Erhan Çelik: Zehirlenerek bölünüyor memleket...

Erhan Çelik: Zehirlenerek bölünüyor memleket....10793
  • Giriş : 08.07.2008 / 08:39:00

Yatar gül harmanı gibi. Canımın dermanı gibi. Her yanında çiçek açmış. Binboğa ormanı gibi diye başlıyor türkü ama...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gerisi gelmiyor. Mümkün değil çünkü; vurmak nefesi nefese. Bu boğucu memleket havasında...

Zor, nefes almak. Nefes vermek imkansız. Aylardır böyle...

Soluk bir yüz yansıyor yukarıdan bakınca...

Bir yanı mavi, bir yanı yeşil memleket değil oradan görünen...

Mavi yeşile, yeşil maviye girmiş; soluk bir sarı kaplamış memleketin benzini...
İşte böyle bir ortamda ben... 32 yaşında olan ben... 58 yıl evvelinden bir darbeye...

40 yıl önceki bir gençlik hareketine... 12 Eylül'e giden kanlı yola tanık oluyorum; o günleri yaşamadan.

Öfke şırınga ediyor; kardeşini katletmeye hazır zihinlere...

Yaratığı ayrımcılık girdabında savuruyor insanları; memleketi tam ortasından böldüğü iki farklı kutba...

Sahi siz, nerede yaşıyorsunuz şimdi? Anayasa Mahkemesi civarında mı?..

Yoksa Beşiktaş Adliyesi'nde mi? Başınız açık mı? Öyle ise 'kapatma' mahallindesiniz! Yok değilse...

'Ergenekon caddesi' paralelinde olmalısınız! Başka yaşam alanı kalmadı ki memlekette! Zamansız bir ölümün gösterdiği budur bana...

TFF Başkanı Hasan Doğan yaşıyor olsaydı...

Yarın bizim fasıl ekibiyle birlikte Mihrabat Korusu'nda aynı şarkılara eşlik ediyor olacaktık. Ama olmadı. Yeni başlayan fasıl arkadaşlığımız kısa sürdü. Üzgünüm... Sadece o ve geride bıraktıkları için değil; hepimiz için...

Çünkü bu beklenmedik ölümün ardından hafta sonu yaşadığım bir olay bambaşka bir acı yaşattı bana. Vefat haberinin duyulduğu ilk anda Bebek'te bir restoranda, Hasan Doğan'ın ölümüne sırf eşi başörtülü olduğu gerekçesiyle üzülmeyen insanların var olduğunu gördüm.

Milli maçlarda gol sevincini kendisine sarılarak paylaştığı karısının başörtüsü, kimi beyni örtülülerin kalplerini taş yapmış meğerse. Görüyor musunuz; bu utanç verici düşünceyi üreten toplumsal bölünmüşlük hangi boyutlarda? İnsanlar, farklı düşüncelere, farklı yaşam biçimlerine ne kadar tahammülsüz; anlıyor musunuz? Artık böyle bir ülkede yaşıyoruz; biline!

Nazım'ın dediği gibi... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür... Ve bir orman gibi kardeşçesine ama... Ne tuhaf değil mi? Bu hasret hâla bizim!

BUGÜN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*