Erkan Mumcu Yargıtay bildirisine destek verdi

Erkan Mumcu Yargıtay bildirisine destek verdi.7961
  • Giriş : 22.05.2008 / 23:53:00
  • Güncelleme : 22.05.2008 / 23:50:58

Anavatan Partisi lideri Erkan Mumcu Yargıtay bildirisine destek verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun, Yeni Anayasa çalışmaları, kapatma davası ve yargıya yönelik müdahaleler konusunda hükümete yönelik eleştiriler içeren bildirisinin ardından, Yargıtay’la hükümet arasındaki restleşmeye, siyasi partiler, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarından farklı tepkiler geliyor.

Yargıtay Başkanvekili Osman Şirin, bu sabah Yargıtay’a gelişinde gazetecilerin, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in yaptığı açıklamayı hatırlatması ve Yargıtay tarafından bir açıklama yapılıp yapılmayacağını sorması üzerine şunları söyledi:

“Toplum önce bir değerlendirsin. Sağlıklı bir biçimde değerlendirme yapılsın. Gerektiğinde yapılır. Biz yargıçlarız. Bildirilere ayak üstü cevap vermeyiz. Ayak üstü verilen cevaplara da ayak üstü karşılık vermeyiz."

MUMCU, YARGITAY BİLDİRİSİNİ HAKLI BULDU

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bildirisinin kaygı duydukları olayların gerçekleşmekte olduğunun göstergesi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yanlış kurgulanmış sistemden beslenen bir kaosa doğru sürüklendiği görüşünü savunan Mumcu, iyice görünür hale gelen kutuplaşmanın anlamsız ve kısır bir tartışmanın ürünü olduğunu kaydetti. Mumcu, “Yargı, topyekün yargı kurumlarına yönelen baskı ve eleştirileri bu bildiri ile kınamakta haklıdır. Fakat hakimler bildirileriyle değil, kararlarıyla konuşurlarö dedi. Mumcu şunları kaydetti:

“Kapatma davasıyla ne milli irade hiçe sayılmıştır ne de kapatma kararı ile yargı bağımsızlığı tahakkuk edilmiş olacaktır. Pek çok örneğinde görüldüğü gibi kapatılan partilerin yerine yenisi kurulur ve milli irade adresini bulur. Eğer buna milli irade denilebilecekse. Diğer yandan; bir partinin kapatılmasıyla laiklik ve hukuk devleti güvence altına alınacaksa, demokrasi yücelecekse o zaman bunu sık sık yapalım. Bu güne kadar yapılanlar bu sonuçları doğurmadığına göre; olagelen tartışmalar kısırdır, bu yol ve yöntemlerden bir şeyin doğmayacağı da açıktır."

Sorunun anayasanın öngördüğü sistemde olduğunu dile getiren Mumcu, şu ifadelere yer verdi:

“Yürütmenin yargı üzerinde böylesine yetkilerinin olduğu bir ülkede hangi yargı bağımsızlığından söz edeceğiz? Oysa bu kısır tartışmalardan çıkışın yolu belli. Özgürlükleri güvence altına alan bir Anayasa. Dokunulmazlıkları sınırlandıran, yürütmenin yargı üzerindeki yetkilerini kaldıran ve yargı bağımsızlığını güvence altına alan bir Anayasa. Temsilde adaleti getiren, seçmeni, sistemi ve partileri kadro hegemonyasına teslim etmeyen bir Siyasi Partiler Kanunu. Bunları yapmaya yanaşmayanlar, bunları yapmaya cesareti olmayanlar; bunların yokluğunun yarattığı sancıyı çektikçe bağırıyorlar. Ortalığı yine4 ‘horoz döğüşünün’ heyecanı sarıyor. Kör döğüşünün tarafları; bir ortak aklın, düşünce yolunun ve çözümün var olduğunu göstermek istemiyorlar. Oysa sağduyulu, orta yolcu, demokratik bir üçüncü yol var."

HAK-İŞ BAŞKANI USLU: "TÜRK DEMOKRASİSİ AÇISINDAN TALİHSİZLİK"

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinin, Türk demokrasisi açısından talihsizlik olduğunu savunurken, bildirinin kendi içinde tutarsızlıklarla dolu olduğunu kaydetti. Bildirinin Yargıtay geleneğinde pek görülmeyen bir üslup taşıdığını ve tüm siyaset kurumlarına yönelik bir muhtıra tonunda olduğunu ifade eden Uslu şunları kaydetti:

“Demokratik olgunluk ve ilkelerle ne kadar uyumlu olduğu da tartışmalıdır. Toplum, ‘Anayasa Mahkemesi’nde bir dava devam ederken birden bire ne oldu da bildiri ihtiyacı hissedildi’ sorusunun cevabını aramaktadır. Yargının bağımsızlığı ilkesi ile ilgili toplumun bir sorunu da yoktur. Ama bu bildiriden sonra yargının tarafsızlığı daha çok tartışılacaktır. Yargının tabi ki haklı eleştirileri ve kaygıları olabilir. Bunların dile getirilmesi de doğaldır. Ancak daha makul yol ve üslup yerine gerilimi tırmandıran bir yaklaşım Türkiye’ye iyilik ve istikrar getirmez."

DEMOKRATİK HUKUK PLATFORMU: "BİLDİRİ SİYASAL NİTELİK TAŞIYOR"

Demokratik Hukuk Platformu tarafından yapılan açıklamada, Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinin hukuki olmaktan çok siyasal bir nitelik taşıdığı ve yargının siyasallaştığı yönündeki iddiaları haklı çıkarır nitelikte olduğu ifade edildi. Yargının, yürütmenin yandaşı olmaması kadar, karşıtı da olmaması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Siyasilerin yargıyı etkileme girişiminde bulunduğu öne sürülmesine karşılık bu bildiriyle, hem kısa bir süre sonra Anayasa Mahkemesi’nde karara bağlanacak olan başörtüsüyle ilgili Anayasa değişiklik davası, hem de parti kapatma davası etkilenmeye ve yönlendirilmeye çalışılmıştır. Başkalarını hukuk kurallarına uymaya çağıran yargı mensuplarının öncelikle kendilerinin hukuka uygun davranması gerekir. Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun daireler arasındaki iş bölümünü düzenlemek gibi teknik görevler dışında herhangi bir konuda açıklama yapmak veya bildiri yayınlamak gibi bir yetkisi yoktur."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious