Erkek böbreği daha çok taş yapıyor

Erkek böbreği daha çok taş yapıyor.12561
  • Giriş : 12.04.2008 / 23:14:00
  • Güncelleme : 12.04.2008 / 23:01:47

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Şamlı, en sık 20-40 yaşlarında görülen böbreklerdeki taşların, bebeklik dönemleri de dahil olmak üzere her yaşta olabileceğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'de taş hastalığında genetik yatkınlığın önem taşıdığını söyleyen Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Şamlı, taş hastalığı oranının özellikle İç Anadolu, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüksek olduğunu belirtti. Yetişkinlerin yüzde 10-20'sinde hayatlarının bir döneminde taş hastalığı oluştuğunu anlatan Doç. Dr. Murat Şamlı, en sık 20-40 yaşlarında görülen taş hastalığının, bebeklik dönemleri de dahil olmak üzere her yaşta görülebileceğini dile getirdi.

Taş hastalığında erkekler 2-3 kat meyilli

Erkeklerde taş hastalığının kadınlara göre 2-3 kat daha fazla ortaya çıktığına değinen Doç. Dr. Şamlı, "Günümüzde taş tedavisi ESWL (Extracorporeal Shockwave Lithotripsy) sistemiyle vücut dışından şok dalgalarının uygulanmasıyla yapılıyor. Cihaz, enerji kaynağı, odaklama sistemi, görüntüleme sistemi ve şokun iletimini sağlayan sistemlerden oluşuyor. Şok dalga jeneratörü yüksek enerjili şok dalgası meydana getiriyor. Dalgalar şok iletim cihazı aracılığıyla hastanın vücuduna iletiliyor. Floroskopi adı verilen x-ışını cihazları veya ultrasonografik yöntemlerle böbrek içinde taşların yerleri tespit edilerek odaklanılıyor. İşlem genellikle 45 dakika ile 1 saat arasında sürüyor. ESWL tedavisi hastaneye yatmaksızın gerçekleştiriliyor. Anesteziye çocuk hastalar dışında nadiren gerek duyuluyor. İşlem sırasında hastanın hissettiği ağrılar şok dalgalarının ciltten geçerken neden olduğu hafif batmalardan ibarettir. Tedavi sonrasında tedavi bölgesinde hassasiyet ve morarma görülmesi normaldir. Ağrı için birkaç gün Ağrı kesiciler kullanılabilir" dedi.

Tedavide çıkabilecek engeller

İki santimetreden küçük böbrek taşları ve üreter taşları için yöntemin ideal olduğunu söyleyen Şamlı, "Taşların boyutu, böbrek içinde yerleşimleri gibi faktörler cerrahi yöntemlerin uygulanmasını zorunlu kılabiliyor. Kişinin tek böbrekli olması taş kırma için engel oluşturmuyor. Ancak idrar çıkışı, vücut ısısının kontrolü ve düşen parçaların sistemi tıkayıp tıkamadığının izlenmesi gerekiyor. Öte yandan idrar kanalına düşerek sistemi tıkayan taşlar için ESWL yöntemi, bu durumun çözülmesi için de işe yarıyor. Büyük, yoğun, tam tıkayıcı, görüntülenmesi zor olan ve beraberinde böbrek iltihabı bulunan taşlarda stent kullanılması gerekmektedir. ESWL tedavisi için en önemli engel akut idrar yolu enfeksiyonu, düzeltilmemiş kanama bozukluğu, gebelik, bakterinin kana karışması ve taşın çıkış yolunda tıkanıklık olması gibi durumlardır. 135 kilogramın üzerindeki kişilerde, odaklama problemleri sebebiyle taş üzerine yeterli şok dalgası oluşturmak güç olabiliyor. Ortopedik sorunlar veya omurga problemleri, atnalı böbrek gibi doğuştan gelen böbrek anomalileri, odaklama problemleri veya böbrekten idrar akımının sorunlu olması sebebiyle teknik güçlük yaşanabilir. Daha önceden var olan ve kontrol altına alınamayan hipertansiyon varlığında işlem sonrası böbrek etrafında kanama oluşabilir. Akciğer ve kalp problemleri bulunan kişiler uygun anestezi yöntemi ile işleme hazırlanabilir. Kalp pili bulunan hastalar için taş kırma tedavisi yasak olmamakla birlikte taş kırma tedavisi için uygun aday sayılmamaktadır" diye konuştu.

Günde 2 litre sıvı tüketilmeli

İşlem sonrası kontrol grafileri ve ultrasonografiyle taş kırıntılarının temizlenip temizlenmediği, tıkanma gelişip gelişmediğinin izlendiğini belirten Şamlı, işlemin başarılı olup olmadığının üçüncü ayda yapılan tetkiklerde sistemin taştan arınmış olması veya 4 milimetreden küçük taş parçalarının kalmasıyla ölçüldüğünü ifade etti. Günde 2 litre idrar oluşturacak kadar sıvı tüketilmesi, tuz, et ve et ürünleri tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Şamlı, "Kalsiyum tüketimi belli bir seviyede tutulmalıdır. Az veya fazla kalsiyum tüketimi taş oluşumunu artırmaktadır. Tek böbrekli hastalar, kronik ishal, obezite nedenli cerrahi geçirmiş hastalar, böbrek yetmezliği ve nefrokalsinozis adı verilen böbrek hastalığı olanlar ve taş hastalığı olan tüm çocuklara metabolik testler uygulanmalıdır. Bu incelemede 24 saatlik idrar biriktirilmekte, idrarda ve kanda bazı elektrolitler, ürik asit ve kalsiyum ölçümleri yapılmaktadır" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious