Ergenekon'un dikkate alınmayan 3 ayağı

Ergenekon'un dikkate alınmayan 3 ayağı.14192
  • Giriş : 14.01.2009 / 00:00:00

Hiçbir hareket sermayesiz olmaz. Ergenekon'un sermayesiz bir şekilde bir yere gitmesi mümkün değil.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ülke Tv'de bu akşam yeni bir program başlıyor. Her hafta Salı akşamları 21.00 ile 22. 00 saatleri arasında canlı yayınlanacak programda Türkiye'nin gündemi farklı bir bakış açıyla ele alınıyor.

'Aslında Ne Oldu?" adlı programda Türkiye'de ve dünyada yaşanan olaylar ve bu olayların nedenleri sonuçları alanlarındaki bilgi birikimleri ile dikkati çeken iki usta isim tarafından ekranlara taşındı.

Programın hazırlayıcıları ve sunucuları ise Haber7.com Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık ile Ülke TV Genel Yayın Müdürü Hasan Öztürk.

Bu akşam yayınlanacak ilk programda Ergenekon operasyonu, yakalanan silahlar, bağlantılar ve medyanın olaylara bakış açısı irdeleniyor.

Programda ayrıca dünyanın gündemine oturan İsrail'in Gazze saldırıları da tartışmaya açıldı.

Türkiye'de son bir haftada yaşanan olayları ele alan ikili önceliği Ergenekon konusuna verdi. Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan isimlerin Türkiye'nin geçmişindeki rolleri dile getirildi.

Hasan Öztürk, YARSAV Başkanı'nın Sabah Kanadoğlu'nun evinin aranması sırasındaki tavırlarını gündeme getirerek daha sonra yaptığı açıklamaların temsil ettiği kurumla nasıl bir çelişki ortaya koyduğunu açıkladı.

NATO'nun kurduğu bir örgüt, zamanla İran Rusya eksenli bir örgüt haline geliyor. Bu tavrı da MGK eski Genel Sekreteri Tuncer Kılınç söylüyor. Ortaya çıkan Ayışığı ve Sarıkız dökümanları da bu örgütün boyutunu ortaya koyuyor.

Ünal Tanık, 1952 yılında bir yapı kuruldu 60'lı yıllarda Harp Dairesine dönen bir örgüt var. Daha sonraki yıllarda Asala'yı yok etmek için kullandırılıyor. Daha sonraki yıllarda ise evrim geçiriyor. Dünyadaki değişim Türkiye'yi etkiliyor. Bu değişim ile birlikte Türkiye de kendi içinde değişime gitmesi gerekiyor. Ancak bunu görmezden geliyorlar.

Hasan Öztürk: Örgüt tasfiye ediliyorsa bu görgüt gerçekten bahsedilen Gladyo'mudur. Yoksa zaman zaman Türkiye kendi içindeki derin devletin içini mi boşaltıyor sorusuna cevap bulmak gerekiyor. AB'ye uyum çerçevesinde Türkiye'de askeriyenin rolü yeniden mi çiziliyor.

BAYKAL'IN REDDEDİŞİNİN SIRRI NE

Ünal Tanık: Baykal bu operasyonlar sürecinde bu işi yargı değil hükümet yapıyor. diyor ve tüm savunmalarını da bu tez üzerinden sürdürüyor bunu söyleyiş gerekçesi ise öncelikle kendisine yönelik eleştirileri savuşturuyor ikinci olarak da olayı küçümseme yoluna gidiyor. Bu operasyonu 5 savcı yürütüyor. Bu savcılar ellerindeki belgeleri değerlendiriyor netice mahkemeye sevkediliyor.

Mahkeme bu değerlendirmelerle ilgili verileri polis ya da askere sevkediyor. Gözaltına alınanlar ise 6 ayrı mahkemenin oluşturduğu yürüttüğü bir sorgulama ve yargılamayı hükümet yapıyor ifadesine dönüştürüyor. Bunu mantıklı açıklaması yok. Avukatlık yapmış bir kişinin bunları unutmasına imkan yok. Böyle bir süreç var ve Baykal bunu hükümete mal ediyor.

Yargı sürecinden geçenleri suçlu göstermek çok büyük bir yanlış. Yargılamanın nasıl yapılacağı nasıl sonuçlanacağını peşin belirtmek de çok büyük hatadır.

Hasan Öztürk: Devlet çok önemli noktaya geldi. Bu bir kavşaktı. Devlet o kavşakta kararını verdi ve ondan sonrada operasyonlar için düğmeye basıldı. Bu dava için de özel yetkilerle donatılmış mahkemeler kuruldu.

SONRASINDA FARKLI BAĞLANTILAR ÇIKABİLİR

Ünal Tanık: Bu süreç bir süre sonra hükümeti de rahatsız edecek. Bu tıpkı bir salkım gibidir. Salkımlar birbirinden farksız gibi durur ancak salkımları birbirine bağlayan bir gövde vardır. Daha sonra bu operasyonlar bir şekilde farklı bir kökene de ulaşabilir. Aslında Ergenekon neleri örtüyor o konuya da bakmamız gerekiyor.

Hasan Öztürk: Türkiye ve Dünya Gazze'yi konuşurken bir anda son operasyon gerçekleşti. Gündem tamamen içeriye döndü. Türkiye'nin Gazze için yaptığı çabalar bazılarına göre istediği şekilde sonuçlanmayınca yeni operasyonlar başladı diye iddiada bulunanlar oldu.

Ünal Tanık: Nazım Hikmet'in Türk vatandaşlığına getirilişi gündemdeki bir başka konu. Ben Rusya'ya gittiğimde onun mezarında dua ettim. Aslında Nazım Hikmet'in Atatürk ile ilgili şiirlerini okuyanların onu sevmelerine imkan yok. Çünkü çok farklı ifadeleri var. Ancak Nazım Hikmet tam bir ülke aşığı bir kişidir. Nazım Hikmet'le ilgili alınan karar ise çok yerinde bir uygulamadır. Ancak Başbakan Erdoğan son atılan adımlarla özellikle Nazım Hikmet ve Alevilerle ilgili açıklımları MHP tabanı için hiç de hoş olmayan adımlardır. Ben bunların seçim yatırımı olarak yapıldığını sanmıyorum. seçim yatırımı olsa bugün yapılmazdı. Bunlar Türkiye'nin önünün açılmasının adımları olarak algılıyorum.

Hasan Öztürk: Ergenekon operasyonuna dönersek 11. dalga konuşuluyor. Önümüzdeki dönemde yapılacak operasyonda medya ve siyasilerden gözaltılar olacağı belirtiliyor. Ancak son günlerde Sincan Yenikent'teki gömüler ve oradan çıkan silahlar. Yarbay Dönmez'in yine askere gidip teslim olması başlı başına tartışma konusu. Gömülerin yapıldığı alan Özel Harekat'ın eğitim yaptığı bir alan. Orada bir yahudi mezarlığı yanındaki metruk binada yapılan kazılarda bir sürü mühimmat ortaya çıktı.

Ertuğrul Özkök'ten aynı günde çıkan iki yazısı

Ünal Tanık: Ankara'daki kazılar öncesinde Hürriyet Genel Yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök ve Ankara temsilcisi Enis Berberoğlu, Ankara'daki kazı öncesinde gazeteye farklı yazı vermişlerdi. Ancak Ankara'daki kazıdan sonra yazılarını değiştirmek zorunda kaldılar. Ertuğrul Özkök kazı öncesinde taşra baskıları için 'Gammazlama zamanı' diye bir yazı yazdı Yenikent'teki kazı sonrasında çıkan gömüler üzerine bu kez aynı gün 'Fasa Fiso' mu dediniz' başlıklı yazı yazdı. Yazılar da tamamen birbirinden farklı.

Aynı durum Hürriyet'in Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu da bir günde iki yazı yazdı. Berberoğlu ilk yazısına 'İntikam Hukuku' adını verirken Yarbay'ın evinden çıkan krokilerle yapılan kazıdan silahlar çıktığı gece vaktinde yazısını değiştirdi ve başlığı bu kez 'Açık Darbe mi kapalı darbe' mi başlığı ile verdi. İşte Türkiye'nin en büyük medyasının bir günde geldiği durum...

ERGENEKON'UN MEDYA-SİYASET VE SERMAYE AYAĞI

Hasan Öztürk: Belli bir medya Ergenekon'u Susurluk'a dönüştürme çabası vardı. Ancak Yarbay Dönmez'in gömülerinin çıkması ile tamamen sürklase oldular. Türkiye Gladyo'dakine benzer bir süreci yaşar mı.

Ünal Tanık: Asker cenahında çok önemli isimler gündeme geldi. Susurluk Komisyonu'na Veli Küçük ifade vermeye gitmez iken bugün tutuklu yargılanıyor. Bugün Orgeneral statüsünde 4 isim var. Asker cenahında önemli gelişme var Asker kendi içinde temizliği yaptı ve devam ediyor. İş dünyasında henüz böyle bir takip yok. Hiçbir hareket sermayesiz olmaz. Türkiye'yi bambaşka bir kulvara götürecek bir girişim sermayesiz bir şekilde bir yere gitmesi mümkün değil. Bu işin iş dünyası tarafı var. Bir başka da siyaset tarafı var. Bir başka da medya ayağı var. Bu kadar etkin bir yapının kamuoyuna anlatılması ve planlanan çerçevede yürütülmesi için medyanın olması gerekir. Bu işte bugüne kadar sadece Tercüman Genel Yayın Yönetmeni gözaltına alındı. Sadece bununla mümkün değil. Yeni bir dalga yapılmadığı sürece operasyon süreci istenilen noktaya gitmemiş olur. Siyaset-medya-sermaye ve teşkilat bunlardan üç ayakta henüz yeterli gündeme gelmiş değil.

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*