dayısı Mehmet Demirtaş'ın LPG istasyonunda tanıdığını ifade ederek, ''Yıldırım beni tanımadığını iddia ediyor. Beni tanıdığını ispatlayabilirim'' dedi.

2005'de askerden geldikten sonra dayısı Demirtaş'ın söylemesi üzerine Ocak 2006'da bir manav dükkanı açarak işlettiğini anlatan Yiğit, Yıldırım'ın bu manav dükkanına da gelip gittiğini savundu.

Yiğit, LPG istasyonuna da gelen Yıldırım'ın, burada çalışan insanlara karıştığını, kendine emir vermeye çalıştığını öne sürerek, ''Yıldırım beni göz aşinalığı ile değil, çok iyi tanıyor'' diye konuştu.

-''MANAVA GELEN MUZAFFER TEKİN DEĞİLDİ''-

Oktay Yıldırım'ın bu manav dükkanına 1,5 yılda ayda 3 kez gelip gittiğini, sanıklardan Mahmut Öztürk'ün de bir kez alış veriş yaptığını belirten Yiğit, ''Önceki ifademde siyah bir otomobil ile gelen ve manavda 5 dakika kalıp ayrılan kişinin Muzaffer Tekin olduğunu söylemiştim. Tekirdağ Cezaevi'nde kalırken bu kişinin Tekin olmadığını, simasını görünce hatırladım. Tekin manava gelmemiştir'' dedi.

-ÜMRANİYE'DE ELE GEÇİRİLEN El BOMBALARI-

Sanık Ali Yiğit, Ümraniye'de oturduğu gecekonduda el bombaları bulunmadan 3 ay önce babasının çatıda askeri sandık gördüğünü, bunu da dayısı Mehmet Demirtaş'a söylediklerini anlatan Yiğit, ''Dayım bunların Oktay Yıldırım'a ait olduğunu ve kimseye bir şey söylemememizi istedi. Bir şey olursa içeriden çıkamayacağımızı da söyledi. Babamın da memlekete gitmeden önce el bombalarını ihbar ettiğini bilmiyordum'' diye konuştu.

Manavdan ayrıldıktan sonra taksicilik yapmaya başladığını, el bombaları bulunmadan 20 gün önce gecekonduyu boşalttığını anlatan Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Taksi ile bu gecekondunun önünden geçerken polisleri gördüm. 'Bu evde ben duruyordum' diyerek ne olduğunu sordum. Bana ihbar olduğunu arama yapacaklarını söylediler. Evin anahtarını dayım bana güvenmediği için ağabeyime vermişti. Polislerin arabasına binerek ağabeyimden anahtarı almak için yanına gittik. Daha sonra eve geldik, polisler arama yaptı. Bu sırada ben de yanlarında idim. 'Eve zarar verilmediği ve bombaların bulunduğu' şeklindeki tutanağı imzaladım. Karakolda da bütün bildiklerimi, dayımın bana söylediklerini anlattım.''

-TEHDİT EDİLDİĞİNİ İDDİA ETTİ-

Ali Yiğit, yargılandığı bu mahkemeye gelip giderken de polisin kendisini koruduğu yönündeki iddiaların tamamen yalan olduğunu belirterek, 2 hafta öncede Trabzon'da bulunan evine tehdit telefonu eden kişilerin, ''15 yıl sonra Ali ile görüşeceğiz'' dediğini bildirdi.

Bu kişilerin ailesini değil, kendisini tehdit etmelerini isteyen Yiğit, cezaevinde kaldığı dönemde de bazı tehditlere maruz kaldığını öne sürdü.

Yiğit, cezaevinde kendisine yazılan tehdit mektuplarının fotokopilerini çektiğini belirterek, bunların dava dosyasında bulunduğunu söyledi.

Tekirdağ Cezaevi'nde, Oktay Yıldırım'ın aracılığıyla Mehmet Anıt adlı bir avukatın kendisi ile görüştüğünü kaydeden Yiğit, ''Beni tehdit ederek avukatımı reddetmemi istedi. Ben ona 'tamam' dedim, ama kabul etmedim. Oktay Yıldırım ile Mehmet Demirtaş'a da bu avukatı kabul ettiğimi söyledim. Aslında onlar ne diyorsa 'evet', 'siz haklısınız' diyordum. Sadece yüzlerine diyordum. Bunlar dilekçelerimde de mevcuttur'' diye konuştu.

Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunduğu sırada da üstü kapalı şekilde, ''Bu el bombalarını polis koydu diyeceksin'' şeklinde tehditlere maruz kaldığını iddia eden Ali Yiğit, yine davanın tutuklu sanığı avukat Kemal Kerinçsiz'in kendisini cep telefonu ile arayarak, görüşmek istediğini belirtti. Yiğit, kendisinden ifadesini değiştirmesinin istendiğini kaydederek, şöyle konuştu:

''Devamlı çağrılınca İstanbul'a geldim. Ümraniye'deki gecekondunun yanındaki Kardak balıkçısında buluştuk. 6-7 kişi idik. Kemal Kerinçsiz, Mahmut Öztürk'ün ağabeyi, kayınpederim ve kardeşim Murat Yiğit vardı. Benden ifademi değiştirmemi istediler. Babam silah kaçakçılığı yapıyordu. 'Bunlar (el bombaları) babamındır. Oktay Yıldırım'ın değil' diyeceksin dediler. Onlara 'tamam' dedim.''

Ali Yiğit daha sonra mahkeme başkanı tarafından okunan emniyette verdiği ifadeyi de kabul ettiğini bildirdi.

Duruşmada, Yiğit'in savcılık ifadesinin okunmasıyla devam ediyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*