Erhan Tuncel'den mahkemeye 3 sayfalık dilekçe

Erhan Tuncel'den mahkemeye 3 sayfalık dilekçe.13030
  • Giriş : 06.07.2007 / 19:03:00
  • Güncelleme : 06.07.2007 / 19:09:44

Erhan Tuncel, davanın görüldüğü İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne 3 sayfalık dilekçe gönderdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesini azmettirdiği suçlamasıyla tutuklu yargılanan Erhan Tuncel, davanın görüldüğü İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne 3 sayfalık dilekçe gönderdi.

Tuncel, devlete hizmet ettiğini, cinayetle de bağlantısının bulunmadığını öne sürdü.
Gönderdiği dilekçesinde, davanın sanığı değil, mağduru olduğunu öne süren Tuncel, devlete hizmet ettiğini anlatarak şöyle devam etti:“Grup ile ilişkim irtibatta olduğum kamu görevlilerinin telkinleri ve yönlendirmeleriyle olmuştur. Cezaevinden çıktıktan sonra Yasin'e ve arkadaş çevresine yoğunlaşmam talep edilmiştir. Son zamanlarda ise yoğunlaşmam konusunda talep olmadığından bağım doğal olarak kopmuştur. Gruptakilerle (ev arkadaşlarım hariç) isitihbari faliyetler sonucu tanışmış, ilişkimi sürdürmüşümdür. Can güvenliğimi tehlikeye atmışımdır. Bunu karşılığında ücret almışımdır.”

‘Grup’ olarak nitelendirdiği davanın diğer sanıklarıyla ideolojik bir bağı bulunmadığını iddia eden Tuncel, şunları anlattı:“Ev arkadaşlarım devamlı olarak bu insanlarla muhattap olduğuma şaşmışlardır. Şahsımı kınamışlardır. Haber elemanı olarak deşifre edilmemden sonra bu davanın zanlılarının yaptığı suçlamalar Yüce Türk adaletinin karşısında yargılanmaları nedeniyle kin, öfke, nefret güdüsüyle, şahsımı mağdur etmek amacıyla söylenmiş yalan beyanlardır. Çünkü bu kişiler olayları kamu vicdanı, hukukun bakış açısıyla değil, suçlu pencesresinden değerlendirmektedir. Ev arkadaşlarım ise saf, temiz, bir canlıyı bile incitmeyen, sevdiğim arkadaşlarımdır. Ancak panik, korku ve kendini koruma iç güdüsüyle verdiği ifadeler, içersinde bulunduğu linç psikolojisiyle gerçek olmayan beyanlardan ibarettir.”
Haber elemanı olarak çalışmaya nasıl başladığını anlatan Tuncel şunları söyledi:
“Olaylar saygı duyduğum bir öğretim görevlisinin bir konu hakkında emniyet mensuplarına bilgi vermek amacıyla rica edip yönlendirmesiyle, daha sonra konu hakkında yardım etmeye çalıştığım kişilerin, birim içiersinde görev almam ve aldığım görevi amirlerimin direktifleriyle ülkemize hizmet etmemden ibarettir. Tüm duyduklarımı zamanında doğru bir şekilde ilgili birimlere haber verdim. Defalarca bu konuyu ihbar ettim. Konunun deşifre edilmesi için talepte bulundum. Ayrıca bu iş benim yaptığım şekilde yapılır. Doğru bilgiyi alabilmek grubun güveninin kazanabilmesi için rakiple aynı kulvardaymışım gibi görünebilirim. Yapmış olduğum isitihbari faliyetler sonucu failler rekor bir sürede yakalanmıştır. Gruba hiçbir olumlu katkım olmamıştır. Bütün gayretlerim ve olayın olmaması için çabalarıma rağmen olay vuku bulmuştur. Vicdani olarak müsterihim. Aleyhime olan uyudurma beyanları kabul etmiyorum.”

Emniyet'in istekleri doğrultusunda çalıştığının altını çizen Tuncel, dilekçesini şu cümlelerle noktaladı:
“Yaptığım görevin gizli kalması gerekirken, topluma suçlu gibi teşhir edilmem, üniversite istikbalimin riske edilmesi, bir takım çevreler ve medya kuruluşlarının bir kısmının sadece reyting uğruna tefrikalar oluşturmak suretiyle , "büyük abi" gibi kavramlar geliştirip şahsımı kobay olarak göstermeleri ve Tükiye Cumhuriyetimizin güzide kurumlarını hedef olarak kamu vicdanı nezdinde zan altına sokmak istemelerinin hangi hukukla bağı olabilir. Daha fazla mağdur edilmemin yüce mahkemeden önlenmesini ve tahliyemi talep ederim.”

UZUNDAL DA SORUŞTURMAYI YÜRÜTEN SAVCIYA MEKTUP GÖNDERDİ

Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davada yargılanan Tuncay Uzundal, soruşturmayı yürüten savcısına gönderdiği mektupta Erhan Tuncel'i ajan yapan kişinin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı olduğunu öne sürdü.

‘Terör örgütüne üye olmak’ suçundan yargılanan Tuncay Uzundal'ın da soruşturma savcısına mektup yolladığı anlaşıldı. Cinayetin azmettiricisi olduğu öne sürülen Erhan Tuncel'in ev arkadaşı Tuncay Uzundal, Hrant Dink'in öldüğünü Trabzon'da öğrendiğini ve polislerin kendisine, “Devlet Dink’in kalemini kırdı” dediğini öne sürdü. Dink cinayetinin ilk kez Zigana dağlarında Erhan tarafından polislere söylediğini anlatan Uzundal, “Erhan bana ‘Beni bu gün Zigana'ya götürdüler. Ellerimi gözlerimi bağladılar. Ben onlara Yasin için kesinleşen 4 yıl cezayı almayacağını ve Dink’in vurulacağını söyledim. Dink vurulacak, vurulacak diye bağırdım’ dedi. Bunu duyduğumda, bana emniyet olaylarını anlatmamasını söyledim. O ise benim artık bunu bildiğimi ve birisine söylersem başımın belaya gireceğini söyleyerek, tehdit etti. Dink yazısını da ajandama o zaman yazdı” deyi konuştu.

Erhan Tuncel ile birlikte Ankara'ya gitmeyi planladıklarını anlatan Uzundal, “Erhan’ın orada çevresi vardı. Onun amacı politikaydı. Ayrıca Erhan’ın kız arkadaşının babası çok zengin olduğu için Erhan ondan büyük miktarda para koparmayı düşünüyordu” dedi.

Erhan Tuncel’in üniversite harç parasını polisin karşıladığını ileri süren Uzundal, Yasin Hayal'e Tuncel'in ajan olduğunu da kendisinin söylediğini ifade etti. Uzundal şunları analttı:
“Mermi olayından sonra Yasin’e Erhan’ın ajan olduğunu söyledim. Cinayetin olmaması için Yasin’i uyardım. Daha sonra Yasin, Dink konusunu açınca baktım cinayet harbi olacak, Yasin’e Erhan’ın hiç namaz kılmadığını söyledim. Onu Erhan’a karşı tetikledim. İlerleyen günlerde Yasin 3 adamla eve geldi. Erhanla konuştu. Birinin Erhan’ı indirmesini bekliyordum. Bu sırada duşa girdim, çıktığımda Yasin gitmişti, Erhan da sağlamdı.”

Bir gün ‘Nuri’ adlı lokantada patronun oğlunun kendisine “Geçen gün Yasin 17 yaşında bir çocukla geldi. Seni sordu Yasin'i nerden tanıyorsun” diye sorduğunu anlatan Uzundal, “Ona zarf atarak, ‘Yasin emniyete çalışıyor’ dedim. Ertesi gün işyerinde benim başıma emniyet bir polis memuru dikti. Her yerden beni markaja aldılar. Ogün’e bayrak vererek kendimi Yasin’den korudum. Ona bayrak verdiğimi Erhan’a demedim. Yasin gitti söyledi. Erhan ve Yasin hala işbirliği yapıyordu. Bütün bunlar olurken benim yaşamak zorunda olduğum bir hayat, bitirmek zorunda olduğum okul vardı. Mahalle ayaklanmış kafiri vurmaya gidiyoruz diyordu. Jandarmaya sığınacaktım. Onlar da bu işin içinde olabilir diye korktum. Dink vuruluncaya kadar Erhan’dan hep korktum” diye beyanlarda bulundu.

Erhan Tuncel’i ajan yapan kişinin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı olduğunu bildiğini öne süren Tuncay Uzundal, “Erhan’ın hareket ve yetki alanı çoktu. Erhan’ın günahı benimkinden azmış, o kazandı, Dink vuruldu. Erhan arkasındaki güçle benimle savaştı. Ne kadar çok devlet düşmanı olduğunu gözlerimle gördüm. Şimdilik hayattayım” dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious