Erhan Tuncel'den şok itiraflar

Erhan Tuncel'den şok itiraflar.11757
  • Giriş : 26.01.2009 / 23:45:00

Dink duruşmasında suskunluğunu bozan Erhan Tuncel, Yasin Hayal ile ilgili ilginç bilgiler vermeye devam etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin duruşmada suskunluğunu bozan Erhan Tuncel, "Yasin Hayal'in cezaevine girmeden önce Dink'i öldürmek gibi bir niyeti yoktu. Ancak cezaevinden çıktıktan sonra Dink'i öldüreceğini söyledi. Ben de bunu Mehmet Ayhan ile Muhittin Zenit'e bildirdim. Geldiler, görüştük. 'Bu kim' dediler. Ben de Ermeni bir gazeteci olduğunu söyledim" dedi.

Duruşmada söz alan Erhan Tuncel, "Daha önce hakkımdaki tüm iddiaları delillendireceğimi söylemiştim. İki yıldır herkesi dinledim. Şimdi savunma yağacağım. Papazın darp edilmesi olayında ben yokum. O dönemde Yasin Hayal'le tanışmıyordum. 2001-2002 yıllarında öğrenci yurdunda kalıyordum. Trabzon'da bir kilise olduğunu da Yasin Hayal'le tanıştıktan sonra öğrendim. Eğer birlikte suç işleseydik yurtta kaldığımı da bilirdi. Hiçbir ifademde de bu olaylar içinde yer aldığımı söylemedim" diye konuştu.

Muhittin Zenit'in haber elemanlığı teklifiyle çalışmaya başladığını söyleyen Tuncel, "Yasin Hayal'in cezaevine girmeden önce Dink'i öldürmek gibi bir niyeti yoktu. Ancak cezaevinden çıktıktan sonra Dink'i öldüreceğini söyledi. Ben de bunu Mehmet Ayhan ile Muhittin Zenit'e bildirdim. Geldiler görüştük. 'Bu kim' dediler. Ben de Ermeni bir gazeteci olduğunu söyledim. Ona bu kişinin düşünen bir insan olduğu için ondan zarar gelmeyeceğini ve ona bir şey yapmamasını söylememi istediler. Dink'i merak ettikleri için Metin Ahmet Yaşar adlı bir kişinin IP'sinden google'da arama yaparak resimleri buldum ve gösterdim" dedi.

Polisler Ercan Demir, Özkan Mumcu ve Mehmet Ayhan'ın değişik zamanlarda Muhittin Zenit ile bir araya geldiklerini öne süren Tuncel, "Gelirlerdi, konuşurduk. Benden cinayetin azmettiricisini ve İstanbul'a gideceği zaman nerede kalacağını sormamı istediler. Ben de Yasin Hayal'in cezaevinde bulunduğu sırada Hizbullah ve İBDA/C sanıklarıyla tanıştığını, cezaevinde onların Hayal'in aklına bu fikri sokmuş olabileceğini söyledim. Yasin Hayal'le 3 kez konuştum ve cinayetin kendisine ve ailesine zarar vereceğini söyledim. Yaklaşık 3 ay boyunca bu konuyu benimle konuşmadı. Ben de sormadım. 17 Nisan 2007 tarihinde beni arayarak 6 yıl ceza aldığını ve moralinin bozuk olduğunu söyledi. Yanına gittim. Kızgındı. 6 yıl yatacağıma onu vurup 40 yıl yatacağını söyledi. Bunu yine Muhittin Zenit'e bildirdim. Muhittin Zenit de bana 'Bu işe engel ol. Eğer olmazsan sen de gidersin' dedi. Bu durumdan bunaldım ve işten ayrılmak istedim. Durum Ercan amire söylenmiş. Ercan amir beni arabayla alarak evime kadar götürdü. Yolda bana 'Artık yapamayacağını söyledin. Hrant Dink'e bir şey olursa seni gömerim. Yoksa kafanda tasarladığın şeyleri Yasin Hayal'e mi mal ediyorsun?' diyerek tehdit etti. Ben de bağımı koparmalarını istedim. Bunun üzerine Muhittin Zenit adım adım beni takip etti" ifadelerini kaydetti. Tuncel şöyle devam etti:

"Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin hukuk müşavirliğinde çalışıyordum. O gün işten çıkarıldım. Aynı gün kapıma gelirken Muhittin Zenit ile Mehmet Ayhan vardı. İşten çıkarılmamla ilgileri olmadığını söylediler. Müdürün benimle görüşmek istediğini söylediler. Emniyete gittik. Özgür Bey geldi ve elinde neskafe vardı. Ben o arada roman yazıyordum. Biraz ondan söz ettik. Daha sonra Dink konusuna geldik. Ben de kendilerine Zeynel diye bir çocuğu ayarladıklarını söyledim. Yeniden Yasin Hayal'le konuşmamı istediler, ben de 'biraz da siz konuşun' dedim. Son görüşmemizde Ercan Demir amir vardı. 'Tamam sıkılmış olabilirsin. Git ama Yasin'le fazla muhatap olma' dedi.
Olaydan 20-25 gün önce MSN'de görüştük. 'Bir şey varsa söyle, yoksa seni yakarlar' dedi. Bunu cezaevinde öğrendim. Oysaki Muhittin Zenit daha önce 'Sen yakılacak adam değilsin' demişti. 19 Ocak'ta maillerime (postalarıma) bakmak için kafeye gittim. Ogün Samast ve Muhittin Zenit online (bağlı) idi.

Bende şu kanaat oluştu; cinayet işleyen adamın internette ne işi var. Kürşat kod adlı polis beni aradı. Latife yapıyor sandım. Fotokopi çekmek için üniversitenin dışına çıkıyordum. Muhittin Zenit aradı. 'Galiba bunlar yapmış' dedi. Ben de 'Onlar yapmamış olmalı' dedim. İnternet kafeye girdim. Zeynel oradaydı. Aralarında daha iyi tanıdığım Ersin'e Yasin Hayal'le Ogün Samast'ı sordum. O da bilmediğini söyledi. Alt yapısı yıllar önce oluşturulmuş bir tertip sonucu buraya getirildim. Daha sonra gece beni emniyete aldılar. Orada Mehmet Ayhan bana 'Bu işin beyni sensin. Hrant'a bir şey olmayacaktı. Seni gömerim demiştim' dedi. Bu arada Kürşat kod adlı memur içeri girdi. Ben 'Size dememiş miydim?' dedim. Bana dedikleri 'Olayı bildirseydin başına bir şey gelmezdi.' Sonra bana evime gitmemi söylediler. Ancak ben bildirmiştim. Yahya Öztürk geldi. Ardından da neskafe geldi. Bu uygulama sadece istihbaratta var. Bu neskafe önemli, daha sonra açıklayacağım."

Erhan Tuncel, Dink cinayetine ilişkin Yasin Hayal ile 2007 yılının ocak ayında üçüncü kez görüştüğünü ve cinayetten vazgeçmesini söylediğini iddia ederek, " 'Bunu da yapayım, ondan sonra işime gücüme bakacağım. Kurşunları da sen bul' dedi. Bunu istihbarat şubeye mesaj çekerek bildirdim. Önemli bir konu dedim. Ankesörlü telefondan da 7-8 kez aradım, ancak ulaşamadım. Yasin'e olaydan 5 gün önce gitmeden bana uğramasını ve kendisine kart vereceğimi söyledim. Yasin Hayal benim azmettirici olduğunu söylüyor.

Eğer azmettiriciysem neden Ogün'ün yola çıktığını bana söylemedin" dedi.

Bunun üzerine söz alan Yasin Hayal, "Ogün İstanbul'a inince Erhan'a haber verdim. Olay olduğu esnada Erhan'ın evine geldim. Durum değerlendirmesi yaptık. Daha sonra sim kartını değiştirdi. Birilerine dinletecekmiş. Olayı bana yıkmaya çalıştı. Beni konuşturmaya başladı. Şaşırdım. Maksadını sonradan çözdüm" şeklinde konuştu.

İfadesine kaldığı yerden devam eden Tuncel, polis Memuru Mehmet Ayhan ile Hrant Dink'e yönelik saldırı planına ilişkin telefon görüşmeleri olduğunu ancak bunun dava dosyasında yer almadığını iddia ederek, "Gözümün gördüğü bir şey yok. vicdanım rahat. Duyduklarımı anlattım. Ben kendimi yaktım. Beni uyutmuşlar. Aynı şartlar olsa bildirmezdim. Muhittin Zenit'in vicdanı rahat olsun. O doğruyu söyledi. Hrant Dink 1 yıl fazla yaşadıysa Zenit'in yönlendirmesi ve bizim çabamızla oldu. Sizin de kahramanınız oldu.

Lütfen yanlış anlamayın biz mağdur oluyoruz" şeklinde konuşunca Dink'in kardeşi Orhan Dink, "Ben senin yerine yatayım, ağabeyimi ver bana" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*